“Bayan, burada tek başınıza ne yapıyorsunuz? Burası çok tehlikeli olabilir!”
Sesin geldiği yöne baktım.
Sarı saçlarıyla ve zümrüt yeşili gözleriyle bana bakan bir genç gördüm. Yaşıtım gibi gözüküyordu.
“Ah, hiçbir şey yapmıyordum... Galiba kafamı çarptım ve hiçbir şey ndkdhatırlayamıyorum...” Diye ufak (!) Bir yalan uydurdum.
Çocuk ise bana baktı ve elimden tutarak “ Galiba hafızanızı kaybetmişsiniz. Sizi bir otele bırakmalıyım!” diye telaşla konuştu.
“Ne-” diye sorma fırsat vermeden elimden tutarak uçmaya başladı.
Kanatları test etme vaktim geldi.
★•★•★•★
Uzun bir süre uçtuktan sonra otele varmıştık.
“Merhaba Bay Akira. Bu hanımefendi için boş bir odayı hazırlayabilir misiniz?”
“Tabiiki efendim, siz nasıl isterseniz.” Dedi Bay Akira.
Yanlış düşünmüyorsam bu beyfendi bu otelin sahibi veya sahibinin yakını.
“Lütfen benimle gelin hanımefendi.” Diye bana seslendi Bay Akira. Yavaşça peşinden yürümeye başladım.
-Oda Kapısının Önünde-
“İşte burası hanımefendi, size iyi dinlenmeler.” Dedi Bay Akira.
“Teşekkür ederim, ama size ufak bir sorum olacak.” Dedim
“Söyleyin lütfen.”
“Bu sarı saçlı beyefendi buranın sahibi midir?”
Bay Akira biraz duraksadı.
“ O buranın sahibinin oğludur. Ama babası ve o iyilik yapmayı çok severler. Genellikle yardım ettikleri kişileri burada bir süre bedava konaklamalarını sağlarlar.” Dedi.
“Teşekkür ederim Bay Akira.”
“Benim için büyük bir zevk hanımefendi.”
★ Akşama doğru ★
Odadan yavaşça çıkmalı ve şehri gezmeliyim diye düşünüyorum. Acaba ilk kurbanımı bulabilir miyim?
Offf... Bu çok sıkıcı.
“Bir iş bulsam iyi olur.”
Evet! İşte dışarı çıkma bahanemi buldum! Biraz fazla basit ama iş görür.
Yavaşça odanın kapısını açtım ve koridorlarda baktım. Çok fazla çalışan ve misafir vardı.
“Kahretsin.”
Şimdi... Sadece tek bir yol kaldı :
Camdan atlamak...
Yavaşça kapıyı kapattım ve giysi dolabını açtım. Açıkçası burda çok fazla eşya yok. Sadece bol bir tişört ve bol bir pantolon lazım.
♪ Bir Süre Sonra♪
Sonunda beyaz bir oversize tişört ve gri bir kargo pantolon buldum. Hızlıca giyinmeliyim, çünkü saat akşam bire gelmek üzere. Otelin kapıları çoktan kilitlendi çünkü.
Ben size birşey demeyi unuttum, burdaki zaman Şeytanlar Dünya’sında farklı oluyor.
Yani burda saat 01:30 ise Şeytanlar Dünyasında 00:30 oluyor.
İnsanlar Dünyası’yla Melekler Dünyası’nın zamanları arasında neredeyse 0,1 saniye var.
Neyse.
Şimdi sıra camdan atlarken gözükmemekte. Odaya ilk geldiğimde etrafı incelemiştim. Benim odamın camının etrafında kamera veya bir ışık yok, sadece orman var.
Kaçmak için harika bir ortam.
Son olarak yüzüme maskemi taktım ve hazırım.
Aslında odada para varmı diye bi kontrol etsem iyi olur.
× Biraz Arandıktan Sonra ×
Bayağı şanslı olmalıyım.
Yaklaşık 2840 Melek Altını ve 3 değerli kolye buldum.
Şimdi bunları kereme sokacam acaba???
Galiba kolyeleri taksam bir sorun olmaz. Paraları galiba pantolonun cebine
koyabilirim.
Hadi o zaman macera başlasın!