İçeriğe geç

SUİKAST

Bölüm 1 · 2 dk okuma

SUİKAST

Bölüm 1

İlk cinayet

Ben Martha.

1995 yılında dünyaya geldim.

Hayatım güzel gidiyordu ta ki 2005 yılına kadar.

"Marthanın senden olmaması benim suçum değil! Sarhoştum. Kim olduğunu bile hatırlamıyorum!"

Annem ve babam kavga ederken sessizce onları dinliyordum. O an 10 yıldır baba dediğim o kişinin biyolojik babam olmadığını öğrendim.

"Demek hatırlamıyorsun ha? Yani okadar orospuydun!"

Babamın bu sözünü duyan annem tüm gücüyle babama tokat attı. Tokatı yiyen babam öfkeden deliye dönmüştü. Annemi tekmelerle, yumruklarla öldüresiye dövmeye başlamıştı. Annemin acı dolu çığlıkları kulaklarımda çınlıyordu.

Annem babamı aldatmıştı. Babam anneme öldüresiye şiddet uygulamıştı. Bunlar ikisinden de tamamen nefret etmeme yeterli olmuştu. İkiside boş insanlardı. Bence yaşamalarına gerek yoktu.

Odama çekildim ve plan yapmaya başladım. Bu gece ikisinide öldürecektim ama nasıl?

*3 gün sonra*

"Anlat bakalım ev nasıl alev aldı? Tek kurtulan sensin. Birşeyler görmüş olmalısın." Dedi polis ifademi alırken.

"Burnuma gelen yanık kokusuyla uyandım. Gözümü açtığımda heryer alev içindeydi. Nefes dahi alınmıyordu. O an canla başla dışarı çıkmaya çalıştım. Benim odam üst katta, aşağı inerken merdivenden düştüm ve kolum kırıldı. Zar zor da olsa kendimi evden dışarı atabildim ancak ailemi kurtaramadım."

Herşey yalandı. Yangını ben çıkardım. Kolumu kendim kırdım. Onları ben öldürdüm. Herşey yalandı ama o an ağlamaya başladım. Sanki anlattıklarımın hepsini gerçekten yaşamış gibi ağlamaya başladım.

İfademi alan polis ben ağlarken bana bir bardak su uzattı. Teşekkür ettim ve suyu bir dikişte bitirdim. Polisin yüzünden de belli oluyordu ki hikayeme inanmıştı.

O an bi yeteneğimin farkına vardım. Bu manipüle yeteneğim işime çok yarayacaktı. Ayrıca arkamda ipucu dahi bırakmamıştım. Beni bulamayacaklardı.

İfade odasından çıktıktan sonra bir yetimhaneye götürüldüm ve orada yaşamaya başladım. Ve 8 yıl boyunca, yani 18 yaşıma basana kadar yetimhanede kaldım. Bu süre zarfında diğer her çocuk gibi okula da gittim.

Okul hayatımda pek sevildiğim söylenemezdi. Genelde dışlanan kişi hep ben olurdum. Sessiz, sakin ve yanlız başıma otururdum sınıfta hep. Herkes benden uzak dururdu. Kimisi korkar, kimisi sevmezdi beni, biri hariç.

Aynı sınıfta değildik ancak kütüphanede tanışmıştık o kızla. Adı Esther. Hakkımda dolaşan onlarca dedikoduya rağmen benimle arkadaş olan tek kişiydi Esther. Hep onunla takılırdım okul boyunca. Babasıyla arası pek iyi değil. Annesi onu doğurduktan hemen sonra ölmüş. Annesi ölünce de eşi bunalıma girip kumara ve alkole bağlanmış.

Yangından Esther'a bahsetmedim. Hakkımdaki gerçeği bilmemeli. Ailesini canice katleden bir katil olduğum gerçeğini..

"Söylesene Martha, çocukluğundan bana hiç bahsetmedin."

"Normal bir çocukluktu işte." Diyerek kısaca yanıtladım.

"Peki ailen? Beni onlarla hiç tanıştırmadın."

Sessizce bir süre zümrüt gözlerine baktım. Düşündüm..

"Onlar artık yok. Öldüler."

Cevabımı duyan Esther resmen şok olmuştu.

"Ben özür dilerim Martha. Bilmiyordum. Peki neden öldüler? Kaza falan mı?"

Bir süre verebileceğim bir cevap düşündüm

"Evet bir kazaydı nedenini bende bilmiyorum. Orada yoktum ve bana neler olduğu söylenmiyor. Sanırım üzülmemem için"

Evet yine yaptım. Yine yalan söyledim. Tabiki de ona gerçeği söyleyemezdim.

"Üzgünüm." Deyip sarıldı bana Esther.

O an ilk kez b

u kirli, acımasız kişiliğime rağmen sevildiğimi hissettim..

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.