Doğrusu şu ki; eğer gerçek bir dedektif olduğunuza inanıyorsanız sizin çalışma saatlerinizde ne gece vardır, ne gündüz.
Yine elimde kahvem, aklımda çözümsüz sorular ve önümde bir dağ oluşturmuş kitaplarımla oturuyordum. Aklıma şu geldi; insanlar bu tür bir zamanda arkadaşlarıya oturur, cansız varlıklar veya soyut düşüncelerle değil. Sonradan aklıma şu geldi; benim hiç arkadaşım yok, sadece tanıdığımı düşündüğüm insanlar var. Saat bir olduğundan artık yatmam gerektiğini düşünürken yine telefonun çalmasıya düşüncelerimden kurtuldum. Arayan yine Alya... Yine bir cinayet işlenmiş.... Yine bana uyku yok diye düşündüm. Ancak düşüncem yersizdi, zira bir yere çağırıyorsam oraya gitmenin en iyi seçenek olduğunu düşündüğümden istemsiz bir şekilde yerimden kalktım, üstümü değiştirdim, arabama atlayıp Alya' nın bana söylediği adrese doğru sürdüm arabamı... Dikkatlice cesedi inceledim. Yine cesedin yanında bir not olduğunu gördüm. Notta şunlar yazıyordu;
Cinayeti işleme sebebim: sınıfın en gıcık kızı benim notlarımı isteyemez, benim arkadaşlarımı bana karşı dolduramaz.
Beni arayan dedektife: senden çok uzakta değilim... Belki en yakın arkadaşın bir katildir. Belki yakın bir çalışma arkadaşın, benimdir...
......kanlı intikamım 2.........
Kendim hakkında yazılı olanları okuyunca şaşırdım. Çünkü benim ne yakın arkadaşım vardı, ne çok yakın bir çalışma arkadaşım. Ama şunu fark ettim:katilimiz çok dikkatli biri. Ama kimse şunu unutmamalı; kusursuz cinayet yoktur...