Mikbok kendisiyle annesinide getirmişti. O da geldi heh tam oldu. Neyse Mikbokun annesi benim annemle konuşuyordu. Ben gittiğimde Mikbok beni gördü. Yine kendi hallerine girdi.
Mikbok: "SENDE Mİ BURADAYDIN?"
SUBİN: yok ben ninemlerdeydim bu benim ruhum. Tanışmak ister misin?
Tam bir bok torbası yaa
Annem bizim için meyve falan getirdi. Ben 1-2 tane yedim. Odama gitmek istedi.
Mikbok: Hmm... Görüşmeyeli ne kadar zaman oldu
Subin: Görüşmesekde olurdu
Mikbok: Bencede. Senin suratını görmek istemiyorum ztn
Subin: Ah ben senin için ölüyordum.
Mikbok: neyse ben biraz odanda gezicem
Subin: Pardon kim izin verdi sana?
Giremezsin!
( Suga! Annem Sugayı odama koymuştu. Ah girerse çok kötü olaylar olur)
Subin: Bak Mikbok ay Mikasa sana insan gibi söylüyorum. Odam benim benden izinsiz giremezsin!
Mikbok: Allah Allah yemiyoruz alt tarafı bakıcam ve çıkacağım.
Kapıyı açar vee 🤦🏻♀️ Sugayı görür. Sugada benmişim gibi görüp oyuncağa dönüşmedi. Ve bunu Mikbok gördü.
Mikbok: Aman Allah bu ne? Oyuncak mı? Oyuncağa hiç benzemiyor! Ay sen evinde ejderha mı büyütüyorsun? E ejderhaların nesli tükenmemişmiydi ya! Aaa sen s-sen
Diye aşağı indi ve lanet olsun annesine seslenmeye başladı.
Mikbok: Anne anne nerdesin?
Mikbok: Mikbok ne ya Benim adım Mikasa
Subin: Sanane ya bu benim eserim
Mikbokda Mikbok