İçeriğe geç

Stray Kids // FanFiction

Bölüm 24 · 4 dk okuma

Stray Kids // FanFiction

Bölüm 24

📚24.Bölüm:"Mükemmellik Abidesiyim"📚

Bir yarım saat sonra her şey durulmuştu. Biz hâlâ Lee Know ile piyanonun başındaydık.

Hyunjin'in o sözlerinden ve çıkıp gitmesinden sonra Lee Know herkesi dağıtmış ve kapıyı kapatarak benden laf almaya çalışmıştı.

Ama yine de ona söyleyemedim.

Utandım mı? Bilmiyorum, galiba olabilir.

Lee Know birkaç dakika süren sessizliğin ardından hemen yanımda bıkkınca nefesini dışarı verdi. Ardından ayağa kalkarak tam karşıma geçti. Hâlâ oturduğum için ona aşağıdan,başımı kaldırarak bakıyordum.

"Tamam,yeter artık bu kadar."dedi ve yeniden muhteşem bir tebessüm göndererek sağ elini bana uzattı.

"Hadi kalk,gidelim. O gerzek ikimizin de moralinin içine etmiş olabilir. Ama sürprizim henüz bitmedi. Yine seni güldüreceğim Yeon Soo hanım. Moralimizi düzelteceğim. Bundan emin olabilirsin."

Henüz güldürecek bir hamle yapmadı ama yine de tebessüm ederek bana uzattığı elini tuttum. Beni güldüreceğine sanırım gönülden inanıyordum.

Hafifçe elimi kendisine doğru çekerek ayağa kalkmamda yardımcı oldu.

Ardından hemen önümde ilerlemeye başladı. Bulunduğumuz müzik odasından çıkarak kapıyı kilitledi ve;

"Tamamdır,gidebiliriz."dedikten sonra ellerini omuzlarıma koyarak beni ilerletti.

Bu sefer merdivenlerden aşağı inerek giriş kata geldik. Min Seok babamın odasının tam tersi yönünde ilerleyerek koridorun sonundaki odanın önünde durduk.

"Yine mi bir oda? Bu sefer içinden ne çıkacak acaba?"diye sordum.

Güldü.

Ardından cebinden bir anahtar daha çıkararak anahtarı kapının deliğine soktu.

"A... Şey..." dedi.

Ona bakınca da sözlerini tamamladı.

"Yıllardır bu odaya kimse girmedi. O yüzden tozdan ölüyor olabilir. Önlemini almanı tavsiye ederim."

Bir şey anlamasam da ona güvenerek başımı onay verir bir şekilde salladım. Onayım üzerine Lee Know kapıyı açarak içeri girdi. Girer girmez hemen sol elini burnuna koydu. Sağ eliyle de çevresine yelpaze yapıyordu.

Ben de girdim. Girer girmez burnumun direğini sızlatan toza karşılık Lee Know ile aynı tepkileri gösterdim. Odanın içi bildiğiniz bulanıktı ve karanlık olduğu için de ayriyeten hiçbir şey görünmüyordu.

Lee Know, açık bıraktığımız kapıdan içeri dolan gün ışığından gördüğüm kadarıyla odada bir köşeye giderek ışığı yaktı.

Burayı ezbere biliyor gibi duruyordu.

Her neyse, odanın içi bir anda aydınlandı. Ve ben... Çevremde gördüklerimle bir kere daha şoka uğradım.

"Yok artık."dedim. Etrafımda dönerek odanın dört bir yerini inceledim.

Burası bir dans odasıydı ve bir köşe hariç tüm duvarlar ayna ile kaplıydı. Ayna ile kaplı olmayan tek köşede yan yana iki büyük cam vardı. Camların altındaki boşlukta ise duvara monte edilmiş muhteşem ses sistemleri.

Bir köşeye renkli renkli puflar konulmuştu.

Burası... Harikaydı.

"Seni yeniden güldürebileceğimi biliyordum."

Lee Know gurur duyarcasına kendisiyle övünürken odada ilerledim ve pencerelerin önüne giderek önlerindeki siyah stor perdeleri kaldırmaya başladım.

İşte şimdi oda gün ışığıyla aydınlanmaya başlıyordu.

Stor perdeleri kaldırır kaldırmaz hemen pencerelerin ikisini de açarak başımı dışarı uzattım ve temiz bir nefes aldım.

Arkama döndüğümde Lee Know bu hâlime tebessüm ediyordu. O da hemen yanımdaki pencerenin önüne yerleşti.

"Çok kirli. Sen çık istersen. Bu dersi de kaçırma. Ben buraları temizleyeyim. Temizledikten sonra da seninle pratik yaparız ha? Olur mu?"

Yine inanamazcasına ona bakmayı sürdürdüm.

"Dans etmeyi de mi biliyorsun?"diye sordum. Gülmeye devam etti.

"Tabii ki,ne sandın? Şuna baksana. Her şeyim başlı başına mükemmel. Ben tam bir mükemmellik abidesiyim."

İtiraz etmedim. Zaten edemezdim de. Çünkü kesinlikle öyleydi. Piyano çalabiliyordu,dans edebiliyormuş, aynı zamanda... Bana az önce ne dediğini duydunuz değil mi? 'Sen yukarı çık,bu dersi de kaçırma. Ben temizlik yaparım.'dedi.

Temizlik yapan bir erkek... Üstelik temizlik yapan ultra yakışıklı bir erkek... Çok harika değil mi?

Ay,düşünsenize bir. Evlisiniz ve böyle ultra yakışıklı bir kocanız var. İşten eve yorgun argın geliyorsunuz ve size az öncekine benzer bir teklif yapıyor. Ahh! Hayaller ve hayatlar dedikleri bu olsa gerek. Lee Know gibi bir erkek... Hangi kızın hayalini süslemez ki?

Bir dakika,durun! Ben ne ara buralara kadar geldim ya? Uçmuşum bildiğiniz. Ne evlenmesi, ne kocası yahu?

Başımı sağa sola sallayıp silkinerek kendime geldim. Hemen daldığım düşüncelerden sıyrılarak ona bir cevap verdim.

"Bugün hiç derse giresim yok. Ben de sana yardım ederim."

"Tamam o zaman. Sen burada bekle. Ben temizlik için malzeme alıp geleyim. Ben gelene kadar lütfen pencerenin önünden ayrılma ve sağ kalmaya çalış."

İkimiz de sözleri üzerine gülerken odadan ayrıldı ve beni burada bir başıma bıraktı.

Bir süre pencerenin önünde kalarak okulun bahçesini seyrettim. Herkes derste olduğu için kimsecikler yoktu. Sadece her zamanki gibi basketbol sahasında basketbol oynamakla meşgul olan basketbolcular vardı.

Onları izledim birazcık. Zamanında milli takımda oynadığım için basketbolda da iyi sayılırdım. İzlerken bütün oyuncular için ayrı ayrı değerlendirmelerde bulundum. Ancak Lee Know hâlâ gelmedi.

Çok canım sıkıldı ve pencerenin önünden çekilerek odanın içerisinde gezinmeye başladım. İlk olarak başta ne kadar gerekli olsa da şimdi gereksiz yere yanan ışığı kapattım. Çünkü pencerelerden yeteri kadar ışık alıyordu. Daha sonra odanın içerisindeki turuma devam ettim.

Renkli pufların olduğu köşeye geldiğimde gözüme bir şey çarptı. Kırmızı renkli pufun üzerinde parçalanıp atılmış bir fotoğraf vardı.

Merakıma yenik düşerek dizlerimi kırdım ve çömelerek dört parçaya ayrılmış fotoğraf kalıntılarını elime aldım. Birleştirmesi zor değildi. Sağlam olan sağ elini kullanarak hemencecik birleştirdim.

Daebak(Oha)!

Ama...

Ama bu nasıl olur?!

Gerçekten gözlerime inanamıyorum.

Bunlar Stray Kids?!

Ama... Ama ayrı ayrı değiller!

Bir aradalar. Çok samimiler. Hepsi omuz omuza,kol kola. Fotoğrafa bakınca hepsinin de yüzlerinden ne kadar mutlu oldukları okunabiliyor. Yine fotoğrafa bakınca insanın gülesi geliyor çünkü hepsi türlü çeşit komik pozlar vermiş. Hyunjin ile Lee Know yan yana.

Bu ne demek oluyor?

Neden... O zaman neden şimdi bu şekilde gruplaşmış ve birbirlerine düşman kesilmişler?

Kafam çok karıştı,gerçekten.

Kapının açılma sesini duyunca bir an panik yaparak elimdeki parçalanmış fotoğrafı arkama sakladım ve hızla ayağa kalktım.

Bölüm sonu

6 yorum

  • Bunlar da ne rahat takiliyor abi bizim okulda derse girmemek ne demek dayak yersin azar yersin okuldan atılırsın okulda kavqa gürültü çıkarmak ne demek anında müdür tarafından trnbih edilirsin sadece buda değil kore dizilerinde kızlar saçlarını açık birkaiyor bizim okulda her hangi bir kız bunu yapamaz bile anında hoca saçını yolar yahu

    1Yanıt
  • Yaaa of ama ben meraktan ölücem ama başını attığı hangisinin omuzu ve bunlar neden grup degiller eskidi gibi ve kız neden lee knowa soylemedi hyunjinin dediklerini

    1Yanıt