İçeriğe geç

Still by your side ~bokuaka~

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Still by your side ~bokuaka~

Bölüm 3

Ertesi gün pek de beklediği gibi başlamamıştı. İlk uyandıkları zaman her şey yolundaydı ancak o an bunu yapıyor olacaklarını kesinlikle hayal edemezdi. Yani tamam, gün içerisinde ne yapacaklarını planlamamıştı, sadece akşam için plan yapmıştı ama bu kesinlikle yapmayı bekliyeceği son şeydi.

"Kitapları tutmama yardım eder misin? Düşerler yoksa."

Akaashi az önce çalışma masasının üzerini tamamen boşalmış ve en az iki kez silmişti. Şimdiyse küçük kitaplığındaki kitapları rafdan alıp masanın üzerine yığmaya çalışıyordu.

"Sırası önemli değil. Baştan dizerim zaten. Sağlam bir şekilde bırakman yeterli."

Bokuto, eşinin isteği üzerine kitapları elinden alıp masanın üzerine bıraktı.

"Teşekkür ederim :D"

Sabahtan beri böyleydi. Kahvaltıdan sonra bütün evi toparlamış, yerleri süpürmüş ve evdeki tüm fayans ve döşemeleri silmişti. En son cam ve ayna silmek gibi ayrıntı işleri de yapınca sıra yatak odalarındaki kitaplığa gelmişti.

Kitaplığı gerçekten çok küçük ve şirin bir şeydi. Kitaplık bile denemezdi aslında. Sadece bir-iki raftan oluşuyordu. Ama içindeki az sayıdaki kitap Akaashi'nin hayatındaki nadir güzelliklerden biriydi. Günlerinin çoğu voleybol ya da çalışma masasında artık her ne yapıyorsa onunla geçmesine rağmen mümkün olduğunca okumayı ihmal etmezdi. Kitapların eşi için olan önemini biliyordu ve bu yüzden her ne kadar kendisi okumakla ilgilenmese de onlar kendisi için de önemliydi.

Akaashi kitaplığı boşalttıktan sonra önce rafların tozunu aldı, sonra da camları silmek için kullandığı deterjanlı suya benzer bir şeyle detaylı bir şekilde sildi. Sonra ıslak olmayan başka bir bezle nemlenmiş rafların suyunu aldı. Kitaplarının ıslanma riskine atmamak için baştan bir kez daha kurulamıştı. İyice temiz ve kuru olduğundan emin olduktan sonra masaya gelişigüzel şekilde bırakılmış kitapları seçe seçe raflara geri doldurmaya başladı.

Akaashi ne yapıyordu böyle? Neden tüm gününü bu tarz gereksiz şeylerle çer çöp ediyordu ki? Bokuto onu defalarca kez durdurmaya çalışmıştı ama akşamki sürprizini çakmasın diye doğrudan bir şekilde dur diyememişti. Muhtemelen onu durdurmak için bir mantıklı bir bahane bulamayacak ve kem küm edip her şeyi batıracaktı. Akaashi o zaman kesin bir şeylerden şüphelenirdi.

Hiç kimse kendi doğum gününde böyle boş işlerle uğraşıp kendini yormamalıydı. Gün boyu mutlu olacağı şeyler yapmalıydı. Akaashi'nin şu ana kadar yaptığı şeyse bunun tam tersiydi ve işin en kötü yanı da Bokuto onu hiç bir şekilde durduramamıştı.

En azından o gün yorulmasın diye işlerin bir kısmını onun yerine yapmayı ya da bazıları için yardım etmeyi teklif etmişti ama Akaashi her seferinde kibarca reddetmişti. Eh, haksız da sayılmazdı. Muhtemelen ona yardımcı olmak yerine işleri daha çok berbat edicek ve Akaashi için daha çok iş çıkartıcaktı. O an için kenarda oturup onu izlemekten ya da basit getir götür işlerini halletmekten başka yapabileceği bir şey yoktu.

Oysa o an Akaashi'nin tek derdi rahatlamaktı. Yaptığı her şeyi o günün stresinden kurtulmak için yapıyordu. Fazlasıyla gergindi. Kafasını raflardaki kitapların konumuna yorarak o gün yapacağı şeyle Bokuto'dan gelebilecek olumsuz tepkileri aklından uzaklaştırmaya çalışıyordu.

Kendi kendine söz vermişti. Ona bugün durumundan bahsedecekti. Fazla bile beklemişti bunun için ama daha kesinliği bile belli olmayan bir şey için eşinin kafasını boş yere yormak istememişti. Aslında durumu hala kendisi için bile kesin değildi ama yine de Bokuto'nun bilmeye hakkı vardı.

Neden söylemek için o günü seçmişti bilmiyordu. Bir gün önce ya da sonra da olabilirdi. Durumunu söyleyebilceği sürece söyleme tarihinin pek bir önemi yoktu.

Bokuto'nun durumu yanlış anlayıp kötü tepki vermesinden deli gibi korkuyordu ama korkunun ecele faydası yoktu. Eninde sonunda zaten öğrencekti. Durumu idare etmeye çalışsa bile kendiliğinden su vercekti. Bokuto'nun bu şekilde öğrenmesi daha kötü olurdu. Eğer kendisi söylerse Bokuto'nun öğreneceği zamanı ve ortamı kontrol altında tutabilirdi hem. Alacağı tepkiyi bile yumuşatmasını sağlayabilirdi belki kim bilir.

Akaashi, aklı bunlarla doluyken akşam başına gelecek olanlardan habersiz bir şekilde evi toparlayıp kendini oyalamaya devam etti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.