İçeriğe geç

starboy [taekook]

Bölüm 9 · 7 dk okuma

starboy [taekook]

Bölüm 9

9

Oy ve yorum atmayanı g-

-

Eunwoo

Jungkook

Ben

Yazıyor...

Özür dilerim

görüldü

Eunwoo

Sarhoştum ve o anın getirisiyle

Yazıyor...

Of jungkook

Gerçekten çok özür dilerim

Kiraz dudaklarını görünce dayanamadım/

Jungkook

O gerçekten çok masum/

Asıl ben özür dilerim eunwoo/

Seni haketmediğim için/

Sorun değil eunwoo

Sarhoşken böyle şeyler yaşanabilir

Ama

Bir dahakine dikkat et:)

Eunwoo

Bu bir daha buluşacağımız anlamına mı geliyor

Jungkook

Bu sefer ona söylemeliyim/

Evet

Tabii sana da uyarsa

Eunwoo

Uyar

Yani

Yazıyor...

Uyar sanırım

Jungkook

İyi o halde

Görüşürüz

Eunwoo

Görüşür müyüz

Jungkook

Görüşeceğiz

Eunwoo

Bekliyor olacağım

görüldü

-

jeonjk adlı kullanıcı

yeni bir gönderi paylaştı!

Göster Gösterme

jeonjk



jeonjk güzel bir gündü💖💗 @cha_eunwoo

316 beğenme

283 yorum

Gönderiyi yana kaydır

jeonjk



Yorumları göster

hoseoktirbro bu tatlılık saka miiiii🥺😭🥺😭🥺😭🥺🥺

wwhjin olmus lan bunlar🤏🤏🤏🤏🤏🤏🍒🍒🍒🍒🍒🍒🍒

namumudedin ben hala shipimin pesindeyim

jeonjk hyung😡😡😡

namumudedin ben hala aşamadım🥺

soojiniee BENİM MİNİK KOOKİEM SEVGİLİ YAPMIS ANNEME SÖYLİCEM 😡🥺😡🥺😡🥺😡🥺😡🥺😡🥺

jeonjk JİWOO TEYZE OLMAZ

soojiniee 😈😈😈😈

yoongimin noluyo bu asagılık evde

jeonjk a-abi😳😳

yoongimin namussuz asagklık seni

Yorumları kapat

-

Taehyung

Hyung

Yazıyor...

O sikik herif

kim

görüldü

Yoongi hyung

Noluyor yine

Taehyung

Cevap versene bana

Yoongi hyung

Eunwoodan bahsediyorsun değil mi

Taehyung

Kim ki o orospu çocuğu

Bir de yapışmış jungkookun dudaklarına

Sikeyim

İnanamıyorum

Yazıyor...

Taehyung

Jungkook

Nasıl izin verir

Ona kaç defa söyledim

O

Yazıyor...

Benim

Taehyung

Benim Jungkookum

görüldü

Taehyung

Gerçekten

Sevgili mi

Yazıyor...

Oldular

Yoongi hyung

Anlayamıyorum Tae

Ne alaka şu an

Benim kardeşimin sevgili yapması seni neden bu kadar rahatsız etti

Unutamadın değil mi hâlâ/

Taehyung

Ediyor/

Sikeyim nedenini bilmiyorum ama/

İlk defa biri beni bu denli rahatsız ediyor/

Saçmalama sadece

Sadece

Yazıyor...

Merak ettim

Sevgililer mi gerçekten

Yoongi hyung

Söyle artık Taehyung/

Bıktım şu inadından/

Bilmiyorum

Ama öyle görünüyor

Taehyung

Siktir/

Hayır/

Jungkook nerede

Yoongi hyung

:)/

Neden soruyorsun

Taehyung

Yüzükleri dün burda kalmış

Onları vereceğim

Yoongi hyung

Jungkook bir süredir seninle kalmıyor ama/

Hadi neyyyse/

Golden bardayız

Taehyung

Barda mı?

Yoongi hyung

Evet?

Taehyung

Kimlerle?

Yoongi hyung

Siktir/

Öhm/

Biz bizeyiz iste ya😄😄

Taehyung

Siz size

Yazıyor...

Kimler yani

Yoongi hyung

Ben seokjin namjoon hoseok kook

bir de/

bir de

Ben onu niye gönderdim amk/

Offf/

Taehyung

↪️bir de

?

Yoongi hyung

Yazıyor...

çevrimiçi

Taehyung

O piç değil mi

görüldü

Taehyung

Hah

Bir de benden mi saklıyorsun hyung

Ee

Başka sakladıkların da var mı bari

Yoongi hyung

Saçmalama taehyung

Taehyung

Jungkooka sahip çık

Ben gelene kadar kimse

Yazıyor...

Kimse ona dokunmasın

~

"Sen benim kahramanımsın Taehyung..."

(Taehyung'un aklından geçen bir anı)

~

Jungkook

Kendimden nefret ediyordum. Gerçekten kendimden ölesiye nefret ediyordum.

Onu kullanıyormuş gibi hissediyordum ve bu kalbime hiç iyi gelmiyordu. Kötü bir insan mıydım ben? Olmak istemiyordum ama. Ben sadece... Onu kırmak istememiştim.

Bugün. Tam olarak bugün. Onunla buluşmamın sebebi ona gerçekleri anlatmaktı. Ama olmadı işte. Olmadı, yapamadım.

Öyle sevgi dolu baktı ki, o gözlerindeki parıltıyı silip yok etmeye çekindim. Çünkü erkendi. Çok erkendi.

Mor ve mavi ışıklarda herkes çoktan uçmuş gitmiş, dans ederken ben etrafımdaki bağıran, öpüşen, hatta ayak üstü sevişen insanlara bakmaya bile uğraşmadan kendi hâlimde takılıyordum. Viski dolu bardağımın pipetiyle oynarken bir iç çektim.Gerçek anlamda hiç moralim yoktu. Bir anda kulağımın arkasına doğru yerleştirilen saç tutamlarıma değen parmaklarla kafamı kaldırdım. Kim bilir ne kadardır başka eğim duruyordum... Boynum fena tutulmuştu.

"Neyin var Jungkook? Sıkıldın mı?"

Dolu dolu bakıyordu. Ve ben o gözlere her baktığımda kendimi kötü hissediyordum. Bir nevi onu kendime benzetiyordum. Kendimi ise Taehyung'a...

Bir platonik ve ona boşa umut veren aşkı... Benzerdi hikayelerimiz.

"Hayır. Sanırım biraz yoruldum."

Eunwoo ellerini dirseklerimi koyduğum var tezgahına yaslamış gülümserken kafasını sallamıştı.

"Evet, yorucu bir gündü."

Zaten bir sessizlik çökmüşken daha da kötü bir durum alacağını anladığımdan başımı bacaklarıma eğdim. Tam o sırada barmen dakikalar sonunda istediğim kremayı getirmişti. Kremayı bana uzatmak yerine direkt olarak viskinin üzerine, içeceğe dağılmayacak şekilde sıktığında anlamsızca baktım. Bana ufak bir gülüş atıp çekildiğinde tekrar bakışlarım bardağıma kaydı.

Aslında hep bu şekilde içerdim ama bunu barmenin yapması tuhaf gelmişti. Bakışlarım bardağım ve uzaklaşmasına rağmen içeceği denememi bekler gibi arsız bir gülümsemeyle bana bakan barmen arasında gidip gelirken boğazımı temizleyip yutkundum. Sanırım benimle flörtleşmeye çalışıyordu.

"Herhalde rakiplerim fazla."

Bardağı kavrayıp dudaklarım arasına yerleştirirken Eunwoo'nun dedikleriyle duraksadım.

"Ne?"

"Hiç bir şey... "

Duymama ve imasını anlamama rağmen konuyu açmamaya çalıştım. Onunla aslında bugün gerçekten güzel bir gün geçirmiştim ve eğlenmiştim. Moralimin bozuk, vicdanımın sızlıyor oluşunun nedeni bu değildi. Benim gereğinden fazla abartıp, içimdeki Taehyung'a olan kırgınlık ve intikam ateşi yüzünden ileriye gitmemdi.

Eunwoo'yu öpmüştüm ve normal bir öpücük de değildi bu. Amacım bu değildi ama Eunwoo öpücüğü ilerletince geriye de çekilmemiştim. Sadece dememiştim kendimi. Ve o kadar da kötü hissettirmemişti. -oymuş gibi hayal edersem-

Sonuç olarak onunla geçen günümüzü flört gibi geçirmiştik. Ama samimi davranmadığımı fark etmiş olmalıydı ki, çok da üstelemiyordu. Kendimizi kaptırıp gönderi bile atmaya ilerleyince bile, üstelememişti.

Bunun sebebi içimdeki intikam ateşiydi. Kırgındım. Üzgündüm. Ama ben bunu salak gibi ona da yansıtıyordum. Şimdi anlamışsındır neden kendimden nefret ediyor olduğumu.

Ediyordum. Kötü biri olmuştum.

Krema dağılmadan viskimi yudumladım aklımdaki düşüncelerimle. İç çekerken yanımdaki bedene döndüm. Bana gülümserken bakışları dudaklarıma kaydı.

"Dudaklarına krema bulaşmış."

Kaşlarım havalandı. Tezgaha yasladığım dirseğimi kaldırdım. Dudağımın üstünü sildim baş patmağımla.

"Gitti mi?"

Kafasını sağ sol yaparak salladı. Güldü. Bakışları dudaklarımdayken elini uzatıp dudaklarıma yaklaştırdı.

"Cha Eunwoo! Telefonun çalıyor!"

Hyungumun ona seslenmesiyle elini bana değdiremeden indirdi. Kaşları havalanırken ne ara bıraktığını fark etmediğim telefonuna baktı. Bakışlarım kısa bir an oraya kayarken tekrar hyunguma dönmüş ama aklımda canlanan görüntüyle tekrar telefona dönmüştüm.

Tezgahtaki telefonda yazan isimi çok da kısa bir an da olsa görmüştüm. Göz yanılgısı mıydı bilmiyordum ama... Beklemiyordum.

Park Jimin'le tanışıyorlar mıydı?

Telefonunu hızla alıp bana gülümseyerek yanımızdan uzaklaştı. O sırada hyungum tekrar gitmiş, deli deli dans eden arkadaşlarımın yanına gitmişti. Ah cidden... Rezillerdi. Ama bu hallerini sevmiyor da değildim.

Bir başıma kalmışken arkadaşlarımın hallerini görüp kıkırdayışıma engel olamamıştım. O sırada yanımda göz açıma giren gölgeyle gülümsemem soldu.

"Hyung..."

Taehyung burdaydı. Her ne kadar olmaması gerekse de burdaydı. Yanımda.

Üzerine çok koyu bir yeşil ve siyah arasında gidip gelen bir deri ceket ve içinde siyah düz bir tişört vardı. Altındaki uyluklarını tamamen saran siyah kotuyla göz kamaştırıcı görünüyordu. Kulağındaki küpelere yeni birisi eklenmişti.

Günler sonra o unutamadığım yüzünü sonunda düşlerim dışında gördüğümde içimde bir kıpraşma olmuştu. Dudak piercingimi ağzımın içine çektim ve bir iç çekirmeyle bıraktım. Gözleri ise bu hareketimle dudaklarıma inmişti. Dudaklarını yaladı. Tekrar gözlerime baktı.

İçinde bir sinir çöreklenmiş gibi yüzü kasılmış bir hışkmla bileğimi sarmıştı büyük kemikli elleri. Beni çekiştirerek yerimden kaldırırken ne olduğunu algılayamadan onun peşinden sürüklenirken bulmuştum kendimi.

"Ne yaptığını sanıyorsun sen?!"

"Gidiyoruz Jeon!"

İnsanların arasından ışık hızıyla süzülürken içeriye nazaran daha sakin olan koridora girdiğimizde durdum ve bileğimi kurtardım ondan.

"Ben gitmiyorum hiç bir yere! Hem ne işin var senin burada?!"

Boynunda belirginleşen damarıyla içim bir kötü olurken dudaklarımı ısırdım. Sinirleniyordu ve sinirlenince ne kadar korkunç olduğunu biliyordum. Yine bana bağırıp çağırması, vurmasa bile laflarıyla vurmaktan beter edeceğini bildiğimden sıkkınlıkla nefes verdim.

Ama o böyle bir şey yapmadı. Yaklaştı bana.

"Senin için geldim."

Kaşlarım çatılırken gözlerimi bir kaç kez kırpıştırdım. Kollarıma değen elleriyle oranın yanmaya başladığını hissettim.

"Benim için... mi?"

Kafasını salladı. Bana yavaş hareketlerle yaklaşmaya başlarken aramızda santimetreler kalıyor, beni her geçen saniye çıldırıyordu.

"Olmuyor Jungkook. Yapamıyorum. Yalnızlık çok zor güzelim."

Güzelim...

"Barışsanıza o zaman Jimin'le. Yalnızlıktan kurtulursun, hah ne güzel."

Aklıma gelen faktörle sinir katsayım artmış aramızda az kalan mesafeyi açmıştım. Bununla beraber o da sinirlenirken bakışlarını etrafta gezdirmeye başlamıştı. Bir hışımla bana döndü.

"Neden böyle yapıyorsun? Görmüyor musun uğraştığımı?"

Yutkundum.

"Uğraşma Taehyung. Neden uğraşyorsun ki? Git 'olman gereken yer'e."

"Sikeyim olmam gereken yeri! Canımı sıkma Jungkook!"

"Asıl sen benim canımı sıkma!"

Beni arkamda duvara çarptırıp iki elini iki yanıma yerleştirdi. Sırtım acıdığında kısıkça inledim. Sonra ise çatık kaşlarla baktım ona. Ama gördüğüm manzara bakılırsa benim kaşlarım onunkilerin yanında pek de çatık değil gibiydi.

"Sen benimsin. Bedenin, o güzel dudakların..."

Bunu yaparken dudaklarıma baktı tekrar. Bu kaçıncıydı bilmiyorum ama her geçen saniye erekte olmamı sağlıyordu. Öylesine odaklanmıştım bakışlarına ki, ağzımdan kısık bir önlemenin döküldüğünü son anda fark etmiştim. Güldü arsızca. Siktir.

"... Benim için duyulan inlemelerin... "

Piercingimi ağzımın içine alarak emdim. Kaşlarım düştükçe düşmüş, vahim olan durumumu kontrolüm dışında belli etmeye başlamıştı. Onun karşısında İrademi kontrol edemeyişimden nefret ediyordum.

"... En çok da o güzel kiraz dudakların... Benim güzelim. Sen benimsin."

Gözlerim doluyordu ister istemez. Ondan bu sözleri duymak istemsizce içimi burkmuştu. Samimiyetinden şüphe etsem bile, Seokjin hyungun son sözlerinden sonra içimde bir umut yeşermişti.

Hoşlanıyor olabilir miydi?

"Benim olanı öpmesine nasıl izin verdin? Sana dokunmasına, tadına bakmasına nasıl... nasıl izin verirsin Jungkook?"

Boğazımdaki yumru boğazımı acıtmaya başlarken sertçe yutkundum. Kaşlarım yine çatılmıştı.

"Sana hesap vermek zorunda değilim. Hem o beni öpmedi. Ben onu öptüm Taehyung. Çünkü istedim. Onu öpmek is-"

Sözlerimi kesen şey dudaklarıma sertçe kapanan dudaklarıydı.

.

.

.

Bence en iyi bölümdü.

Oy vermenizi hak ediyor diye düsünüyorum yanii

Neyse yeni bölüm yarın gelcek bugünlük bu kadar yeter aq

Yarın the devil baby nin de yb gelecek isterseniz bi bakabilirsiniz neyse

Öpüldünüz💖



Bölüm sonu

3 yorum