Selamlarrr yazarınız geldi
Yarı smut bir bölüm cünkü yb smut olucak büyük ihtimalle
Oy ve yorum atmadan baslamayın okumaya öptümm
İyi okumalarrrr💖
-
Jungkook
Hapis mi...?
Sanırım huzuru ve mutluluğu yakalamakta erken davranmıştım. Çünkü daha çözülmemiş bir sürü davamız vardı bizim. Bir sürü sorunumuz, bir sürü hatamız vardı.
Her ne kadar kabullenemesem de... O bir katil olmuştu. Ve eğer ki bu videolar polise giderse... Taehyung hapse girerdi.
O zaman ne yapardım?
Eve döneli yaklaşık 20 dakika olmuştu. Taehyung duş alırken ben telefonumdaki tehdit mesajıyla bakışıyordum.
Sahi, gerçekten onu ihbar eder miydi?
Taehyung'dan ayrı kalma düşüncesi bile gözlerimi doldurmayı başarırken, telefonu yatağa bırakıp ellerimi yüzüme götürdüm. Ağzımdan çıkan ufak hıçkırık ağlamanın habercisiydi.
Anlayamıyordum. Sadece 1 gün... 1 gün mutlu olmuştuk. Neden cezalandırıyordu Tanrı bizi durmadan?
Neden sevmiyordu bizi?
"Güzelim...?"
Taehyung'un seslenişini duyunca ellerime yasladığım başımı kaldırdım ve ona yükselttim dolu bakışlarımı. Bakışlarımız kesişince yüzü kaskatı kesilmiş, altındaki havluyu düzelterek yanıma ilerlemişti. Siyah saçlarını kuruladığı havluyu ise omzuna atmıştı.
Yanıma oturduğu gibi elini yanağıma yerleştirdi.
"Benim güzel bebeğim... Sorun ne?" Kahve irisleri iki gözüme ayrı ayrı bakıyor, sanki bakarak anlamaya çalışıyordu ne olduğunu.
"Taehyung..." Ellerimi boynuna sarmalayıp sarıldım. Bir an duraksadıktan sonra çok geçmeden ellerini belime sarmalamış beni kucağına çekip sarılmıştı. Çenem boyun girintisine yerleşmiş, bacaklarım iki yanına serilmişti.
Saçlarımı koklayıp öptüğü an sanki son demmiş gibi kendimi tutamayarak ağlamaya başladım. Boğazımdaki yumru öyle acıtıyordu ki, her hıçkırdığımda daha da büyüyordu.
Onun kucağında, kolları arasında, güvenli alanımda belki dakikalar, belki saatlerce ağlamıştım. Zaman kavramını bilmiyordum.
Bildiğim tek şey, Taehyung'dan ayrı kalamayacağımdı.
Eliyle rahatlatmak amacıyla sırtımı sıvazlarken bir yandan da boynuma minik buseler konduruyordu. Kalbi çok hızlıydı. Çok gerilmişti.
Öpücükleri işe yaradığını belli ederken, sonunda ağlamam durmuştu. Ama gözlerim hâlâ şişik, yüzüm kızarık olmalıydı.
Sakinlediğimi fark edince ellerini sırtımdan çekip yüzüme koydu ve kendi hizzasına getirdi. Tanrım... Gözleri dolmuştu onun da.
"Söyle. Neden ağladın?"
Sanırım ona söyleme vaktim gelmişti.
"Ta-Taehyung... Biri var." dedim iç çekerek. Dudağım titriyordu konuşmaya çalışırken. Ondan sakladığım için kızacağını düşündüm. Her ne kadar ona zarar gelmesin diye anlatmasam da, sinirlenebilirdi.
Meraklı gözlerle bakıyordu bana. O konuşmamı bekliyordu, bense konuşabilmek için gelmesi gereken cesareti...
Yutkundum zar zor. Konuşmadan önce içime bir cesaret nefesi çektim.
"Bi-Bir numara var. Durmadan tehdit ediyor beni. Sürekli yazıyordu, ayrılmamızı istiyordu. Yoksa çok kötü şeyler yapacağını söyledi..." Bakışlarımı ona yükselttim. Gözümden bir damla dökülmüştü bile. "...Ben yapamadım. Se-Seni kaybetmek istemedim Taehyung."
Tekrar kısık hıçkırıklara boğulduğum da eliyle yanağımı okşadı yavaşça. Sanki tek istediğim buymuş, biraz sevgi, biraz şevkatmiş gibiydi. Sakinleşmiştim hemen. Rahatlamıştım teniyle.
"Topuğum yarıldığı gün... Aslında çocuklar camı taşlamamışlardı." Bunu ona ilk defa söylüyordum. Bu yüzden tepkisini pek de kestirebildiği söylenemezdi. İçimi inanılmaz bir gerginlik silsilesi kaplamıştı.
"Cama taşa sarılı bir kağıt atmıştı. Kağıdın içinde Baban ne zaman ö-öldü, Jeon? yazıyordu." Gözlerinin içine bakıyordum resmen bana kızmasın diye. Ondan çok önemli bir şey saklamıştım çünkü. Belki de benim yüzümden, ondan ayrılmadığım için hapse gidecekti... Ve bende ona hiç bir şeyi anlatacak cesaret olmamıştı.
"Taehyung, o se-senin o adamı öldürdüğünü biliyor."
Konuşmak bitmişti. Ama o tek kelime bile etmemişti. Öyle dinliyordu beni. Öyle bakıyordu bana.
Kızmış gibi durmuyordu. Bakışları beni rahatlatmak istercesine yumuşaktı. Gözümün altındaki ıslaklığı sildi usulca. Saçlarımı okşadı.
"Benim güzel bebeğim..." Yaklaşıp burnumun ucuna ufak bir buse kondurdu ve alınlarımızı yasladı. Bununla beraber ağlama isteğim daha da artmıştı sanki. "...Korkma. Hiç bir güç bizi ayıramaz. Ben yanında olduğum sürece, kimsenin seni ağlatmasına izin vermem."
Ellerini şakaklarıma koyup dudaklarımızı birleştirdi ve çekildi. Bu öpücük bana şifa gibi gelmişti o an.
Ama aklımı kurcalayan bir şey vardı.
"Peki ya, sen yokken... Sen yokken ne olacak?"
Sustu.
Hiç bir şey demedi.
Yanında olacağım, gitmeyeceğim demesi için her şeyini verebilirdim o an. Gidecek olsa bile bir kaç sözle beni kandırması için her şeyi yapardım. Çünkü pembe de olsa yalanlara ihtiyacım vardı benim.
Ama bizim yalanlarımız ne küçük, ne de pembe olabilecek kadar masumdu.
Kırmızıya boyanmıştı.
Derin bir iç çektiğinde bir konuşmanın geleceğini anladım. Sıcak nefesleri yüzümü ısıtırken sadece ona odaklandım. Onu dinledim.
"Her zaman yanında olacağım, demek isterdim sevgilim. Ama diyemiyorum. Çünkü önümü göremiyorum. Gelecek çok karanlık bizim için..."
Ne geleceğimiz ne geçmişimiz aydınlıktı.
"Benden sonrasını bilemem ama şimdiyi biliyorum." Yutkundu sertçe. "Senin için yaşadım ben Jungkook. Senin için aldım her bir nefesimi. Senin kirlettin ellerimi. Gerekirse senin için hayatımı da çürütürüm dört duvar arasında. Beni düşünme."
Sözleriyle beraber yine bir damla düşüren gözüme eğilip öpücük kondurdu. "Kendini düşün..." Elini tam olarak kalbimin üzerine koydu.
"Bir kere olsun kendini düşün."
Bu durumda nasıl kendimi düşünebilirdim ki? Nasıl yapabilirdim?
Nasıl göz yumardım?
Kafamı salladım onaylamayarak. "Ha-Hayır-"
"Ne olursa olsun, kendini bu işe katmayacaksın. Senin hiç bir şeyden haberin yok, tamam mı?"
"Taehyung..."
"Tamam mı dedim."
Hayır.
Bunları düşünmek için fazla erkendi. Sonuçta bilinmeyen numara şikayet ettiğini söylememişti. Ayrıldığımız zaman şikayet etmeyecekti. Tek isteği ayrılmamızdı.
Bizim mutlu olmamamız.
"T-Tamam."
Gülümsedi burukça. Kucağındaki bedenimi ellerini belime sarmalayarak kendine yaklaştırdı ve sarıldı. Gevşettiğim ellerimi tekrar boynuna sarmalayıp sokuldum ona doğru.
"Aferin benim güzelime. Hadi, ağlama artık..." Boynunu öptüm iyice sokulurken rahatlatıcı laflarıyla. O ise sırtımı sıvazlıyordu. "...Her şey çok güzel olacak." dedi.
Bir şey olmayacaktı.
Her şeyi çözecektik.
Her şey çok güzel olacaktı.
Biraz kucağında dinlendikten sonra boynundan ayrılarak yüzümü yüzü hizzasına getirdim ve hiç beklemeden birleştirdim dudaklarımızı. O anda hiç beklemiyor olacak ki bir anlığına şaşırmış ardından ise aynı şekilde karşılık vermişti.
En başta sakince birbirimizin dudakları üzerinde dinlenirken Taehyung'un alt dudağımı emmeye başlamasıyla ben de üst dudağıyla ilgilenmeye başladım. Hassas dudağımı dişleri arasına alıp çekiştirdiğinde inledim dudaklarına doğru. Üst dudağını yakalamakta bile zorlanıyordum onun sert hamleleri karşısında.
İnlemem ile aralanan dudaklarım arasından dilini gönderdiği an dillerimiz buluşmuş dans etmeye başlamıştı bile. Ağzımı turlayan dilini yakaladığımda usulca emmeye başladım. İleri geri hareket ediyor, yavaş hareketlerle anın tadını çıkartıyordum. Ellerimi ensesindeki saçlarına götürüp çekiştirdim istemsizce.
Elleri belimden kalçalarıma düştüğünde sanki bunu bekliyormuş gibi hareketlendirmeye başladım kalçalarımı sertliği üstünde.
Duştan yeni çıktığı için altında sadece havlu vardı ve ben onun sertliğini rahatlıkla hissedebiliyordum. Eliyle kalça yanaklarımı yoğurmaya başlarken, yavaşça dudaklarımdan ayrılıp boynuma sokuldu. Kendine çizdiği ıslak yolda yer yer ısırıklar bırakıyor, kendine ait izler yaratıyordu.
Tam olarak altımda seğiren penisine doğru kendimi bastırıp ileri geri hareket etmeye başladım. Bir yandan da hassas derimle ilgilenen sevgilime geniş bir alan sergilemek için kafamı geriye atmıştım.
O boynuma ıslak öpücükler bırakırken ben aletine sürtünüyordum.
Birbirimize açtık. Birbirimize ihtiyacımız vardı.
En çok da şu an...
Çünkü her şeyin çok güzel olacağına inanıyorduk biz. Güzel bir son bekliyorduk hikayemize.
Başlığımız bile ölüm kokarken.
.
.
.
Son kez söylüyorum fic angst deiiiil
Bir sonraki bölüm smut olabilir ama kesin deil rahatsız olacaklar gecebilir haberiniz olsun
Bu arada yeni ficim
Romantik komedi
Full texting inanılmaz tatlı bir fic
Love Charm'a da beklerim bebekler😉
Burada 22 bölüm yazdıgına bakmayın suan 3 bölüm yayımda ben 22 bölüm taslak attıgım icin öyle gözüküyor ama bakınca anlarsınız 3 bölüm oldugunu;)
Neyseee
Oy ve yorum atmayı unutmayın🤍💖
Öpüldünüzzzzzz
🍒🍒🍒🍒
