İçeriğe geç

Stalker

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Stalker

Bölüm 2

Just a little surprise

Elena o mesaja bakakaldı. Nefesi hızlandı, çok korkmuştu. Bu kötü bir şakamıydı yoksa acı bir gerçek miydi. Yavaşça kafasını telefonundan kaldırıp etrafına baktı. Kimse yoktu. Cama doğru yavaş adımlarla ilerledi.

Dışarı baktı ama kimse yoktu. Hemen evdeki bütün camları ve kapıları kitledi. Çok kokuyordu. Bu kişi kimdi.. ne istiyordu…

Geri yatağının ortasına oturdu ve yorganıyla her yerini kapadı. Tekrar o mesajı açtı ve geri yazmak veya yazmamak arasında gidip geldi. Ama kendiside geri cevap verecek kadar cesur olmadığını biliyordu. Gözlerindeki uyku ve bedenindeki yorgunluğun yerini endişe ve korku kaplamıştı. Bu gece belli ki ona uyku yok.

Bütün geceyi kafasını dağıtmak için reels izleyerek geçirdi. Artık çok uykusu gelmişti ama uyumak için güneşin doğmasını bekledi. Ve evet.. okulu astı. Kim bu durumda tek evden çıkabilirdi ki…

En sonunda sabah saat 7 gibi uykuya daldı. Öğlen 1 gibi telefonunun çalmasıyla uyandı. Aklına dünkü olaylar geldi ve kimin aradığına bakmaya korktu. Neyseki babasıymış. Elena telefonu açtı…

~Elena:Efendim baba

~Babası: Akşam seni 8 gibi almaya Gelicem ona göre hazırlan tamam mı?

~Elena: tamam…

~Babası: Elena.. sen okula gitmedin mi? Hiç ses gelmiyor yanından..

~Elena: Yok kendimi dün hasta hissetmiştim biraz o yüzden uyuyamamıştım geçe kadar sabahta uyuya kalmışım… özür dilerim

~Babası: tamam sıkıntı değil akşam konuşuruz

(telefonu kaparlar)

Bugün cuma olduğu için Elena haftasonu için babasında kalmayı gitcekti. Kalkıp eşya hazırlaması lazımdı ama daha saatler var diye acele etmedi.

Dünkü mesajları düşünüp kendini yemek yerine kalkıp yemek yemek istedi sonuçta en son dün sadece latte içmişti. Acayip açtı. Mutfağa indi ve kendine meyveli yulaf bowl yaptı.

Onu yerken evin kapısı çaldı bir anda. Elena ilk tereddüt etti ama sonra kapıya doğru yürüdü.

Yavaşça kapıyı araladı. Kimse yoktu. Tam kapıyı kapatıcakken yerde bir mektup ve bir peluş gördü. Hızlıca onları içeri alıp kapıyı kapattı. İçini yine bir korku kaplamıştı.

‘Hediye’leri alıp mutfağa gitti. Kahvaltısından bir kaşık daha ağzına attı ve yavaşça mektubu açtı.

“Seni korkuttuğum için özür dilerim. Bütün gece benim yüzünden uyumaman beni perişan etti. Onun dışında yemek yediğini görmek biraz rahatlattı beni doğrusu. Bu tavşanı sana benzetiyorum. Bakınca beni hatırla olur mu?”

Yulaf Elenanın boğazında kaldı. Bu mektup onu çok şaşırtmıştı ve inanılmaz tedirgin etmişti.

Yanındaki peluş tavşana baktı ve eline aldı. Gerçekten tatlı bir peluştu. Bu durum onu çok rahatsız etsede tavşanı odasına götürdü ve yatağının üzerine yerleştirdi.

Daha sonra mutfağa geri döndü. Mektuba bakarak yemeğini bitirdi. Bu kişinin kim olduğuna dair tek bir fikir bile yoktu. Yazı güzel bir Rusça ile el yazısıyla yazılmıştı.

Elena gitgide daha çok korkuyordu. Dakika başı etrafına bakmayı adet haline getirmişti artık. İşe yaramayacağını da bilmiyor değildi.

Mektubu odasındaki çekmeceye koydu ve akşam babasına gitmek için çanta hazırlamaya başladı. Aynı anda telefonundan en sevdiği yabancı şarkıları dinliyordu. Yatağının üstündeki tavşana baktı, odasına yakışmıştı aslında…

🕯️🕯️🕯️

Buda bitti arkadaşlar siz siz olun yabancılardan aldığınız peluşlara güvenmeyin . Gözlerinde kamera olabilir malum…😝

Bölüm sonu

6 yorum