(Başına geleceklerden habersiz kendi halinde bir kızdı yağmur bakalım bu kız nasıl bir durumun içine düşmüş )bugün en mutlu günümde mezunun olup diplomamı alacaktım okumak İçin o kadar uğraştım mücadele verdim ama sonunda başarmıştım ben öğretmen olmuştum hayalimdeki mesleği hayatıma almıştım ben yaptım ben başardım ben çabaladım doğrusu değdi mi değdi geceleri uykusuz kaldım yeri geldi sınavlar İçin yemek bile yemedim sırf Bu anı bu zamanı hayal ettiğimden neyse ben o sabah heyecanla kalktım hazırlanmaya başladım çok telaşlıydım resmen elim ayağıma dolanmıştı bugün mezuniyet törenim vardı mesleğim için o kadar çabalamıştım odamın kapısı hızla açıldı gelen güneşti canım kardeşim o da üniversite okuyordu ama daha iki senesi vardı o benden daha heyecanlıydı
Güneş: abla sen hala hazırlanmadın mı hadi ama geç kalacaksın kapıyı kapattı içeri yanıma geldi
Yağmur: ay güneşim hazırlanacam da ya ben heyecandan ne giyeceğime karar veremedim odamın kapısı çaldı gir dedim gelen Koray ve kerem abimdi kerem abim konuştu
Kerem : kızlar müsaitsiniz demi bir şey verip gidecektik
Yağmur: müsaidiz gel abi bir şey mi oldu
arkalarından bir kutu çıkardılar. Bana uzattılar merak ediyordum içinde ne vardı kutuyu yavaşça açtım bana çok güzel bir elbise almışlardı gidip ikisine sarıldım
Yağmur :Teşekkür ederim abi çok teşekkür ederim
Koray : beğendin mi güzelim
Yağmur :çok beğendim çok güzel
Kerem : tamam biz çıkalım sen hazırlan biz kapıya çıkalım
Yağmur :tamam abi güneşimde abimlerle çıktı bende hızla giyindim saçlarımı yaptım makyajımı yaptım aşağı indim arabalara bindik mezuniyetin olacağı yere geldik bizimkiler ailelerin bulunduğu yere geçti bende arkadaşlarımın yanına geçtim Sıla Burcu yanıma geldi Burcu : kızım inanmıyorum dört sene bitti zaman ne çabuk geçti be
Sıla : sorma ne ara başladı ne ara bitti anlamdım
Yağmur :evet ya mezun oluyoruz
Burcu : kızım üzülmüyorsun herhalde okulun bittiğine
Sıla : aaaa bakıyım kızın gözleri dolmuş yağmur şaka yapıyorsun demi
Yağmur :tabi ki şaka yapıyorum ayrıca okulun bitmesine sevindim de sizden ayrılacağım ona üzülüyorum kızlar bir anda bana sımsıkı sarıldılar
Sıla : bizden kurtulacağını kim söyledi
Burcu : bizim seni bırakmaya niyetimiz yok Tabi sen bizden bıktıysan orasını bilemem
Yağmur : ben sizden bıkamam ki
Deyip gülümsedim yerlerimize geçtik isimlerimizi okuyup belgelerimizi alacaktık ben notlarımın hiç birini bilmiyorum ders çalışmaktan sisteme girip bakmamıştım bile ay heyecanlandım başladı tek tek isimlerimizi söylediler herkes çıkıp aldı belgesini ben ne olacağım bana vermediler neden bana vermediler ben diploma alamayacak mıyım neler oluyor ya Müdürümüz okul ikincisi ve üçüncüsüne belgelerini verdi mikrofona yöneldi Müdür : evet şimdi gelelim en güzel ana şimdi diplomasını almak üzere hem bölüm hem de okul birincisi olan yağmur Acar’ı diplomasını vermek üzere kürsüye çağırıyorum Şaşkındım ben hem bölüm hem de okul birincisi mi olmuştum herkes alkışlarken ayağa kalktım Gururla yürüyerek kürsüye gittim diplomamı aldım bir konuşma yapmam gerekiyordu Yağmur : çok heyecanlıyım kusura bakmayın ne söylecegimi hiç düşünmemiştim ama bir şeyler söylemek isterim hayatımızda bir çok zorlukla karşılarız hepsini mücadele ederek üstesinden geliriz ben okumak İçin çok mücadele ettim çok savaştım çünkü bir kız çocuğu İçin okumak kendine yapacağı en büyük iyiliktir ben bunu başardım herkes kendi için mücadele edip savaşmalı ama bu savaşta tek değildim benim canım annem babam ve beni hiç yalnız bırakmayan kardeşlerim vardı annem benim okumam İçin çok çabaladı okumam İçin herkesi karşına aldı babamda kardeşlerim de öyle çok şanslıyım böyle bir ailem olduğu İçin inşallah okumak isteyen her kız çocuğunun arkasında böyle mükemmel bir ailesi olmasını diliyorum kusura bakmayın gözyaşlarımı tutamıyorum bu zamana kadar verdiğim mücadelenin tatlı yorgunluğu var üstümde kendime verdiğim sözü tuttum demiştim ki kendi ayaklarımın üstünde durup başarılı olacağım demiştim diplomamı aldım annem babam umarım benimle gurur duyuyorsunuzdur (Diplomamı havaya kaldırdım) ben başardım duydunuz mu ben başardım annem babam kızınız öğretmen oldu sevgisiyle minik kalplere dokunacak Ağlayarak Sözlerimi bitirdiğimde herkes alkışlıyordu kürsüden indim güneş yanıma gelip sımsıkı sarıldı bana abilerim annem babam hepsi bana sarıldı Güneş: ablacım çok güzel konuştun ağlattın hepimizi
Yağmur : ağlama ben senin gözyaşlarına kıyamam
Koray : güzelim ne kadar duygusal konuşma yaptın
Yağmur : sen ağlıyor musun Sesin titriyor
Koray : ne ağlaması kızım erkek adam ağlar mı
Kerem : ağlarsan sana gülerim ona göre
Koray : bana diyene bak gözlerin kızarmış
Semra (Annem ): tamam ağlamıyoruz hadi herkes düşsün önüme eve gidip güzelce bir kahvaltı yapıyoruz herkes ayrılırken Hakan hocalardan izin istedi
Hakan : dağılmadan önce herkes bir beni dinleyebilir mi karşınıza çıkıp konuşma yapmak zormuş içim içime sığmıyor bir şeyler söyleyeceğim ama önce güzeller güzeli sevgilim aşık olduğum kadını sahneye almak istiyorum yağmur acar sevgilim gelir misin Bugün şaşkınlık üstüne şaşkınlık yaşıyordum alkışlarla sahneye çıktım
Hakan : bugün senin için önemli bir gün ben bu önemli günü daha da önemli hale getirmek istiyorum Hayır diye işaret ediyordum babamlar burada gerçi teklife evet dersem tanışacaklardı hakan önümde diz çöktü benim kalbim nasıl hızla atıyor nefes nasıl alınır onu bile unuttum şuan
Hakan : sevgilim aşkım hayatımın anlamı hayat zorlu bir mücadele istiyor bu zorlu mücadeleyi benimle verir misin yaşama sebebim BENİMLE EVLENİR MİSİN Şu an mutluluktan ağlıyordum babam doğru baktım kafasını evet anlamında sallıyor
Yağmur : EVET EVLENİRİM bana sımsıkı sarıldı ve döndürdü sahneden indik Babamın yanına gittik Hakan : efendim özür dilerim önce size sormam lazımdı ama bu özel günde daha özel olsun istedim Serhan (babam ) : sorun değil evlat sevdiğine sürpriz yapmak güzeldir sen de gel hep beraber kahvaltı edelim Hep birlikte eve geçtik
(Mardin Midyat)dan devam Arslan Konağında yine her zamanki gibi nadide Arslan terörü esiyordu bu kadın ne çocuklarını ne torunlarını ne de gelinlerini sevmiyordu nedenini bilmiyoruz kapıdan Orhan Arslan girdi
Nadide : nasıl geçti ihaleyi siz aldınız demi
Fırat : olmadı babaanne ihaleyi acarlar aldı
Nadide hanım sert bir şekilde ellerini masaya vurdu gözlerinden öfke çıkıyordu bu kaçıncı kaybediş o bile bilmiyordu
Nadide : ne demek kaybettik nasıl alamazlar adamlar İstanbul’dan ihaleyi alıyor siz buradasınız bir işi beceremediniz
Poyraz : babaanne boşuna bağırıyorsun adamlar her şeyi ince ince düşünüp yapmış Nadide hanım sinirle odasına gitti Sena eşinin sesini duyup kucağında ki mirayla beş yaşındaki Kaan’la aşağı indi
Sena : hoş geldiniz nasıldı ihale diyeceğim ama yüzünüzden belli Kaan kollarını açıp
Kaan : baba
Diyerek babasının kucağına almasına ve sarılmasını bekledi babası aldı Kaan’ı sarıldı sonra kucağına kızını alıp kokusunu içine çekti bütün sevgisini iki çocuğuna veriyordu mira ve Mine odalarından çıkmıyorlardı babaanne teröründen kaçmak İçin ama nasıl söyleceklerdi ikisininde sevdiği aşık olduğu kişiler vardı kim mi Koray’la kerem evet aynen öyle düşman ailenin çocukları ikisininde aşktan yana şansı biraz zordu aşağı hiç inmediler konakta hazırlık bir telaş vardı mert Arslan geliyordu Arslan ailesinin iki numaralısı kendisi zamanında sevdiği mesleği yapmak İçin şirketten ayrıldı polislik okudu İstanbul’da mesleğini yapıyordu tayini kendi memleketi Mardin’e çıktı sert sinirli biri ama birini sevdi mi ondan başkasını gözü görmez adı gibi mert yürekli cesur bir delikanlı ne küçük kardeşine ne de abisine benzemez sinirlendiği zaman öfkesi Mardin’i bile ayağa kaldırır Herkeste bir telaş varken mira keremi aradı sonuçta diğer abisi geliyordu üç abin olması zordu sevdiğinle konuşurken nereden hangi abin çıkacak belli olmaz sevdiceğinin sesini duysun kızlar 🥹Kerem : efendim miram söyle güzel gözlüm
Mira : sesini duymak istedim bir de seni çok özledim
Kerem şöyle derin bir iç çekti
Kerem : Özlem konusuna girmeyelim güzelim asıl ben çok özledim neler yapıyorsun nasıl geçiyor günlerin
Mira : nasıl geçsin malum Arslan konağında tansiyon bir dakika düşmez
Kerem : tahmin ediyorum güzelim bu arada Koray yanımda Verde bir Mine’nin sesini duysun
Mine hemen telefonu çekti miranın elinden
Koray : alo nasılsın güzel gözlüm
Mine : sesini duydum çok iyi oldum çok özlemişim seni Mine konuşurken ağlıyordu
Koray : şşşş ağlama o güzel gözlerden yaşlar akmasın kızlar kendiniz üzmüyorsunuz unutmayın sevenler bir gün kavuşur
Mine : tamam üzmüyoruz bizim şimdi kapatmamız lazım yakalana biliriz Tam telefon kapanıyordu ki Sena kızların odasına geldi Kızlar telefonu kapattı Sena kızların yanına oturdu
Sena : sizinkiler sizi mi aradı
Mira : evet aradılar bir şey deyim mi yenge çok özlemişim o böyle konuşsun dursun bıkmadan usanmadan dinlerim
Mine : al benden de o kadar ya içim içime sığmıyor bu duygu bambaşka
Sena : biz buna aşk diyoruz canım bende abin konuşurken öyle hissediyorum
Babaanne herkese kötü herkesten nefret ediyor ama kızlar ilk baştan beri Senayı çok sevmişlerdi korna sesi duymamızla hızla odadan çıktı gelmişti işte Mert sonunda konaktaydı sarıldılar mert yeğenlerini sevdi masalar konuldu bu akşam herkes huzurla güzel bir yemek yiyecekti
İstanbul’dan devam
Kahvaltımızı yaptık güneşle ben hemen alışverişe gittik çünkü yarın akşam nişanım vardı biz aile arasında bir şey istiyorduk güneşle bir alışveriş merkezine girdik Mor bir elbise denedim
Güneş : abla bu ne ya çıkar çıkar hiç beğenmedim Sarı bir elbise giydim
Güneş : abla bunun rengi çok solgun daha canlı renkler tercih et
Yağmur : tamam o zaman şurada ki maviyi ver o güzel görünüyor Yağmur mavi elbiseyi giydi
Güneş : abla çok güzel oldun prenses gibi bunu almalısın Kasaya gidip ödeme yaptılar hava kararmıştı Kuyumcuya girip Hakan’ın yüzünü alacaktı yarın telaştan unutur
Yağmur : güneşim sen eve git ben kuyumcuya girip Hakan’ın yüzüğünü alıp geleceğim
Güneş : abla yarın alırsın hava karardı geç oldu merak ederler
Yağmur : güneşim ben yarın heyecandan unuturum şimdi alıyım hazır olsun
Güneş : tamam abla sen nasıl dersen poşetleri Verde elinde taşıma şimdi heyecandan bunu da bir yerlerde unutma
Yağmur : şuna bak ya ablasıyla dalga geçiyor gösteririm ben sana
Güneş : tamam tamam sustum ve gittim
Güneş gözden kaybolunca yağmur kuyumcuya girdi Yüzüğü alıp parasını ödedi Kuyumcudan çıkıp eve doğru yürümeye başladı Önüne bir adam çıktı
Adam : pardon bir şey sorucam
Yağmur : tabi sorun Adam yağmurun etrafında bir tur döndü yağmur rahatsız olmuştu adam yağmurun saçının bir parçasını burnuna götürüp koklamıştı yağmur telaşla gitmek istedi ama adam kızın kolundan çekerek ıssız bir sokağa getirdi yere fırlattı yağmur kaçmaya çalıştı ama adam bıçağını çıkardı
Adam : şşşş sadece biraz eğlenicez hem sende seveceksin
Yağmur : bırak beni imdat kimse yok mu yardım edin Yaklaşma bana uzak dur benden Adam : kes sesini burada kimse seni duymaz yalnız ikimiz varız Dedi
yağmura yaklaştı yaklaştı kokusunu içine çekti yağmur daha da ağlamaya başladı ittiriyordu ama gücü yetmiyordu korkuyordu hiç korkmadığı kadar korkuyordu hiç bir kadın kız çocuk bunu yaşamamalı diye geçirdi içinden adam yağmurun gömleğini yırttı yağmur ağlamaktan helak olmuş bir şekilde son bir güç
Yağmur : İMDAT YA BİRİ BENİ DUYSUN YARDIM EDİN Diye bağırdı polis sirenlerini duydu yağmur bir çığlıkta öyle attı polisler geldi yağmurun üstünden adamı alım arabaya bindirdiler yağmurda diğer araca bindi karakola geldiler yağmur öylece donmuş bir şekilde yere bakıyordu polis
Komiser : aramamı istediğiniz biri var mı
Yağmur : kerem abimi arar mısınız
Komiser: tabi arıyoruz hemen Yaklaşık yarım saat sonra kerem karakola geldi kardeşini sordu gösterdiler kerem kardeşinin o halini görünce telaşla yanına geldi
Kerem : yağmur güzelim canım kardeşim geldim ben bak bana Yağmur abisine bakamıyordu yaşanan durumdan utanıyor
Yağmur : bakamıyorum abi yüzüne bakamıyorum özür dilerim Kerem kardeşini polis memurunun yanında bıraktı içeri girip ne olduğunu öğrenmek istedi bir süre sonra odadan çıktı gözünden bir damla yaş düştü canının diğer yarısı olan kardeşi sapık birinin saldırısına uğramış ben ne yapıyordum kardeşim orada çırpınırken ben ne yapıyordum kerem kendini suçladı affet beni kardeşim diye geçirdi içinden gözyaşını sildi kendini toparladı Yağmurun yanına gitti yağmurun çenesini tutup kendisine bakmasını sağladı gözlerinin için kıpkırmızıydı üstü yırtılmıştı hala olayın etkisinden titriyordu benim canımın canını yakmışlar
Kerem : güzelim canımın İçi bak bana hadi abicigim bak ben senin yanındayım
Yağmur : yapamadım abi kendimi kurtaramadım ittim ama gücüm yetmedi ya polisler gelmeseydi
Kerem : ama bak polisler geldi iyisin buradasın kendini suçlama senin hiç bir suçun yok unutma bunu
Yağmur ağlayarak abisine sarıldı daha çok ağlamaya başladı hala yaprak gibi titriyordu sahi ya polisler gelmeseydi o zaman ne olacaktı canını daha çok yakacaktı yağmurla abisi tam karakoldan çıkacakken O adamı gördüler yağmur olduğu yerde öylece kalıp ona baktı
Kerem : bu mu sana saldıran şerefsiz bu mu Yağmur konuşmadı başını salladı kerem gidip o adama yumruk geçirdi o adama bir kafa attı adam yere düştü vurdu
Kerem : ulan kadınlardan çocuklardan kızlardan o pis ellerinizi ne zaman çekeceksiniz yeter artık kadınları çocukları kızları sizin gibi şerefsizlerden korumak lazım inşallah girdiğin o delikten çıkmazsın inşallah seni adam sanıp da serbest bırakmazlar beter ol adi şerefsiz Kerem yağmuru aldığı gibi karakoldan çıktı Kerem hırkasını yağmurun üstüne giydirdi Arabaya binip yola çıktılar kerem abisine mesaj atıp durumu anlattı bir süre sonra eve vardılar yağmur başını öne eğik bir şekilde abisinin desteğiyle arabadan indi eve girdiler salona geçip oturdular yağmur evdeki kimseye bakmıyordu sadece yere bakıyordu Güneş dolu gözlerle geldi ablasının önünde eğildi
Güneş : abla çok özür dilerim keşke seni yalnız bırakmasaydım affet beni
Yağmur : senin bir suçun yok güzelim böyle olacağını bilemezdin sonuçta
Güneş kalktı ablasının yanına oturdu yağmur konuşacaktı ama ne söyleyeceğini bilmiyordu
Yağmur : baba ben çok özür dilerim ben böyle
Babası kalktı yerinden yağmurun yanına geldi kızını ayağa kaldırdı eliyle çenesinden tutup kendine bakmasını sağladı
Serhan ( baba ) : bana açıklama yapma güzel kızım ben seni biliyorum ayrıca başını hiç bir zaman eğme sen bir şey yapmadın ben senin yanındayım Yağmur babasının kollarında daha da çok ağlamaya başladı bir süre sonra sakinleşti annesi odaya çıkardı yağmur duş aldı sonra gözlerini kapatıp biraz uyumayı denedi Bir süre sonra bir sağa bir sola dönmeye başladı
Yağmur : gelme yaklaşma bana uzak dur yardım et git gelme GELME
Diyerek yağmur sıçradı annesi hemen koltuktan yanına doğru gitti yanına doğru oturdu kızını göğsüne yatırıp sakinleştirdi
Semra : tamam annecim geçti güzel kızım sakinleş ben yanındayım kurtuldun cezasını aldı sakinleş
Yağmur : anne küçükken söylediğin türküyü söyler misin bana
Semra : sen yeter ki iste güzel yavrum benim Annesi yağmura küçükken söylediği türküyü söyler
Gönül dağı yağmur yağmur boran olunca
Akar can özümde sel gizli gizli
Bir tenhada can cananı bulunca
Sinemi yaralar yar oy yar oy yar oy yar oy yar oy yar oy
Dil gizli gizli Dil gizli gizli
Dost elinden gel olmazsa varılmaz
Rızasız bahçanın gülü derilmez
Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez
Gönülden gönüle giden yar oy yar oy yar oy yar oy yar oy
Yol gizli gizli Yol gizli gizli
Türküyü bitirdiğinde yağmur annesinin göğsüne yaslanmış bir şekilde uyumuştur herkes yatmış uyumuş sabah Serhan bey eşi yanında olmayınca uyanmış yağmurun odasına gitmiş bir bakmış ki orada kızının başında duruyor Semra yavaşça yağmurun uyanmamasına dikkat ederek kızının başını yastığa koydu odadan çıktı
Serhan : dur tahmin ediyim bütün gece gözünü bile kırpmadın demi
Semra : evet gözümü bile kırpmadım ama o huzurlu uyusun da varsın gözümü bile kırmayayım
Serhan : sen var ya tanıdığım en mükemmel kadın en mükemmel annesin
Semra : sen de en mükemmel babasın bu arada abini aradın mı ne durumda
Serhan : sesi iyi gibi geliyordu onun İçin zor tabi annem hayatını mahvetti birden toparlamasını bekleyemeyiz
Semra : peki ona söyleyecek miyiz gerçeği bilmek hakkı sonuçta
Serhan : doğru hakkı ama şuan koruyacak durumda değil kendini toparlasın anneme karşı gücünü biriktirsin annem malum insanın içinden geçer ondan dolayı biraz daha bekleyelim
Semra : bak annem dedin yine moralim bozuldu bilmez miyim bekleyelim ben zaten onunla olmaktan mutluyum zamanında doğru karar vermişim pişman değilim yine olsun yine yaparım
Serhan : ben senin merhametine aşığım herkes senin gibi olsa ayrıca zamanında ne demiştim sana söz veriyorum bu iş gittiği yere kadar senin yanındayım bende yine olsa yine yaparım
Semra : neyse bu kadar sohbet yeter daha mutfağa gidip hazırlık yapıcam bu akşam kızım nişanlanıyor hazırlık yapacaz tabi Diyerek mutfağa gitti Semra Bir sürü çeşit şeyler hazırladı önce güneşin odasına gitti güneş uyanmış yatağını topluyordu
Semra : günaydın güzel kızım
Güneş : günaydın anne ablam nasıl toparladı mı
Semra : biraz daha iyi gibi ama atlatacak biz onun yanında olucaz atlatacak yalnız bırakmak zor
Güneş : tamam anne onun hep yanında olucaz
Semra : sen ablanı uyandır seni görünce neşesi biraz olsun yerine gelir bende abinlere bakıyım
Güneş : tamam anne hemen gidiyorum Güneş ablasının odasına gidip ablasını gıdıklamaya başladı ablası gülerek
Yağmur : güneş bak yapma fena olur
Güneş : yaparsam ne olur Ne yaparsın mesela
Yağmur da güneşi çekti yatağa başladı onu gıdıklamaya iki kardeşin sesi odada yankılanıyordu Semra oğullarının odasına giderken kızlarının kahkalarını duyunca mutlu oldu bir anne İçin en büyük mutluluk çocuklarının yüzünde ki gülümseme
Oğullarının odasına girdi
Semra : Koray kerem hadi kalkın bugün kardeşinizi istemeye geliyorlar kime diyorum kalkın Annelerinin lafıyla kalkıp hazırlandılar aşağı inip ailecek kahvaltı yaptılar bütün gün bir şeyler hazırladılar evi temizlediler derken akşam oldu kuaför eve geldi yağmurun saçını yaptı daha sonra yağmur üstünü giyindi nişan İçin hazırdı annesi yanına geldi Gözleri dolmuştu kızına bakarken
Yağmur : anne ağlama ama bak ben de ağlarım ona göre
Semra : ağlamıyorum ama çok güzel olmuşsun sen ne ara büyüdün de evlenecek yaşa geldin onu düşünüyorum
Yağmur : ya annem yapma böyle ağlatma beni de bak eğer ağlamaya devam edersen gider nişanı iptal ederim evlenmem dizinin dibinde otururum ona göre
Semra : tamam tamam deli kız ağlamıyorum Yağmur annesiyle aşağı indi her şey hazırdı gelmelerine az kalmıştı kapı çaldı kapıyı açtık hakanlar gelmişti içeri girdiler biz yerimize geçtik Hakan’ın babası söze girdi
Mustafa bey : efendim sebebi ziyaretimiz malum Allah’ın emri peygamberin kavliyle kızınız yağmuru oğlumuz Hakan’a istiyoruz
Serhan bey : ben bugüne kadar kızlarımın hiç bir şeyine karışmadım kendileri yapsın kendileri seçsin istedim seçimlerinde dağ gibi arkalarında durdum yağmur geldi baba ben bu çocuğu seviyorum evlenmek istiyorum dedi Hakan oğlum geldi evlilik teklifi etti ikisinin de gönlü birbirine düşmüş velhasıl kelam kızım benim kıymetlimdir onu üzecek bir şey yaparsan değil ortak kalmak bundan sonra bu şehirde hiç kimse seninle bir iş yapmaz madem kızım bu delikanlıyı seviyor öyleyse bende verdim gitti
Hakan kalktı babamın annemin elini öptü bende babasının annesinin elini öptüm yerimize oturduk çok mutluydum acaba mutlumuydum ben niye Hakan’a karşı bir şey hissedemiyorum anlamadım bilmiyorum belki de onun beni sevmesini seviyorum yada sevilmiş olmama seviniyorum kafam çok karışık hakan benden tarafa doğru döndü
Hakan : hayırdır sevgilim daldın gittin beni mi düşünüyorsun yoksa
Yağmur : yok yani seni düşünüyorum ama şu an başka bir şey düşünüyordum boş ver Yağmurun telefonuna bir mesaj geldi ‘Hakan’a ne kadar güveniyorsun yağmur’ bu ne mesajıydı şimdi neyse tamam bu geceyi hiç bir şey mahvetmemeli önüne döndü bir mesaj daha geldi ‘ Hakan sana yalan söylüyor yağmur bir oyun oynuyor sana ‘yağmurun kafası karışmıştı nasıl bir oyun oynuyor olabilir
Hakan : güzelim iyi misin rengin soldu bir şey mi oldu
Yağmur : yok yok bir şey olmadı Hakan ben , ben sana bir şey soracağım
Hakan : sor güzelim dinliyorum seni
Yağmur : sen benden bir şey mi saklıyorsun çünkü bana bir mesaj geldi Hakan sana bir oyun oynuyor diye var mı böyle bir şey
Hakan : aşkım yok tabi öyle bir şey bak benim dostlarım olduğu gibi düşmanlarımda var onlardan biri atmıştır bu mesajı ben senden bir şey saklar mıyım hiç bir daha böyle şeyler düşünüp kendini üzme sen üzülünce ben de üzülüyorum
Yağmur : yaaaa tamam üzülme sen ne yapayım içime bir kuşku düştü işte tamam bir daha olmaz Yağmur her şeyi planmıştı Kafasında bir planı vardı hiç bir sorun olmadan bakalım planları tıkır tıkır işleyecek mi o sırada kapı çaldı içeri bir kız girdi gözü yaşlı ağlıyordu Hakan kızı görünce hemen ayağa kalktı kız koşarak geldi Hakan’a sarıldı Hakan şaşkın
Hakan : senin burada ne işin var sen burayı nereden buldun
Kız : mesaj geldi bana senin kötü bir kaza yaptığını durumunun çok ağır olduğu yazıyordu nasıl evden çıktım nasıl buraya geldim bilmiyorum gelene kadar aklımdan neler geçti Sana bir şey olsa ben ne yapardım her şeye dayanırım belki ama sensizliğe zor
Hakan kızdan ayrıldı
Yağmur : Hakan kim bu kız neden sana sarılıyor ve ne önemlisi şuan burada nişamızdan ne arıyor açıklar mısın
Hakan : aşkım eski bir arkadaş hani sana mesaj geldi ya onu da korkutmak İçin mesaj atmışlar
Kız : Hakan eski bir arkadaş öyle mi birlikte geçirdiğimiz zamanları ne çabuk unuttun bu kadar mıydı aramızdaki ilişki hadi her şeyi geçtim (Elini karnına götürdü )Bebeğinin demi hatırı yok Yağmur bir sendeledi başı döndü biraz Hakan yağmuru tuttu yağmur Hakan’ı ittirdi
Yağmur : aranız daki ilişki derken birlikte geçirilen zaman derken bebeğinin derken bu kız neler diyor Hakan açıkla çabuk Hakan öylece kalmıştı ne konuşabiliyor ne de bir şey açıklıya biliyordu şaşkındı bir bebeği olacağını duymuştu hem de tam nişanlandığı gün
Kız : Hakan bebeğimi babasız bırakma benimde onun da sana ihtiyacı var yağmur gülerek Hakan’a döndü
Yağmur : evet Hakancım doğru diyor kız yalnız bırakma onları
Hakan : aşkım ben bugüne kadar bir tek seni ben yalnızca sana aşık oldum
Yağmur Hakan’ın yüzüne bir tokat attı ondan nefret edercesine baktı
Yağmur : senin aşkını gördüm ben nişanımızın ortasına bebeğinin annesi geldi daha sen ne söylüyorsun ya ben sana inanmıştım ya beni sevdiğine değer verdiğine inanmıştım senin beni yalansız sevdiğine inanmıştım meğer benim için en büyük yalan senmişsin ne seni görmek istiyorum ne de yüzüğünü takmak istiyorum Sana bebeğinin annesiyle mutluluklar Hakan buraya kadarmış her şey bitti her şeyi mahvettin beni de kaybettin yağmur yüzdüğünü Hakan’ın yüzüne atıp salondan gözyaşları akarak çıktı odasına doğru giderken gözyaşlarını elinin tersiyle sildi her şey daha yeni başlıyordu herkes için her şey yeni başlıyordu yağmurun bir oyunun içinde miydi yoksa kendine oynanan oyunu onlara doğru çevirip bir oyun da yağmur mu kurdu eğer canı yanarsa bu acının bir bedeli olacaktır elbet diye düşünüyordu yağmur odaya geldi kollarını iki yana açarak kendini yatağına doğru bıraktı kimsenin duymayacağı bir ses tonuyla
Yağmur: OYUN BAŞLASIN dedi
Yağmurun ailesi hakkında neler düşünüyorsunuz ?
Sizce Hakan nasıl biri ?
İstanbul’dan Mardin’e nasıl bir hikaye ?
Yağmur nasıl bir plan yaptı ?