İçeriğe geç

Söz Ver

Bölüm 8 · 2 dk okuma

Söz Ver

Bölüm 8

Gökyüzü☁️

Alara, babasını da, annesinin yanına gömdü ve içinden size kavuşacağım günü sabırsızlıkla bekliyorum diye geçirdi. Mezarlarının başında ikisi için duasını etti ve bir süre sessiz sedasız öylece oturdu. Eve yalnız gitmek istemiyordu çünkü o ev Alara 'ya geçirdikleri zamanı anımsatıyordu. Bundan sonra tek başına nasıl hayatta kalacaktı bilmiyordu. Hem çalışmak hem okuluna devam etmek zorundaydı.

Alara gözü yaşlı, çökmüş şekilde evin yolunu tuttu. Annesi ve babasını kaybettiğinden beri 55 kilodan 45 kiloya düşmüştü. Yemek yemekte zorluk çekiyordu çünkü aklına anne ve babasının bir daha yemek yiyemeyecek olmaları geliyordu. Yarın okuldan sonra iş bulmakla uğraşacaktı. İçinden, inşallah kolay bir şekilde part time bir iş bulabilirim diye geçirdi. O kadar yorgundu ki eve geldiğinde direkt kendini uykunun kollarına bıraktı.

Sabah 8'de dersi olduğu için erkenden uyanıp okul yolunu tuttu. Berfun ve Özgeyi her gün görüyor olmak Alara için bir işgenceydi resmen. İnsanlar çok kötüydü. Neden destek olmak yerine daha çok üstüne gelirsin ki diye geçirdi aklından. Teneffüste berfun ve özge hadi bize bir çay alda gel aşağıdan, parası neyse sana veririz nasıl olsa annen de baban da öldü para kazanman gerek diyerek yine insanın yarasını deşmeye çalışmışlardı. Ne kadar kulak asmamaya çalışsa da içten içe üzülüyordu Alara.

Alara, o kadar kötü kalplisiniz ki kalbinizin iğrençliği yüzünüze yansımış diyerek onlara çıkıştı. Kızlar ise sen kendi çirkinliğine bak, şeytan seni görse kaçar diyerek karşılık verdi.

Alara, nasıl oluyor da liseye gelmiş insanlar bu kadar düşüncesiz ve ergence davranabiliyolar diye kendi kendine düşündü. Böyle kişilerle arkadaşlık kurduğu için kendine çok kızdı ama umursamadan devam etmek zorundaydı çünkü başka şansı yoktu.

Okuldan çıktıktan sonra iş aramaya koyuldu. Neredeyse gün boyu dolaştı ancak bir türlü kendine uygun bir iş bulamadı. Alara, ailesinin şımarık bir çocuğuydu aslında ama hayat onu bir günde olgunlaşmaya zorlamıştı. O ise mecburen buna ayak uydurmak zorundaydı.

Hayata isyan etmek geliyordu içinden. Neden her şey üst üste gelmek zorundaydı ki...

Hayat neden daha çok kötü yanını gösteriyordu. İçinden bari ailemi aldın o zaman iyi arkadaşlarla karşılaştırsaydın diyerek hayata karşı yakındı.

Alara'yı artık rahatlatan tek bir şey vardı. O da Gökyüzüne bakmak çünkü orda annesi ve babası vardı...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.