Jess, o sabah boğazında buruk bir tatla uyandı. Yatağından kalkıp aynaya baktı ve tanrılara dua etti. Ardından giyinip aşağı indi. . Büyücü Zagon onu orada bekliyordu. Zagon: Jess, bugün seni kendi şehrine yollayacağım. Git ve kendin hakkında, geçmişin hakkında olabildiğince bilgi topla.Jess: Ama neden, usta? Ben zaten geçmişimi biliyorum. Zagon: Hayır. Muhtemelen bildiğin her şey yalan. Bir telepat ve prekinetik birinin çocuğunun güçsüz olması imkânsız . En kötü ihtimalle zekân olağanüstü olurdu. Ama senin şu an aktif hiçbir yeteneğin yok. Jess: Yani ailemin bana yalan söylediğini mi düşünüyorsun? Zagon: Muhtemelen, evet. Daha önce senin gibi birkaç çocukla karşılaştım. Güçleri mühürlenmiş çocuklar... Jess: Peki, o çocukların güçleri neden mühürlenmiş? Zagon: Örneğin, halktan ama özel bir güçle doğan bir çocuk… ya da otoriteye karşı gelebilecek bir melez... Bu tür çocuklar doğduğunda, yedi kutsal cadı onları mühürler. Bebeği ailesinden alır, başka bir zaman dilimindeki sıradan bir çocukla değiştirirler. Jess: Yani bu çocuklardan biri olduğumu mu söylüyorsun? Zagon: Umarım öyledir. Eğer öyleyse bu durumu kutsal cadılarla görüşerek çözebilirim. Jess ne hissedeceğini bilemiyordu. Yıllardır bildiği gerçekliğin yalan olabileceğine inanmak zordu. Ama Zagon’a karşı büyük bir güveni vardı. Sonuçta onu büyütmüş, ona bu bedeni vermişti.Bunları düşünürken çarşıdan gelen iki köylünün tartışmasına kulak misafiri oldu. Köylü 1: Ne yani, evi yıkan çocuğu hâlâ yakalayamadılar mı? Bu nasıl olabilir? Köylü 2: Biliyorum ama sanırım evi yakan karanlık ormandan gelen Zagon’muş. Çünkü çocuk kara ormana doğru kaçmış, görevliler de bu yüzden takibi bırakmışlar. Köylü 1: Gerçekten mi? Lanetli büyücü mü? Eğer böyleyse, eminim kral bu sefer onu ormandan sürdürecektir! Jess, ne olup bittiğini anlayamaz ama içine bir kuruntu düşer. Ya Zagon onun yüzünden belaya girdiyse Bu düşüncelerle yürürken karşısına bir ambar çıkar. İçeriden bir kadın çığlığı gelmektedir. Kapıyı açmaya çalışır ama kilitlidir. Sonra yukarıda küçük bir pencere fark eder. Zor da olsa tırmanır ve içeri girer.Aşağıda, saçları sarıya çalan genç bir erkek, bir kızın ellerini ve gözlerini bağlamış, ona tecavüz etmektedir. Jess ne yapacağını bilemez ama sonunda kıza yardım etmeye karar verir. Ambarın merdiven koluna çıkıp yukarıdan çocuğun üzerine atlar. Çocuk savrulur. Jess fırsatı değerlendirip bileğini kıvırır, ancak bu yeni bedene alışık olmadığından, yanlışlıkla gencin bileğini kırar. Genç acı içinde yere düşer, ardından hızla kaçıp gider. Kilitli olan kapı, çocuğun dokunuşuyla açılmıştır. Jess, kızın yüzündeki örtüyü kaldırır ve bileklerindeki ipleri çözer. Kız, elleri özgür kalır kalmaz göğüslerini örtmeye çalışır. Jess utanarak sırtını döner. Kız hızla yerdeki yırtık elbiseleri giyer ve seslenir: Kız: Sen de kimsin? Jess (yavaşça dönerek): Ben Jess. Ya sen? Kız: Ben Elinda, Zotov soyundanım. Jess kıza yaklaşır. Jess: O çocuk ve sen…Elinda sözünü keserek cevap verir: Elinda: Zihin manipülasyonu yeteneğim var. O çocuk da bir telekinezi kullanıcısıydı. Ailesinin zihninden bir anıyı silmem için beni esir alıp kaçırdı. Yapmak istemeyince beni buraya getirdi… Sonrasını sen biliyorsun.
Bölüm 7
Elinda
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.