İçeriğe geç

Soylularin sihri

Bölüm 8 · 1 dk okuma

Soylularin sihri

Bölüm 8

Jess

Elinda’nın yüzüne baktığımda gözlerini gördüm: güzel yeşil gözleri bir anda kırmızı alev toplarına dönüşmüştü. Köylü kadın, onun sözünü dinleyip dışarı çıktı. Elinda, yanıma yaklaştı ve elini başıma koydu. Gözleri tekrar kıpkırmızıya büründü ve emir verir gibi konuşmaya başladı: "Sen buraya geldiğini ve bana yardım ettiğini unutacaksın... ve benim kölem olup bana sadık kalmaya yemin edeceksin." Sonra gözleri yavaşça tekrar su yeşiline döndü. "Hadi, çık dışarı," dedi. Ne olduğunu anlamıştım. Elinda, beni büyüsüyle kontrol altına almaya çalışmıştı. Ama farkında değildi — bu işe yaramamıştı. Ona bu kadar yardım ettiğim halde, her şeyi unutturup beni kölesi yapmaya çalışması beni öfkelendirdi. Bir anda elimle onu iterek ambarın duvarına yasladım. Üzerindeki örtü kaymış, göğüsleri açığa çıkmıştı. Elimi omzuna yasladım ve ona bağırdım: "Ben sana yardım ettim! Sen beni kölen yapmaya mı çalışıyorsun?" "Ama sen..." diye kekeledi Elinda. Gözleri yeniden alev rengine döndü, fakat bunun bir etkisi olmadığını anladı. "Sen… nasıl olur? Neden etkilenmiyorsun?" "Nedeni önemli değil," dedim soğuk bir sesle. "Önemli olan, senin bunu yapmaya çalışmış olman." İkinci kolumu da omzuna koydum. Ağzından küçük bir inilti duyuldu. "Ahh… canımı yakıyorsun… Bekle! Tamam! Her şeyi anlatırım. Sana istediğin kadar para da veririm… Lütfen, bırak beni!" Bir anda ne yaptığımın farkına vardım. Yarı çıplak bir kızı köşeye sıkıştırmış, tehdit ediyordum. Kendimden tiksindim. Elimi çekip geri durdum. Elinda yere düşen örtüsünü alıp tekrar üzerine örttü. Sonra kolumdan tuttu ve beni dışarı çıkardı. Sessizce bir nehrin kenarına kadar yürüdük.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.