İçeriğe geç

Sonusz Ölüm

Bölüm 7 · 4 dk okuma

Sonusz Ölüm

Bölüm 7

Bölüm 7

Şarkı- Ashe, Moral of the story

Sıra Fırat'a geldiğinde polis ne sorarsa sorsun cevap vermiyordu. Çünkü hareket etmiyordu. Bakışlarını baş komiserin elindeki, Beste'nin çizdiği resme odaklanmıştı. Çıt bile çıkarmadan, sanki gözlerini kırparsa bir şey kaçırırmış gibi gözlerini açık durmaya zorluyordu.

En sonunda Baş komiser elindeki kağıdı katlayıp cebine koyunca, sonunda Fırat'ın gözleri baş komiserinkini buldu.

''Fırat değil miydi adın? Neden konuşmuyorsun?''

''Selim'le görüştünüz mü?'' dedi Fırat dakikalar sonra.

Baş komiser Fırat'ın sorusunu başıyla olumsuz bir cevap verdi ve '' O kim? Eski sevgilisi falan mı? '' diye sordu.

Bu sefer Fırat başını evet anlamında salladı.

'' Neden ondan şüphelendin? Neden ayrıldılar?''

'' Çok detaylı bilmiyorum. Ama çok tekin gelmedi bana. 2 ay beraber ilişkide bulundular. Ama bir süre önce ayrıldılar. Ne için bilmiyorum. Çok kötü kavga etmişlerdi. Beste ayrılmak istediğini söylediği için Selim çok sinirlenmişti. Senden bu yaptığının intikamını alacağım diye tehdit ederek Beste'den ayrılmıştı. Bu kadar biliyorum.

''

Fırat anlattığı zaman boyunca Baş komiser anladığının göstergesi olarak sürekli başını yukarı aşağı sallamış ve bazı notlar alarak Fırat'a teşekkür etmişti. Ardından polisler okuldan ayrılmış ve Selim'in evine doğru yola çıkmışlardı.

Diğer sınıflar aslında 9/B ye göre erken ayrılmışlardı o gün. Ama 9/B bu olayın içinde olduğu için diğerleri gibi rahatça gidememişlerdi.

Polisler gittikten sonra müdür sınıfa bugün okuldan erken çıkabileceklerini ve iyice dinlenmeleri gerektiği söylemişti. Eğer bir şey olursa kendisine haber verilmesini istedi.

Yarın okula gelip gelmeyeceklerini belli değildi. Çünkü bu olaylardan sonra okul hem güvenli değildi hem de okula gelip ders işleyecek halleri yoktu ya?

Geçmişten bir anı

Beste o gün 21.00 civarlarında eve gelmişti. Okulu biteli 3 saat olmuştu. Beste okuldan sonra da ertesi gün sınavları oldukları için kütüphaneye gidip biraz daha ders çalışmayı düşündü. Öylede yaptı. Kütüphaneye gidip boş yer bulduğunda oturup kitaplarını ve defterlerini açmıştı. 2 saat boyunca ders çalıştı ama en sonunda beyni isyan ettiğinde kitapları kapattı. Zaten matematik çalışıyordu. Beyninin 2 saat dayanması bile mucizeydi.

Derse 15 dk ara vermeyi ve o sırada da bir kahvenin kendisine iyi geleceğini düşündü. Kahve için sıra beklerken telefonunu açtı ve Selim' e bir mesaj yolladı.

''Selim sabah ki tartışmamızda bir suçum varsa özür dilerim. Küs müyüz?''

diye bir mesaj yolladı.

Ama Selim'in telefonu kapalıydı. Üstelemek istemedi. Telefonunu açtığında nasıl olsa cevap verir diye düşündü. Kahvesini aldıktan sonra tekrardan masasına gidip oturdu. Yarım saat kadar çalıştıktan sonra kitaplarını çantasına yerleştirip eve doğru yola çıktı. Eve geldiğinde anahtarıyla kapıyı sessizce açıtı. Annesinin işte olduğunu düşündü. Çünkü bazen annesinin işi uzayabiliyor ve 23.00'a kadar işte kalabiliyordu. Hatta evet, annesi sabah arayıp işinin uzun sürebileceği ile alakalı kızına haber vermişti.

Babasının da uyuduğunu düşündü, çünkü herhangi bir ses gelmiyordu. Bu yüzden sessizce odasına gitmeyi planlanıyordu ama babası salondan çıkıp gelince gidemeyeceğini anladı. Babası çokta sakin olmayan bir tavrıyla 3 saattir nerede olduğunu sormuştu. Beste kütüphanedeydim dese bile '' YALAN SÖYLÜYORSUN! Selim' le buluştun öyle değil mi?'' diye bağırdı. Ama hayır Semih mesajına bile cevap vermemişti...

Babası kolundan tutarak Beste'yi odasına götürüp '' Akıllan biraz'' diyerek üstüne kapıyı kilitledi. Beste kontrolsüzce yaşların düşmesine sessizce izin verdi. Beste artık yavaş yavaş alışmıştı babasının kendisini odasına kilitlemesine. Onu asıl üzen, ağlatan şey babasının ona inanmamasıydı.

Sessizce ağlamayı sürdürürken Derya'yı aramayı düşündü. Hem Derya onu teselli ederdi. Derya en yakın arkadaşıydı. Telefonu eline aldı ve arama rehberine girerek Derya'nın aradı. Ama hayır Derya'nın da telefonu kapalıydı. Açan olmamıştı.

Derya'nın dersleri çok yoğundu. Bu yüzden erken saatlerde yatardı. Büyük ihtimalle bu yüzden açmamıştı. Kafasını yastığa koydu ve uyumaya çalıştı. Zaten saat 12'ye gelirken kapısının kilidi yavaşça açıldı. Sanırım annesi gelmişti ve babamla yine tartışıp odamın kilidini açmayı başarmıştı.

Ben düşüncelerle boğulurken uyuya kalmıştım...

--------------------------------------------------------------------

Şimdiki zaman

Siren sesleri, mavi ve kırmızı ışıklar...

Polisler, Selim daha ne olduğunu anlamadan kolundan tutup polis arabasına bindirmişlerdi. Kısa süren bir yolculuk arasından Selim oturuyordu. Nerde mi?

Sorgu odasında...

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

HELLÖÖÖÖ

Nasılsınızz? Öncelikle bölümü nasıl buldunuz?

Gerçekten olayları düşünmekten beynim düğüm gibi oldu. Ama en sonunda az da olsa yazabildim.

Bu arada ilk zamanlardayız ve doğal olarak şuan okunmalarımız çok fazla değil. (İnşallah çoğalacak) Daha sadece 80 okunma kadar bir kitle var. Şuan bunu okuyanlara sevgilerimi iletiyorum.

Sadece sizden 2 isteğim olacak. Hikayeyi yıldızlamayı ve yorum yapmayı unutmayın olur mu? En azından 80 okunma var ama ona rağmen yorum pek yok. Yorum yaparsanız çok seinirim sizle oralarda buluşalım :))

- Sizce Beste ve Semih neden ayrıldı?

Yanıtlarınızı diğer bölüme geçmeden bekliyorum

Byee!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.