Har bitişte bir başlangıç yapan bir insandim.Ama bu sefer o benim sonum oldu.İnsanlar yaptığı yalnişlarda birilerini suçlamayi sevarlar.Mesela tanri neden bana böyle bir kader sundu veya beni şeytan yoldan çıkardı gibi .Aslında bunların hepsi insanların nefsi ve yaptığı seçeneklere bağlıdır.Peki benim yaptığım bu seçenek doğru olacakmiydi.?
***
Saat 17:53 geçiyordu ve ban geç kalıyordum.Onu bekletmeyi sevmezdim ama bugün zorundaydım.Benim şımarık şeytanım yada meleğim hiç bir zaman ayrıt edemiycektim çünkü işine gelince har şeyi üstesinden gelirdi,ama işine gelmeyince kilini bile kıpırdamazdi.Çok şımarıkti ve bu beni hoşuma giderdi.Yolun obur tarafında Polatla duruyordu,ve şu an sirf Polatlar dalga geçmek için orada duruyordu yoksa bu havada hayatda beni beklemezdi.Polat benim anlayışlı arkadaşımdı ve onunla ortaokulunda tanışmış ondan beri yakin arkadaştik.Yolun obur tarafina hızlıca geçtim Luna beni fark edince gülüşü soludu ellerini önüne topladı.Anlaşılan trip atacaktı.
Ha sonunda galdin diye lafa girdi Polat onunla tokalaştiktan sonra Lunaya dondum.Sol kaşı havada ayağıyla ritm tutuyordu.
15 dakika geç kaldın, dedi kızgınlıkla soğukdan burnu ve yanakları kızarmıştı.
İşim va... lafimi bitirmeme bile izin vermeden arkasına dondu ve yurmeye başladı arkasından adım atıcaktım ki Polat kolumu yakaladı.
Oğlum bir kerede gitme arkasından bu kiza nasıl dayaniyorsun gururun falan yokmu senin?dedi çatık kaşlarla.
Gurur ne oğlum tanımıyorum ban öyle bir şey.Ham şu an gitmem lazım yardamin için sağ ol,diyerek kolumu ondan kurtardım ve hızlıca onun arkasından koşmaya başladım.Arkasından geliceyimi biliyordu ve o yüzdende yavaş gidiyordu hızlıca koşup kolundan yakaladım.Kolunu benden çekip alarek bana dondu nefesimi düzene sokmaya çalişarek,
Nereye diye sordum? hiç bir şey demeden yüzüme boş boş baktı .
Tamam dedim teslim olarak özür dilerim dedim ona doğru bir adım atarek ve devam ettim telafi edicem dememe rağmen hiç bir tepki varmeden önüne dondu ve yürümeye başladı.Ellerimi cebime koyarek önüne geçip ona bakarek yürümeye başladım.
Sana çikolata alim bebeğim dedim yumşatmaya çalişarek.Çikolata ile beni kandırmaya çalişma, dedi homurdanarek.Pasta alim dedim yinede pes etmiyerek.
İstemez dedi hızlanarek,kolundan tutup kendime çektim ne istiyorsun o zaman dedim Hiç bir şey dedi ve kolunu çekecekken reglmi oldun dedim normalde böyle doğrudan doğruya sormzdim ama şu an zorunda bırakıyoruz.Kaşlarını daha fazla çatabilicekmiş gibi çatarek bana baktı.Evet ne olmuş sana ne arkamdan gelme,diye kolunu sertçe benden çekip aldı ve hizli yürümeye başladı.Hasta olduğu zaman hormonları çok deyişirdi ve tabiki kavga yapmaya bahane arardı.Koşarek ona yetişdim ve bir elimi beline yerleştirdim ve öbürünü bacaklarından geçirerek kucağıma aldım küçük bir çiğlik attı.Yuzuyle yüzumu ayni hizaya getirerek bebeğim dedim.Griyi çalan siyah gözleri nereye bakicağini bilmeden bocaliyordu.Yüzümü yüzüne biraz daha yaklaştırdım ve kirpiklerinin arasına saklanmaya çalışan siyah gözlerini gözlerime kiltlenmesine sebep oldum.Şu an hastasın ve bu kıyafetlerle ve bu soğukta yurumene izin veremem arabaya gidicez sende itiraz etmiyceksin,dedim emir verircesine.yutkundu ve yüzünde hiç bir mimiki değistirmedim ellerini boynuma dolayarek kafasını boynum gomdu belini geçen siyah saçları omuzlarından dokulup koluma dolanıyorum.
***
Lunayi arabanın on koltuğuna yerleştirdim ve kemerini takarek yüzüne baktım beni burada bekle dedim.Başını asaya yukarı sallayarek onayladı arabanın kapısını kapatarek yolun kenarındaki markete gittim.Markete girip kullandığı ped markasından dört poşet aldım bir kaç çeşit çikolata bir kab nutella ve sürpriz yumurtaları alarek kasaya gittim.Ücretini ödeyerek çıktım ve hızlıca arabanın sürücü koltuğuna oturup elimdeki poşeti önüne bıraktım.Poşetin içini açip bakinca yutkundu ve başini kaldırıp bana baktı.Gülümseyerek tuvalete gitmek istermisin dedim.Hayır dedi cabucuk,eminmisin?
Hayır .Gitmek istiyormusun diye tekrarladim bir kaç saniye yüzüme baktıktan sonra.Evet ve acil diye ekledi siritarek yüzüne bakarak arabayı çalıştirdim.Her zaman gittiğimiz AVM ye surdum normal şartlarda 10 dakikalık yold ama bu hizla 5 dakikada yapmıştık.Arabanı park etikdaen sonra Luna elindeki poşeti kucakliyarek arabadan indi bende arkasından indim önden hızlı gidiyordu o kadarmi acildi? diye ona takılmaya başladım. Har zamanki gibi beni bakmıyordu bile AVMnin birisinden hızlıca geçdi ve tuvalete gidiyordu bende arkasından yürüdüm kapıyı açip girecekken kahretsin kolundan çektim yine geçen yaptığı gibi pervasızdi "Ne" dedi elimin arasında kıpırdanarek kızaran yüzüne bakınca sinirimde uçup gidiyordu yüzünü ellerimin arasına alarek "bebeğim sıkıştiğinin farkındayım ama buraya gir"dedim kadınlar tuvaletini göstererek onu kandimdan uzaklaştırip kapının işaretine bakip dahada kızardı sonra bana bakarek alt dudağını sarkitti özür dilercesine ve hızlıca girip gitti.İşte böyleydi ne bok yiyerse yesin bu hareketi yapınca bir şey yapmak imkânsızdı ve her seferinde beni byle alt ediyordu
kuçuk şımarık şeytanım yada melyim .Tuvaletten 4 dakikada çıktı niye bu kadar uzun sürdüğü konusunda hiç bir fikrim yoktu ama yüzünde yine o şeytani gülümsemesi yerleşmişti.Yanima gelerek koluma girdi "aciktinmi?" diye sordum gulumseyerek başını yavaş yavaş olumlu anlamda salladı."Ne yemek istersin?"diye sordum "suşi" dedi kaşlarım havalandırdı"eminmisin"dedim "evet ne oldu" dedi siritarek birinci sebebi suşi sevmezdi ikinci sebebi geldiğimiz yerde kore yemekleri yoktu.Tamam dedim yutkunarek bir elimle saçlarımı karıştırdım o zaman sen 2 katdeki kahve hafasinde ot..
cumlemi bitirmeme bile izin vermeden "hayır "dedi "san gitme bugün benim yanımda olucaksın"dedi.Bu kızın derdi neydi onun siritarek bana bakan yüzüne bir kaç saniye baktıktan sonra larcivert kot pantolonumun cebinden telefonumu çikararek mesac sayfasına girdim.Polata hızlıca suşi getirmesini söyleyerek hızlıca kapattım.Telefonu cebime atarek ona dondum bir elinde poşeti tutuyor öbürünü cebine atmış bana bakıyordu.Tamam dedim ona bakarak yüzündeki şeytani gülümsemeyi yavaş yavaş silinirken şimdi eylenme sırası bandeydi.Çünkü kavga etmek için bahane arıyordu.Kolumu omuzuna atarek onu yürütmeye başladım.Sıkılınca gelene kadar ne yapalım sıcak çikolata veya kahve istermisiniz şımarık şeytanım,dedim gülümseyerek,dudağını kivirarek yürümeye koyuldu.Her zaman çok konuşurdu ama bugün ayrı bir sessizliği vardi.Sanki hayalimi okumuş gibi dudaklarını araladi.Bugün nasıl bir gun olduğunu biliyormusun dedi bir an kolumun altında bana dönerek kirpiklerin arasındaki siyah gözleri titriyor gibiydi.Onu kendime daha çok çekerek "hangi gunmuş"diye sordum çünkü bugün hatırladığım kadarıyla özel bur gun değildi. Doğum gününe daha 4 ay vardi sevgililer günü değildi yıldönümümuzde değildi.Kolumdan çikip önden yürümeye başladı bugün bu tavırlarına anlam veremiyordum bir sıkıntısı olursa ilk bana söylerdi ama bugün çok başkaydı.
Ellerimi montumun cebine sokarek arkasından onu izlerken bir an durdu bana dönerek yürümeye başladı yanıma gelip gözlerime bakmadan koluma girdi ve benide kendisiyle yurutmey başladı bir an dudaklarını aralayip ince sesiyle bacaklarım ağrıyor belimde yürümek istemiyorum ama gezmek için yürümek lazım dedi tıpkı küçük kız çocuğu gibi şikayet ederek,ama beni hala surekliyerek yürütuyordu.Sırtıma alim seni diyerek kolumu çekicektimki sıkıca tutunarek "hayır"dedi."Eee o zaman ne yapalım diye sordum omuzlarini indirip kaldirarek yavaş yavaş yürümeye devam etti."O zaman burada 5 dakika bekle diye bir giyisi mağzasinin onunde onu birakarek hızlıca içeri daldım.Aklıma bir fikir gelmişdi alış veriş arabaları onlardan birini satin alabilirdim tabi işi zorlamassalar.Mağzanin demir alış veriş arabalarından birini kapip kasaya yöneldim çalışan kadın bana kaşlarını çatip bakarken hemen lafa atladim.Merhaba hanımefendi şu an biraz garip gelebilir ama şu arabayı bana satamazmisiniz dedim kadın ilk once beni baştan asaya suzdu ve konuşmaya başladı.Malisef beyefandi mağza arabaları satılmaz dedi düz bir ses tonuyla önüne gelen saçların kulaklarinin arkasına sikiştirarek.Ne kadar isterseniz verebilirim dedim bende ayni ses tonuyla.Beyefandi ,bin tele dedim lafını bölerek ikibin hi ne darsirniz.Şey diye yuvarlanmaya başladı kadın hızlıca annemin bana hediye ettiği siyah cüzdanın içinden uç bin tele çıkarıp kadına uzattım "uç bin tele bence almalisiniz"diye kadına nakit parayı uzatarak işaret ederek.Kadın parayı görür görmez ikna oldu "iyi tarçıh
yaptınız "diyerek cüzdanı cebime atıp arabayı surerek çikişa doğru yürüdüm.şımarık şeytanım telefonuyla ilgileniyordu saçları omuzundan dökülüyordu altına siyah kilot
ve koyu mavi kot eteyi vardi üzerindede siyah şişme montuyla beni kendine aşık ede ede duruyordu.Yanina yavaş ve sessizca yaklaştım ve daldiği telefonunu elinden pratik ve hızlı
bir şekilde kaptım bir an affalladi telefonu ekranının kapatıp montumun cebine attım.
Kaşlarını çatip kusmeye hazırlanan çocuklar gibi dudağın sarkıtmaya başliycakken,bir
anda arabayı kenara iterek burnunun dibine kadar yaklaşarak boyumun onun boyuyla ayni hizaya gelmesi için eğildim siyah gözlerini kapatan kirpikleri uçuşuyordu sanki.
Ses tonumu yumşatarek "sakın bana dudak asma şımarık şeytan ve mağazadan çikana
kadarda bana telefonunu boşuna sorma"diye doğruldum once ellerini gousune topladı
sonra dudaklarını birbirine bastırarak bana bakmayi surdurdu.Banse ona usten usten bakmayi birakarek arabayı önüme getirerek ona yaklaştım ellerini çozerek koltuk altlarında tutarek havalandırdım ve arabaya nazikçe otusturdum dizlerini kendine çekerek oturdu ve bu arada dudaklarının hafif gulumsediyide gözümden kaçmamişti.Arabanın sürücü koluna geçerek saçlarini nazikçe okşayarek kulağına doğru eğildim Luna suşilerin gelene kadar burger king de bekleyelimmi dedim sadece başını sallamakla yetindi bugünkü hüzünün sebebi neydi böyle.Yavaş yavaş arabayı surdum ne o konuşuyordu nede ben.Etraftakilere bize garipser gibi bakıyordu ama bu bizi bundan beter çilginliklar yaptığımızda bile umursatmamişti.Onda en sevdiyim özelliklerdendir biride buydu hiç bir zaman insanların fikriyle karar almadı bu ebeveynleri olsa bile.Burger king önüne geldiğimizde Luna yavaşce doğruldu alış veriş arabasını dürdürüp onun görüş alanina geçtim onu arabadan çıkarmak için ellerimi ona doğru uzattım oda memnuniyetle boynuma atladı onu yavaşçe yere koyarek üzerimi düzelttim.Luka dedi kisik ses tonuyla adimi söylemesin severdim.Bana doğru bir adım atarek ayak uçlarinda uzaldi bir an opucek sandım ama ondan böyle performans beklenemezdi.Kulağıma yaklaşarak fısıldadi "bu arabada popom ağrıdı ve oturmak istemiyorum "diye bir adım geri çekildi bu kadarmiydi bunu söylemek içinmi bu kadar tereddüt edip beni şaşırtmak içinmiydi offf zaten beklenemezdi duruşumu düzelterek,boğazımi temizledim.Tamam zaten yemeyini yedikten sonra gideriz dedim.Gülümseyerek gözlerini devirdi ve yan tarafımızdaki masaya ilerleyerek oturdu arabayla yanımda surekliyerek banada karşısına çöktüm.Gorunuşe göre yirmeli yaşlarindeki garson bize burger menyusunu getirerek gülümsedi ve ilk Lunaya uzattı ardından bana uzatırken hızlıca doğrularek bana uzaltilanida kapip yerine çoktu.Kadın bir an affalldi ve Lunaya dönerek tam ağzını araliyecakken har zamanki gibi işine gelince konuşan şeytan konuşmaya başladı.Ona menyu uzatmaniza gerek yok şimdi gidebilirsin karar verdiğimde çağırırım dedi hafif gülümser gibi.Banse onu zevkle izliyordum bu hallerindede ayrı güzel oluyordu.Kadın dişini dişine sıkarak ortadan ayrıldı.Luna meyuyu sertçe masaya yapıştırarak bana dondu
banse sırıtmamai engelliyemiyerek ona bakıyordum.Duruma bakilacaksa şimdi suçsuz olsamda bana kızmasi gerekiyordu yasa kusmesi ama beni şaşirtarek ikisinide yapmadı.
Luka dedi yumşak ses tonuyla sanki sesini yumşatmaya çalışıyor gibiydi"bugün nasıl gun olduğunu garçektan hatirlamiyormusun"dedi kaşlarını kaldirarek,hayır dercesine başimi iki yana salladım.Derin bir nefes alarek iç çekti sonra gun boyu yanında taşıdığı deri siyah çantasından küçük boy çerçeve çıkardı once bana göstermedin bir kaç saniye dikildikten sonra çerçeveyi bana doğru uzattı ve derin bir nefes almama sebep oldu.Hayır bu nefes alma değildi bu iç çekmekti.14 sene once olmuş olan annemin ve bir yanında ben
bir yanında Luna duruyordu ortada ise annem ona sadece bir kere annemin rasmini gostemiştim çünkü onun ölümü hatırlamak istediğim şeylerden değildi.Luna resim
çizmeyi severdi ve yetenekliydide bunuda kendisi çizmişti.Annemin tipki benimki gibi koyu kahverengi kısa saçları vardi benim aksime ince dudaklarında bir tebessüm vardi
benimki gibi kahverenk gözleri parildiyordu bu resimde.Bir yanında Luna duruyordu kolunu annemin omuzuna atmış siyah gözlerinden mutluluk saçiyordu, bir yanında ben
siyah takim giymiştim Luna beyaz elbise giymişti biz bu resimde ve ya hayalde parlıyorduk.Bu onun hayaliydi ve hafızası bakışa göre çokta iyiydi.Bu günü unutmamiştim,
ama bu günü hatırlamakta istemiyordum.Lunanin yüzüme yerleştirdiy eliyle siçradim ve resme dalıp gittiyimide anlamamıştim.Luna elini çekerek oturduğu yerden kalktı ve tam karşımda durdu yüzümü avuçlarinin içine aldı ve eğilerek gözlerimden öpene kadar gözlerim olduğunu bile fark etmemiştim...
Sonra alnıma ve saçlarının üzerinede ayni şekilde öpücük kondurdu sanki o 11yaşindeki erkek çocuğunu teselli etmeye çalişarek.Elleri yüzümü bırakırken çerçeve kucağıma düştü Luna sandalyesini çekerek karşıma çoktu çerçeveyi alip masaya koydu.Ellerimi kendine çekerek sikica tuttu banse sadece onu izlemekle yetindim.İşte şımarık şeytanimin akilli melek yonleriydi.Luka dedi ellerimi sıkıca tutarek ve devam etti"bu günü unutmadın sadece unutmuş gibi yaptin bebeğim benim yanımda rol yapmana gerek yok
bana tutuna bilirsin bunu sende çok iyi biliyorsun"dedi ve ellerimi birakarek etrafa hiç
aldırmadan yüzümü avcılarının içine alıp gözlerimden bir daha öptü sıcak dudakları gözlerime her yerleştiğinde kabuk bağlayan yaralar iyileşdi sanki bir anlığına olsada.Evet Luna yeri geldiğinde bana annem gibiydi şefkat doluydu.Ama işine geldiğinde zalim kraliçe olmayinda unutmazdı. Beni bırakıp sandalyesini surekliyerek yerine geçtiği sırada
telefonum çaldı pantalonumun arka cebinden telefonu çıkardım Polat arıyordu açma
tuşuna basarak telefonu açtım ve "götünde dinamit patlattiklarim nerdesiniz bir saattir
AVMnin içinde gezmediyim yer kalmadı"diye bağırdı"burger king deyiz"diye telefonu yüzüne kapattım.Luna etrafı seyrediyordu telefonu cebime attım Luna bir an ayaklandı ve el salladığı yöne baktım Polat elinde suşi poşetiyle kızgın bir şekilde geliyordu.
Hızlıca masadaki çerçeveyi alip cebime attım Luna hemen neşelendi çünkü onunla dalga geçmek hayatindeki en zevk aldığı şeylerden biriydi.Polat yanımıza gelip poşeti sertçe koydu ve bana bakarak konuşmaya başladı."Got herif kolen miyim ban sanın her seferinde bana söylüyorsun "dedi ben ağzımı açmaya bile firsan bulmadan Luna Polatin omzuna elini yerleştirip ona yaslanır pozisyonu aldı ve ona bakarek zehir gibi kelimelerini yollamaya başladı."sayin kolem" dedi öncelikle her zamanki taktiği o şeytani gulumsemesini yüzüne takarek ve devam etti "arabamida alip bizim eve bırak sevgili kolem ondan sonra müsaitsin"dedi Polat onun elini silkeleyerek "başka bir isteğiniz varmı dünyaya zehir saçan yilanlarin ve tüm pisliklerin kraliçesi"dedi onların kavgasını her zaman keyifle izlerdim ama Luna hiç bir zaman hakkani çataşmazdi onunla hoşuna gitmeyen bir şey varsa kaşları çatık bana bakardı tıpkı şu an yaptığı gibi bu uyarı sirenleriydi onun.Polatda ban bakarak aynısını yaptı ehh ban onların arasında neyim böyle futbol hekimimiydim sanki.Polata yalvaran gözlerle baktım oflayip putları alış veriş arabasını aldı ve uzaklaştı.Lunanin yüzünde zafer kazanmış ifadeyle masaya geri oturdu....
