İçeriğe geç

Sonsuzum

Bölüm 17 · 5 dk okuma

Sonsuzum

Bölüm 17

ben sana hep gelirim

Bu şehirden gitme vakti gelmişti sadece 2 aylığınaydı bu şehirdeki ayrılığım sevdiğim adamla yeniden gelicektim bu şehire temelli kaderin beni neye sürüklediğini bilemezdim ama onunla ayrılmak çok zordu havaalanına gelmiştik annemler bizi yalnız bırakmak için Emirle önceden vedalaşıp uçağa biraz erken binmişlerdi neticede başa başa kalmıştık ayrılık vaktiydi her ne kadar 2 ayda olsa zordu yıllar sonra kavuştuğunla bu sureçte ayrı düşmek sıkı sıkı sarılmıştık bir birimize başımın üzerine sayısız öpücüklerini bırakıyordu sarılmamız bitince cebinden bir kutu çıkardı "Gül yüzlüm sana bir hediyem var"diyerek kutuyu bana uzattı kutuyu açtığımda şaşırmıştım bu çok güzeldi sonsuzluk işareti olan bir anahtarlık vardı içinde ama takılı olduğu bir anahtarda vardı "Bu çok güzel ama bu anahtar neyin anahtarı"şaşkınlığım sesimede yansımıştı "Bu bizim evimizin anahtarı hani dedik ya sonsuz olucaz diye içte buda onun göstergesi sonsuzluğumuzun nişanı yuvamızın anahtarında olsun istedim beğendinmi"derin derin gözlerinin içine baktım bu kadar ince düşünceli olması kalbimi yerinden çıkacak derecede attırıyordu gözlerinin içine bakarak gülümsedim "Çok beğendim teşekkür ederim" "Sevindim beğenmene buraya döndüğümüzde artık kapımızı bu anahtarla sen açarsın diye düşünüyorum" "Açarım tabi sonuçta yuvayı dişi kuş yapar o yüzden yuvanın anahtarınında dişi kuşta olmasının faydası var"dedim gülümseyerek öyle mi dercesine baktı gülümsemem büyüdü buradan gitmek gittikçe zorlaşıyordu "Öyle mi peki gül yüzlüm bu erkek kuş napsın 2 ay sensiz daha yeni kavuşmuşken hemde"içim acısada ona belli etmemeye çalıştım onu göreve göndermek benim içinde zordu tekrar sarıldım ona "Bu kuşta sağ salim dönmeye baksın yaralanmadan bana gelsin"gülümsedi gülümsedim daha sıkı sarıldı "Ben sana hep gelirim" bakışlarımız tekrar bir birini buldu derin derin baktık bir birimize "Söz ver bana sağ salim döneceksin hiç yara almıyıcaksın nikahımda yaralı bir damat istemiyorum yoksa hayır derim"dedim onu güldürmek için "Allah Allah öylemi biz gül yüzlüm diyip bağrımıza basalım karımız bize nikahta hayır diyecekmiş kızım ben Allah katında nikahımı kıymışım devlet nikahınıda en ala şekilde kıyıcağımdan hiç şüphen olmasın ayrıca söz veriyorum hiç yara almıycam gelin hanım o zaman evet dersiniz belki bana"dedikleriyle güldüm oda güldü artık ayrılıyorduk biz 2 aylık ayrılık için böyle üzüntümüzü saklamaya çalışıyırduk zor olacaktı ama alışacaktık "Döndüğümde sana gelecek olmak güzel hissetiriyor iyi ki beni sevmişsin Hilalim iyi ki yoksa yüreğim dayanmazdı senin beni sevmemene" "Öyle bir seçenek olmadığını sana söylemiştim ben hep seni sevdim seviyorum ve sevicem" "Ben de seni seviyorum gül yüzlüm Allah şahidim ki seni çok seviyorum"gözyaşlarım zaten göz pınarlarımdan akmaya hazır duruyorlardı tek tek akmaya başladılar içten içe bu kısa bir ayrılık diye kendimi telkin etsemde zordu onsuzluk göz yaşlarımı silip gözlerimden öptü artık onu geride bırakıp gidiyordu onunla geldiğim bu şehirden onsuz gidiyordum sıkı sarıldım ona oda bana "Allaha emanet ol kendine dikkat et" "Sende Allaha emanet ol gül yüzlüm nikahımıza kadar kendine iyi bak Hilal Soytürk olucaksın 2 ay sonra hazırlıkları tamamla ben gelene kadar"gülümseyerek başımı salladım alnımdan öptü "Seni seviyorum Sonsuzum"dedim gözyaşlarımla şaşırmıştı ona böyle seslenmeme sarıldı sıkı sıkı sardı kolları beni hiç bırakmak istemezcesine sanki kötü bir şey olacaktı içim sıkılıyordu ama mutlu görünmeye çalıştım artık uçağa binmeliydim göz yaşlarımı kendim sildim bu sefer "Bende seni seviyorum Gül yüzlüm" "Unutma bu gül sensiz solar o yüzden çabuk dönmeye bak" "Çalışıcam o gül yüzün solmasına yaşadığım müddetçe müsade etmem"uçağa binmek için anons yapıldı artık gitmeliydim bu sefer sarılmadım yanağından öpüp hızla ilerledim arkamı dönüp ona el sallarken eli yanağında öylece kaldığını görünce güldüm el salladım oda şaşkınlığını üzerinden atıp bana el salladı arkamı döndüm ama göz yaşlarım tekrar kendilerini salmışlardı Allaha dua ettim onu korusun sağ salim bana dönsün diye bu şehire tekrar sevdiğim adamla geliceğimi düşündüm burdan giderken evimize birlikte dönmenin hayallerini kurdum her bir hayalim zehirli bir ok gibi bir gün yüreğime saplanıcağını hiç düşünmemiştim sevdiğim adamla burdakı ayrılığımızın kısa süreceğini düşünmüştüm yanılmışım mezun olucaktım burdan gittikten sonra evlenecektik güzeldi her şey onunla evli olma düşüncesi birlikte yaşayacak olmanın düşüncesi güzeldi sonsuz olandık biz onunla her şey güzeldi bu düşüncelere dalmışken istanbula varmıştık Abim bizi karşılayacaktı havaalanında uçaktan inmiştim bavullarımızı alıp çıkışa yürümeye başladık abimi görünce gidip sıkıca sarıldım özlemiştim onu bugüne kadar hiç bir birimizden ayrılmamıştık abimde bana sıkı sıkı sarıldı şalımın üzerinden başıma bir öpücük kondurdu "Hoş geldin çiçeğim çok özledim vallahi yokluğun çekilmiyor" "Bende sizi özledim Abicim" "Eee o zaman bu ayrılık aklını başına getirmiştir Abinden ayrılıp Hakkaride Emirle yaşamıycaksın nişanı atmak içiñ geç değil"kıskanç Abim yine iş başındaydı söylediklerinde ciddi değildi bu gülen yüz ifadesinden belliydi "Saçmalama Abi nişanı atmak istemiyorum Emiri seviyorum"bu söylediklerimle biraz tadını kaçırmışdım galiba ama ne olursa olsun abim Emiri seviyordu onun benim için doğru kişi olduğunuda biliyordu her abi gibi kız kardeşini paylaşamıyordu sadece Emirle dostlukları çok farklıydı küçükkende abimin Emirden sonra bir sürü arkadaşı olmuştu ama insanın küçüklük dostluğu arkadaşlığı farklı oluyordu tıpkı Ela ve ben gibi onunla Emir arasındaki bağda bizimki kadar güçlü küçükken biri Emire vurmaya kalksa Abim önüne geçerdi ona vurmaya çalışanı Abim döverdi Emirde öyle Abime kalkan eli kendine kalkmış sayardı bir birleri için girmedikleri kavga yoktu Ailelerimizin ne kadar kavga kötü bir şey günah yapmayın demesine rağmen onlar bir birlerini korumak için hep kavgaya girişirlerdi güzel günlerdi bu şehirden evlenip gitmeden önce abimle Elanında arasını yapmaya çalışıcam çünki abimin ne kadar aşık olduğunu artık görüyorum Ela'ya bunu söyleyecek cesareti belkide kendinde bulamıyor çünki Elanın ne kadar yaralı olduğunu biliyor belkide teklifini reddetmesinden korkuyor onlar için elimden gelen her şeyi yapıcam Elanında kendi içinde hissleri var bence amma ailesinden dolayı kendine bile itiraf edemiyor Abim annemlede sarılıp Sare anneyede hoşgeldin dedikten sonra annemlerin bavulunu alıp çıkışa ilerledik Abim bavullarımızı bagaja yerleştirince arabaya binip eve gitmek için yola koyulduk Sare teyzeyi evine bırakıp ordan kendi evimize geçicektik Emirede vardığımıza dair mesaj atmıştım onunla bu ayrılığımızın kısa süreceğini sanmıştım ama beni bekleyen bir imtihan olduğunu hiç bilmiyordum. Ve bitti Bölüm hakkındaki düşünceleriniz Emirle Hilalin vedalaşması nasıldı Sizce Hilali nasıl bir imtihan bekliyor Gelecek bölümde görüşmek üzere Sizleri seviyorum<3 Allaha emanet olun:)

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.