Ben bir şey yapamadan,annemin öylece ölüşünü izliyordum. Başımı patlatmalıydım. Yada kendi başımı değil, o puştun kafasını patlatmalıydım.
Hemen mutfağa gittim. Salondan sarhoş olan o piçin sesi geliyordu. Elime bıçağı aldım ve salona doğru gittim. Hızla bıçağı o babam diyemeyeceğim sarhoş puşta saplayacaktımki, bana dediki "ikinizde bir sikim olamazsınız"
"Öylemi?" Dedim. Alayla başını salladı. Aldım bıçağı ona sapladım Komşular bir takım gürültüler duymuş ki polis çağırmışlardı.
Kardeşim olanları görmesin diye banyoya kitlemiştim. Dizlerimin üzerine çöktüm, bağara bağara ağlamaya başladım. Çalan kapıyı duyamıyacak kadar bağırıyordum. Ve kapıyı kırdılar. İçeri giren polisler elmdeki bıçağı görünce 22 yada 23 yaşında görünen bir polis ani bir hareketle elimden bıçağı aldı, kelepçe taktı tam 15 yaşıma girmeye 2 hafata vardı, ben ise bütün bir hayatı boka çevirmiştim.
Ama başa sar, çünkü elimdekiler
Kalmadı düştü...
Adım Bengü'ydü ama ismim kadar sonsuz değildim. O an hayatımda yok olmak istediğimi fark ettim. Polisler evi taramaya başladılar. Banyoda kulaklarına kulaklık takılı olan kardeşimi gördüler. 23 yaşında olan polis kardeşimi kucaklayıp arabaya bindirdi.
Polis arabasında, elimde kelepçeler. Sanki hayatımdaki yaşama sebebimi kaybetmiştim. Ne ceza verirlerse kabul edecektim. Ama kardeşimi yaşatmalıydım. Arkamızdaki polis arabasında kardeşim vardı.
Biraz ilerledikten sonra karakola geldik yanımdaki polis elimden bıçağı alan polisti. 1 63 olmama rağmen, gerçi 15 değilde 20 yaşında olsaydım daha uzun olurdum. Kafamı kaldırıp ona baktım. 185 vardı. Boynum ağrıdı, kafamı indirdim. Beni içeriye götürdüler. Bir polis beni sertçe ittirdi. Yanımdaki polis onun bileğini tuttu ve benim duymayacağım kadar sesisiz konuştu, ama duydum. "Eğer birdaha böyle yaparsan işine son veririm."
İçeri girdiğimde karşımda duran polis eliyele koltuğu işaret etti.
Oturdum, polis sorular sordu. Bildiğim cevapları yanıtladım.
Beni bir odaya götürdüler. Sorgu odasıydı. Bir polis içeri girdi, yaka kartında Cem yazıyordu. Ellerim hala titriyordu. Camın arkasından bizi izleyen polisleride biliyordum. Kafamı o tarafa çevirdim, kimseyi göremiyordum. Karşımdaki polis sertçe masaya vurdu. Kafamı ona çevirdim sorular sordu.
"Neden yaptın?"
"Mağdur mu oynuyorsun?"
"Bilerekmi yaptın?!!"
"Konuş,!"
"Konuşsana!!" Diye bağırdığında irkildim. Ardından hoparlör de, kalın ama sinirli bir ses tonuyla,"o bir çocuk!"diye bağırdı.
"Hayır, o bir katil" deyişiyle konuşmaya başladım.
"Ben bir katil değilim.
O piç her gece sarhoş, sarhoş eve geliyor."sesimde titrek bir ses vardı. Devam ettim" annem her gece onu. Dayağına maruz kalıyor. Ama bu sefer annemi öldüren kişi, babam diyemeyeceğim o şerefsiz. Yaptığımdan pişman değilim. Birdaha olsa birdaha yaparım" ve ağlamaya başlamıştım ama sessiz,sessiz , sadece gözümden yaş akıyordu. Hayatımın en çok yerindeydim.
Odadan çıktıktan sonra kelepçeleri çözdüler. Beni yurda göndereceklerdi.
Kardeşim aklımdaydı. Yanımdaki polise sordum,"kardeşim, kardeşim nerde?! Kulağına kulaklık takmıştım, banyodaydı."
Polis bana baktı ve "kardeşini önemsiyorsun." Dedi.
" O benim yaşama sebebim!"
"Kardeşini seninle aynı yurda gönderdik, korkma"
Kafamı aşağı yukarı salladım. Tamam der gibi.
Uzun bir konuşmadan sonra o polis Bana, "Tutuksuz yargılanacaksın ancak, 18 yaşını doldurana kadar yetimhanede kalacaksın. Masum olduğunu biliyorum. Sadece anneni korudun." Kafasını çevirdi yüzüme baktı. Demek onun gözünde ben gerçekten masumdum. Ama ben hala annem ölmeden önce o piçe birşey yapamadığım için ağlıyordum. Ardından "adım Volkan, seni denetleyen polisim. Artık gözüm üzerinde"dedi, biraz sert bir biçimde.
"Benim adım Bengü" dedim. Sesimin çıkamayacağı kadar ağlamıştım, ama anladı beni. Elini uzatıp bana kafasını salladı. Kumral saçları o kadar hafiftiki sallandı.
Beni yetimhaneye bıraktı. Ve elime bir telefonla bir kart bıraktı.
"İhtiyacın olunca ara, ama zaten sık sık peşindeyim"
"Teşekkürler"
"Şurdaki" dedi elini arkama doğru uzatarak.
"O teyze sana yurt odanı gösterecek."dedi suratsız bir ifade ile
Kafamı salladım. Kızıl saçlarım yüzüme doğru esiyordu. Ardından "dur,dur Bengü" dedi. Arkama döndüm.
"Bak telefona bir şey Atacağım ona bak" kafamı salladım. Gülümsedim yanaklarımda gamzeler belirdi. Oda aynı şekilde bana gülümsedi.
Odaya çıktım oda 8, 9 kişilik vardı. Ama sadece üç kişinin eşyalarını gördüm. Bende boş olan bir yatağa geçtim.
Düzenlendim. Sonra biraz uzandım, ama uyuyamıyordum. İçeriye Dang diye hızla biri girdi. Ardından onları terlikle kovalayan biri 17 yaş gibi duruyordu üç kız beni gördü, ve güldüler. Durdular. En büyük görünen kız konuştu,"Merhaba, ben Seçkin. Hoşgeldin" dedi tatlı tatlı sırıttı.
Kısa ve düz kâküllü bozulmuştu.
Sonra
"Merhaba"dedi uzun saçları beline kadar uzanıyordu. "Ben Tuğçe" gülümsedim. O da karşılık verdi.
Bana aşırı tuhaf görünen kız konuştu. Saçları kısa ve mora boyanmıştı." Ben deniz, Gonca." Dedi gülerek sanki bir sohw sergiler gibi. Gülmeden edemedim. Saçları bir erkeği andırıyordu. Ve dudağında Prince vardı.
Benimde adımı söyleme vaktim geldi. "Bende Bengü" dedim.
Ardından içeri aşçı girdi. "Bende aşçiniz Aslı." Elinde bir pasta, gelişimi kutluyorlardı.
Sonra hepsiyle teker teker sarıldım, sonra yeni telefonumla fotoğraf çekindik. Numaralarını aldım.
Eğlendim, çok güzel geçmişti. O kadar yorgundum ki hemen uyumuşum.
Ama çok tuhaf kabuslar gördüm. Hala korkuyordum. Bunu gören arkadaşlarım, ateşimin çıktığını gördüğünde hemen hastaneye götürdüler.
Sabah uyandığımda hastanedeydim. Yanımda Volkan abi vardı. Kabus gördüğüm için birincil kapanmıştı. Gözlerimi açtığım Volkan abi uyuyordu.
Uzun süre gözlerimi açtık bıraktım acıkmıştım. Volkan abinin uyanmasıyla beni fark etmesi bir oldu.
"Kahvaltı edelim,çıkınca." Kafamı tamam der gibi salladım.
Kahvaltıdan sonra duruşma vardı. Volkan abi bana mesaj atmış ve haber vermişti.
Duruşma salonuna gittim. Arkamdan Volkan abi omzundan tuttu bana eğildi kulağıma fısıldadı. "Mahkemede çok konuşma, sadece bildiklerini anlat." "Tamam" dedim.
Hakim gelmeden. O oratadaki yere doğru yürüdüm. Orada biraz ayakta kaldım. Sonra hakim ardından savcı girdi salona. Soru sormaya başladı
"Babanla, Anneni senmi bıçakladın?"
Biraz sesiz kaldım.
"Babam sarhoştu. Gece eve geldi, anneme elindeki şişe ile-" durdum gozlerimden yaşlar akıyordu. Ağlamamak elde değildi. Hakim biraz durdu, sonra"devam" diye bağırdı.
Sesim titriyordu.
"Anneme şişeyle vurdu. Annemin o an öyle görünce, atak geçirmiştim. Babama saplamıştım."dedim ağlaya ağlaya. Uzun bir sesizlikten sonra hakim konuştu."karar," dedi tokmağı vurdu.
"Psikolojik destek ile 18 yaşına kadar göz altında tutulacak!" Ve tokmağı vurdu.
Dışarı çıktım. "Volkan abi" dedim Volkan abi bana baktı" O kadar yaşlımı görünüyorum?"
Güldüm "bana Volkan de, hoşuma gitmiyor" büyüleyici bir gülümsemesi vardı. Omzuma dokundu hafifçe.
"Hadi gidelim, kizlar bekliyor." Dedi
gülümseyerek.
-Bölüm biraz kısa ama ileride daha uzun bölümler olacak.