İçeriğe geç

Sonsuza Kadar Birbirimizi Seveceğimizi Mi Düşündün? -(Hyunjin ile hayal et)-

Bölüm 2 · 5 dk okuma

Sonsuza Kadar Birbirimizi Seveceğimizi Mi Düşündün? -(Hyunjin ile hayal et)-

Bölüm 2

Dikkat etsene!?

Yolda kendi başıma dolaşıyordum mağzalara uğramaya karar verdim ama sevdiğim mağzalar saatin geç olması ile birlikte kapalıydı o yüzden bir kafeye gidip kahve almaya karar verdim.

Kafenin içi temiz büyük ve kalabalıktı. Sıraya girdim sıra bana gelincedde istediğim kahveyi söyledim.

Amy: Bir tane cold brew alayım.

Kasiyer: Tamam efendim birazdan hazır olur.

Amy: Peki teşekkürler.

Kahvemin hazır olmasını beklerken telefona bakmaya başladım. Bir kaç dakika sora kahve hazırdı.

Amy: Teşekkürler.

Kahvemi alıp dışarı çıktım kahvemin fotoğrafını çekip instangrama yolladım. Kahvem elimde telefona bakarak yürümeye devam ettim aynı zamanda kahvemden yudumlar alıyordum.

Telefona bakarken bir anda bir ünlü ile ilgili olan haber gördüm o da benim gibi kpop idolüydü sanki bir yerlerden tanıdık geliyordu ama hatırlayamadım onun ile ilgili haberleri okudum. Haberlerde aynı gruptaki bir erkekle ilişkisi olduğu ile ilgili haberler vardı.

Amy: *Kısık sesle mırıldanır.* Cidden gay fln mı? Ah her neyse.

Kahvemden tekrardan yudum alıcakken bir anda önüme şapka ve maske takan adam bana çarptı bana çarpması ile birlikte kahvem adamın beyaz kazağına dökülmüştü. Üf kahveyi almak için yanımdaki son parayı kullanmıştım.

Amy: Biraz dikkat etseniz mi acaba?

Adam sadece benim gözlerime baktı ve hiç bir şey demiyordu sonra arkasına baktı ve paparaziler onu gördükten sonra fotoğraf çekip ona boğru koşmaya başlayınca adam koşmaya başladı koşarken kazağının benim bilekliğime takıldığını gördü.

Adam: Sanırım benim ile birlikte gelmen gerekicek.

Amy: Ne bek-

Ben daha konuşmamı bitirmeden elimden tutu ve koşmaya başladı bir kaç dakika koştuktan sonra saklanıcak bir yer buldu ve birlikte saklandık.

Amy: Ne yaptığını zannediyorsun!?

Adam benim ani yüksek ile konuştuğum için telaş etti ve ağızımı kapadı.

Adam: Susar mısın?

Bir kaç dakika sonra adım ve kısık sesle konuşma duyduk sonra bana daha da çok yaklaştı ve hala kapatıyordu. Aslında aklıma suçlu olduğu ve bu yüzden de saklanabileceği aklıma geldi ve panikledim bir an önce ondan kurturmaya çalıştım çünkü beni rehin alabilirdi.

Adam: *kısık sesle konuşur.* kımıldama.

Dediğini umursamam ve ondan kurtulmaya çalışırım.

Adam: *kısık sesle konuşur.* Sana kımıldama dedim.

X: Buradan ses geliyor hadi bakalım.

Adam kolumdan tekrardan beni tutu ve güvenli bir yer aramaya çalıştı. Sonra çöplerin yanında bir dolap gördü.

Adam: Umarım klostrofobin yoktur.

Elimden sıkıca tutu ve beni çöplerin olduğu yere götürdü sonra dolabın içine girdik. O kadar yakındıkki onun sıcak ve endişeli nefesini hisedebiliyordum. Bana yakın olmamaya çalıştığı belliydi fakat dolabın aralık kısmından eli gözüküyordu. Tekrar bana baktı ve konuşmak için kendini hazırladı.

Adam: *Kısık sesle konuşur.* Merak etme sana bir şey yapmayacağım.

Sözü ile birlikte elini bellime kavradı.

Amy: *Kısık sesle.* Sana nasıl güvenebilirim ki?

Adam: *Kısık sesle.* Eğer zaten bunu isteseydim çoktan yapardım bu kadar zammete girmezdim.

Bir şey demeden sadece onun gözüne baktım. Gözleri çok güzeldi... Böyle güzel gözleri olan birinin yüzü nasıldır diye merak etmedim değil muhtemelen aşırı yakışıklıdır...

Adam: *kısık sesle.* Daldın gittin bir şey mi oldu yoksa?

Amy: *Kısık sesle.* Ne a şey yok hayır sadece bir an önce bunu bitmesini istiyorum.

Adam: *Kısık sesle.* Bende... Bu arada neden maske takmıyorsun?

Amy: Ha?

Adam: *Kısık sesle.* Sende idol değil misin? Ayrıca kısık sesle konuş.

Amy: *Kısık sesle.* Şey ben h-hayır.

Gözlerimi ondan kaçırırım yere bakarım sonra tekrardan gözüne bakıp tekrardan başka yere bakarım. Adam bir anda kısık sesle gülmeye başlar.

Adam: *Kısık sesle konuşur.* Yalan söylemekte iyi değilsin sanırım.

Hala cevap vermeden ona bakıyordum nasıl beni tanıdı aklım almadı çünkü sadece şirketimin hesabında sadece grup fotoğrafımız paylaşılmıştı ve benim yüzüm bile belli olmuyordu.

Amy: *kısık sesle.* Nasıl anladın?

Adam: *Kısık sesle.* Çünkü şirketin sana kullanması için verdiği telefonu kullanıyorsun.

Bunu söylerken elimde tutuğum telefonu gözleriyle gösterdi.

Adam: *kısık sesle.* Aramızda kalsın...

Adam bana yaklaştı ve beni daha çok kendine çekti sonra kulağıma eğildi.

Adam: *Fısıldayarak konuşur.* Bende idolüm...

Amy: *Kısık sesle.* Ne!? Sana nasıl inana bilirim.

Adam: *ksık sesle.* Öf sanada her şeyi kanıtlamalıyım.

Amy: *Kısık sesle.* Sadece emin olmak istiyorum.

Adam: *Kısık sesle.* Biliyorum.

Adam maskesini çıkartır ve bana bakar.

Adam: *kısık sesle.* Şimdi inandın mı?

Aynı düşündüğüm gibi o muhteşemdi... Yüzünü gözümle biraz daha inceledikten sonra aklıma haberdeki kişiye benzediği geldi.

Amy: *Kısık sesle.* Bekle sen gay olan idol müsün?

Adam: *Kısık sesle.* Ben gay değilim.

Bunu söylerken seni sinrli bir şekilde çıkıyordu. Hafifçe kıkırdadım ve kısık sesle konuşmaya devam ettik.

Adam: Bunu da kanıtlama mı istemezsin umarım.

Amy: Merak etme bu senin tercihin illa bana kanıtlamana gerek yok.

Adam: Sonunda...

Amy: Bu arada bence gittiler çünkü baya bir zaman geçti.

Adam dışarı kontrol etti sonra tekrardan bana döndü.

Adam: Bence biraz daha böyle kalalım. *Belini daha sıkı kavrar.*

Amy: Ah hala gitmediler mi?

Sadece kafasını evet anlamında salladı. Bana daha çok yaklaştı ve belimden tutmaya devam etti. Utandığım için başka yöne bakarım sonra tekrardan ona bakınca dudağıma bakatığını ve benim baktığımı fark edince gözlerini kaçırdığı fark ederim.

Amy: Bu arada

Adam tekrardan bana döndü ve tekrar bana baktı.

Amy: İsmin ne?

Adam: Hyunjin bekle bu arada cidden beni tanımıyor musun hiç grubumu falan duymadın mı?

Amy: Seni tanımıyordum sadece haberlerden gördüm ve o da bugündü.

Hyunjin: Yani bugün beni tanıdın öyle mi?

Amy: Evet.

Hyunjin: Daha önce tanışıyormuyduk?

Amy: İmkanı bile yok.

Hyunjin: Neden sanki tanıdık geliyor gibisin.

Amy: Çünkü bir süre Avusturalya'da yaşadım sonra Tayland'a taşındık ve şimdi ise buradayım.

Hyunjin: Ailen hala Tayland'da mı?

Amy: Evet.

Hyunjin: Kaç yaşındasın?

Amy: 21 sen?

Hyunjin: 23 aramızda 2 yaş var.

Amy: Evet. Tekrardan baksana gitmişler mi diye.

Hyunjin: Tamam.

Hyunjin tekrardan baktı ve ses gelmediğini fark etti.

Hyunjin: Sarım şimdi tamamen gitmişler.

Amy: O zaman çıkabiliriz dimi?

Hyunjin: Evet.

Dolabın kapısını açtım açarken bilekliğimin hala Hyunjin'in kazağına takılı olduğu fark ettim.

Amy: Bunu çıkarmamız gerekmiyor mu?

Hyunjin: Evet fark etmedim özür dilerim.

Amy: Özür dilenecek bir durum yok.

Hyunjin bilekliğimi kazağından çıkarmaya başladı.

Hyunjin: Çıkardım.

Amy: Ah sonunda.

Hyunjin bana uzunca baktı sonra kafasını yere doğru çevirdi ve etrafa bakındıktan sonra yine benimle göz teması kurdu.

Hyunjin: Artık bence gidelim saat geç oluyor ve eğer ikimizde gitmezsek ceza alıcaz.

Amy: Doğru neyse o zaman ben gidiyorum.

Hyunjin: Tamam.

Ben giderken Hyunjin sadece bana bakıyordu arkamı döndüğümde hala oradaydı sonra ona el salladım ve o da bana el salladı. Ona bakarken beyaz kazağındaki kahve izini fark edince adımlarımı daha da hızlandırdım çünkü muhtemelen kazak çok pahalıydı ve ona yeni bir kazak almak zorunda kalacaktım.

Şirkettin arka camından içeri girerim ve kaldığım odaya geçip yatarım.

-BİRİNCİ BÖLÜMÜN SONU-

Umarım beğenmişsinizdir >

Bölüm sonu

1 yorum