İçeriğe geç

Sonsuz sevgi

Bölüm 4 · 4 dk okuma

Sonsuz sevgi

Bölüm 4

Maske

𝑴𝒊𝒂𝒅𝒂𝒏:

Leon resimini açınca şaşırdım. Resimdeki kız bendim. Resimimin anlamını anlattıkça gözlerim doluyordu. Aylar önce çok sevdiğim çocuk şimdi benim resimimi çizmiş ve onun için mükemmel biri olduğumu söylüyor. Resimin anlamını anlattıktan sonra yanıma yaklaşarak ellerimi tuttu. Bir an bayılıcam sandım. Gözlerimin içine bakarak "iyiki varsın" dedi. O an sanki zaman durdu. İstemsizce boynuna sarıldım. İlk tepki vermedi. Çünkü sarılmamı beklemiyordu. Tam ayrılacağım anda belimden tutarak o da sarıldı. Ayrılınca sulu gözlerle teşekkür ettim. Gerçekten bu resim derin anlamı olan güzel resimdi.

Biraz sonra öğretmenimiz konuşmaya başladı. Yanındaysa bir kadın vardı. "Çocuklar, her birinizin resimi çok güzel ve anlamlıydı. Bugün yanımızda olan Laura hanıma derin teşekkür ediyorum. Biliyorum çoğunuz neler olduğunu anlamıyorsunuz. Biz kurs öğretmenleri ve yarışı geçirenler olarak böyle birşey düşündük. He bir öğrenci farklı kıyafetler ve maskeler kullanıcak. Böylece kimse bir birini tanımayacak. Kızlar mümkünse saçınızı farklı toplayın. Sonra herkes bir biriyle dans edecek. Sondaysa Laura hanım ve ben sizi puanlayacağız. Kazanan balonun prensi ve prensesi olacak." Sonra Laura hanım konuşmaya başladı. "Herkese Selamlar. Öncelikle çizdiğiniz resimlere hayran kaldım. Gerçekten çok güzel resimlerdi. Sizi alkışlıyorum. Bugün sizler için farklı kıyafetler hazırlandı. Benim burada olmamın sebebiyse kıyafetlerin tasarımcısı olmam. 2 büyük oda var biri kızlar için biri erkekler için. Kızlar sizin için kuaförler ayarlandı. Elinizden geldiği kadar farklı gözükün." Bu sözlerden sonra herkes odaya gitti.

𝑳𝒆𝒐𝒏𝒅𝒂𝒏:

Herkes odalara girdi. Odada farklı kostümler vardı. Bazıları efsanevi kahramanlar, bazıları insanı sihirli masallara götürecek kıyafetler, bazılarıysa çizgi film karakterleridi. Ben ünlü Peter Pan masalının kahramanının kiyafetini seçtim. Komik gözükeceğimi düşündüm. Ama hiçte bile. Her ince detayına kadar tasarım olunmuş, fakat bir o kadar da kötü görünmemeye dikkat edilmişti. Üzerimi giydikten sonra saçımı düzeltdim ve şapkamı giydim. Bu şapka yapraklarla süslenmişdi. Duyduğum kadarıyla Pan tabiat tanrısı olarak bilinmektedir. Peterin yapraklardan olan kıyafeti ve meşhur flütü bunu simgeliyor. Hazırlandıktan sonra yüzüme maske taktım. Maske siyahtı. Ayna karşısına geçtim. Gerçekten farklı gözüküyordum. Yalnız ağzım gözüküyordu. Her keste eldiven vardı. Sonuçta ellerimiz farklı yani insanı elinden de tanımak mümkün.

𝑴𝒊𝒂𝒅𝒂𝒏:

Odada farklı kıyafetler vardı. Ben Peter Pan masalındaki Wendy isimli kıza hayat vericektim. Çünkü giyimi sade ve güzeldi. Mavi rengi çok seviyorum. Kıyafetin mavi olması daha da hoşuma gitti. Topuğa kadar uzundu. Üzerimi giydikten sonra sıra saçlarımdaydı. Kuaförlerden biri bana yaklaştı ve saçımı yapmaya başladı. Bitirdikten sonra saçıma mavi bant vurdu. Gerçekten de aynı Wendy olmuştum. Şimdiyse maske takmalıydım. Mavi zarif tül ile süslenmiş göz maskesi seçtim. Bence iyi gözüküyordum. Kendime benzemiyorum ya. İşim bittikten sonra saate baktım. Zaman gelmişti. Yavaşça kapıyı açtım ve salona doğru gittim. Artık bir çok öğrenci buradaydı. Herkes giyimine göre kendi eşini buluyordu. Sherlock Holmes ve Dr. Watson, Batman ve Robin, Asterix ve Oburix, Rapunzel ve Flyinn Rider, Ariel ve Eric, Aurora ve Phillip ve b. gibi ikililer vardı. Bense Peter Pan'ı arıyordum.

𝑳𝒆𝒐𝒏𝒅𝒂𝒏:

Artık herkes salondaydı. Bense hala Wendy'ni arıyorum ki işte bu galiba buldum. Saçları arkadan mavi bantla bağlanmış, topuğa kadar uzun mavi elbise giymiş kız. Ona taraf gitmeye başladım. Wendy? diye çağırırken bana taraf döndü. Güzel kızdı. Ama nedense bu kızın Mia olduğunu düşünüyorum. Merhaba ben Peter Pan diyerek karşısında prenseslere Selam verir gibi eğildim. Oysa içten gülerek nazikçe eğilip "merhaba bende Wendy" diyerek gülümsedi. Artık eminim bu kız Miadır. Çünkü Mianın gülüşünü çok iyi tanıyorum.

𝑴𝒊𝒂𝒅𝒂𝒏:

Etrafa bakarken birinin Wendy diye seslendiğini duydum. Sesin sahibine taraf dönerken yeşil giyimli, yüzünde siyah maskesi ve belinde flütü olan Peter Pandı. Karşımda nazikçe eğilip Selam verdi. Bende aynı şekilde. Biraz Peter Pan masalı ile ilgili konuştuk aslında o konuştu ben dinledim bazense kendi düşüncelerimi ekledim. Çünkü gözüm Leonu arıyordu.

𝑳𝒆𝒐𝒏𝒅𝒂𝒏:

Miayla sohbet ediyordum. Aslında ben konuşuyordum oysa ara sıra kendi düşüncelerini söylüyordu. Gözleri birini arıyordu. Galiba Leonu yani beni arıyordu. Bu haline güldüm. Galiba beklediğin biri var. Ben gideyim dans ederken beni bekleyin Wendy hanım. Yeniden karşısında eğildim. Yüzünü bana dönerek şaşırmış gibi baktı. Utanmış gibiydi.

𝑴𝒊𝒂𝒅𝒂𝒏:

Etrafa bakarken Peter Pan birisini beklediğimi anlamıştı. Biraz utanmıştım. Çünkü karşımdaki kişinin onu dinlemediğimi veya umursamadığımı düşünmesini istemem. Birini gözüm arıyor ama bulamıyorum. Saygısızlık yaptıysam özür dilerim. Söylediklerim karşısında gülümsedi. O yanımdan ayrıldı. Bense hala Leonu arıyordum. Çok iyi giymiş olmalı ki onu bulamıyorum.

Biraz sonra artık dans zamanıydı. Peter Pan yanıma geldi. Zarifçe eğilerek "benimle dans eder misiniz?" Elinini tuttum "tabiki." Gülümseyerek dans için ayrılmış yere gittik. Elini belime koydu bir eliniyse havada tuttu. Bende bir elimi onun omuzuna diğer elimleyse havada olan elini tuttum. Bir birimizle umumlu dans ediyorduk. Ama ben hala Leonu arıyordum. Onu bulamayacağımı anlayıp Peter tarafa döndüm. Bana bakıyordu. Onunda konuştuktan beri Leonu arıyordum. Bu yüzden Peter Pan'ın yüzünü tam görmemiştim. Ne kadar da Leona benziyordu. Ama o olmaya da bilirdi. Birlikte çok güzel dans ediyorduk. O iki elini de belime sardı. Bir anda ayaklarım yerden kesildi. Etrafta bir devre vurduktan sonra beni zarifçe yere indirdi. Dansımız uyumlu şekilde devam ediyordu. Peter yavaşça kulağıma yaklaştı. "Mia Leonu uzakta arama ve her zamankı gibi kokun beni sarhoş ediyor." Yerimde donup kaldım.

Gerçekten o Leondu.

Bölüm sonu

1 yorum