Bölüm 12: Cadı Anne
Akın:
- Anne nasıl yaparsın böyle bir şeyi ya
- Noldu? Yoksa o ölüp bittiğin kız seni bıraktı mı
- Böyle bir şey asla olmayacak anne bunu bil!
- Sen öyle san ben sizi ayırmasını bilirim.
- Bizi hiçbir şey ayıramaz anladın mı?! Sen böyle yaparak bizim aşkımızo birbirimize bağlılığımızı daha da güzlendiriyorsun!
- yaa sen öyle san kızın gözündeki parlama her geçen gün sönükleiiyor sana karşı.
- Öyle bir şey yok!!
- ne kadar istemesen de elbet bir gün ayrılacaksınız
- Ayrılmayacağız dedim!
- Sence kız da bu şekilde mi düşünüyor oğlum
- Tabi ki bu şekilde düşünüyor. Senin bu oyunların yüzünden aramız bozulmayacak asla!!
- Bu ufacık 2 günlük yeni bir kızdan bile seni hemen kıskandı ya görmedin mi farketmedin mi tavırlarını? Sen bu kızla yapamazsın
- Anne biliyor musun o kız benim her şeyim.
- yaa demek öyle?
- Evet öyle!
- Ben mi o kız mı?
- Tabi ki de ASYA!
- Yaa demek öyle diyorsun!
- evet öyle diyorum!
- O zaman bu senin suçun kıza da benim yüzümden oldu dersin
- Gene ne yapacaksın?!?
- Eğer kızdan ayrılmazsan kızın annesini öldürtürüm. Tüm gün evde yalnız zaten ve hasta. Yazık kadın en azından kurtulur diğer dünyada rahatlar. Ama tabii o kızı bilemem ne kadar üzğlür artık kendini mi öldürür yoksa acısından mı ölür
- Öyle bir şey yaparsan seninle bir daha konuşmam
- ahh oğlum benim kaybedeceğim hiçbir şey yok. Sen benimle en fazla bir ay konuşmazsın sonra paran bitecek ne yapacaksın geleceksin evine annenin yanına
- Sen öyle san öyle bir şey asla olmayacak
- O kızdan ayrılacaksın yoksa annesi ölür.
- son sözün bu mu bak pişman olacaksın anne
- evet bu!
- O zmaan gidiyorum ben yeni annem o olur sen artık benim annem değilsin
- Tamamgit bakim kaç gün fakir fakir yaşayabileceksin. Zenginlikten sonra fakirlik sana acıyprum gerçekten
Akın:
- İşte böyle oldu kanka
Emir:
- Ayy çok kötü kavga etmişsiniz
- Maalesef kanka
- ee napacan abi sen ya gerçekten öldürürse
- öldürtür beklerim ben ondan
- napacaksın o zaman
- Bir şekilde ayrılmam lazım onun benim yüzümden üzülmesini kaldıramam
- Ayrılınca da üzülecek be abi
- Annesi ile sevgilisi aynı şey mi sence küçüklüğünden beri sadece annesi büyütmüş 17 yıldır annesiyle birlikte daha 1 yıl bile olmadı biz tanışalı.
- peki sen nasıl diyorsan ama abi sana da yazık be
- Eğer benim yüzümden annesi ölürsr emin ol tüm hayatım boyunca vizdan azabı çekerim daha çok üzülürüm. Sen beni düşünme ben Asya'yı düşünüyorum
- peki sen nasıl istersen yap abi
- peki nasıl ayrılacağım ben Asya'dan
- abi aldatırsan net ayrılır
- Aldatamam ki abi hayır
- abi sana illa aldat demiyorum ki aldattım seni de.
- inanmaz ki
- eee başlarda biraz inanmaz sonra inanır mecburen
- ayrılır di mi
- ayrılır abi net
- O zaman bunu denemem lazım. Ama daha yeni barıştık bir kaç gün bari birlikte güzel günler geçirelim
- peki abi o zaman ne yapabiliriz
- gel çiçek alalım
- abi ben çikolara alacağım Şuleye. Kurbağa çikolata
- haa şu HP dekinden
- heh tam ondan abi
- Şule HP seviyormuş ta
- hee anladım benimki de işte müziği seviyor napsam nota şeklinde çikolata mı yaptırsam hahaha
- Çikolatacı ablaya yaparlar mı diye soralım abi belki yaparlar
- e hadi gidelim o zaman
- tamam abi.
(Çikolatacıya giderler)
Kolay gelsin abla nota şeklinde çikolata var mı acaba, dedi Akın. Emir de abla ben de Harry Potterdeki kurbağa çikolatadan istiyorum.
İkisi de var istediklerinizin gençler dedi abla. Akın ile Emir çikolata aldılar ve Asyaların evine doğru yürümeye başladılar.
Asya:
-Akın annesiyle çok büyük bir kavga etmiş Annesi Akın'ı evden kovmuş. Akın Emirlerin evine gitmiş. Bir süre emirlerde kalacakmış.
- Ayy yazık enişteme
- Evet yaa. Ne kadar kötü bir annesi var.
- Annesi seni sevmediği için oluyor bunlar biliyorsun di mi
-Biliyorum tabii ki
- Yazık enişteme
- Noluyor ne sana enişteciler gibi konuşuyorsun her şey benim yüzümdenmiş gibi beni kötülüyırsun!
- o anlamda demedim Asya. Sadece düşündüklerimi söylüyordum
- Peki tamam.
- Tamam. Peki şimdi n'olacak Asya
- Ben de bilmiyorum Şule
- Eniştem hep Emirlerde kalamaz ki. İlla kendine bir ev tutmalı eğer annesiyle barışmazsa
-Barışacaklarını sanmıyorum çok büyük bir kavga etmişler.
Şuleye mesaj gelir
Trink... Trink...
Emir:
Canım Akın annesiyle kavga etmiş bizde kalacakmış bir süre büyük ihtimalle Asya söylemiştir sana ama gene de söyleyim dedim.
Şule:
Biliyorum Asya söyledi biz de onu konuluyorduk şimdi. Sizde ne kadar kalabilir ki eniştem illa kendisine ev almalı.
Emir:
İstediği kadar bizim evde kalabilir o benim 7 yıllık arkadasım
Şule:
Sen bir şey demezsin ama annen bir süre sonra bıkar. Annen sürekli ona da hizmet etmek zorunda değil ki.
Emir:
Bir şey olmaz kendimize biz yemek yaparız bulaşıkları yıkar kendi ütümüzü yaparız anneme yük olmayoz.
Şule:
Peki sen öyle diyorsan öyle olsun. Ben şimdi kapatıyorum Asya ile oturuyoruz balkonda.
Emir:
Parkta buluşalım mı parka gelsenize kafamız dağılır hem biraz
Şule:
Olmaz sınavlar var. Çalışmamız lazım. Ben de şimdi Asya'yı ikna edip ders çalışacağım biraz. Kafası dağılsın kızın.
Emir:
Peki. Sen nasıl istersen.
Şule:
Hadi görüşürüz. Eniştemle sen de çalış kafanız dağılır hem biraz hem de zaten ders çalışmamız lazım.
Emir:
Peki hayatım. İyi dersler
Şule:
Sağol size de iyi dersler canım.
-asya hadi ders çalışalım sınavlar başlayacak.
- İstemiyorum
- Ama neden ki birinci olmak istemiyor muydun sen
- İstiyorum ama şuan çalışmak istemiyorum
- bugün istemeyeceksin yarın istemeyeceksin sonra hep erteleyeceksin birinci olamayacaksın. Hadi kalk ders çalışacağız elini yüzünü yıka da gel hadi
-Offf Şule tamam
Kapı zili çaldı
Ring... Ring...
Asya seslendi anne kim geldi diye. Birden kapıdan Akın ile Emir girdi. Ellerinde çikolatalar. Şule bir çığlık attı:
-Aaaaa hep istediğin o HP çikolata... Kurbağa... Çikolata... Yaaa çok teşekkür ederimmmm. Seni çok seviyorum.
Emir:
- Afiyet olsun hayatım. Ben de seni çok seviyoırum. Şunun bacağından bir ısırim mi ya canım çekti.
- Tabi tabi al.
Akın:
-Aşkım al sana notalı çikolata aldım hem de bir kutu dolusu.
Asya:
- Teşekkür ederimm.Ne gerek vardı şimdi. Çok çirkinim bir de keşke haber verip gelseydiniz.
- Ne çirkini bir tanem maşallah çok güzelsin
- çok çirkinim gözlerimin altı şişti zaten ağlamaktan
- Ouyy kıyamam sen benim için ağladın mı?
- tabi ki ağladım
- Boşver sen o kadını. Onunla bir daha muhatap olmayacaksın.
- Ne neden yoksa bzii rahat mı bırakacak
- evet bir tanem çok pişman olmuş bizi bu kadar üzdüğü için
- Hiç beklemezdim bunu annenden
- Ben de beklemiyordum bir tanem
Emir:
-Neyse abi biz gidelim artık kızlar da dinlensin biraz.
Akın:
- Tamam sen git geliyorum.
- tamam abi.
Akın:
- Asya, Bir tanem. Ne olursa olsun sen sonsuza kadar kalbimde olacaksın beni asla unutma olur mu? Çünkü ben seni unutmayacağım unutamayacağım...
- Şimdi durduk yere noldu Akın birden korkutuyorsun beni?!
- yok bir şey bir tanem. Öyle içimden geldi.
- peki hadi emir seni bekliyor git artık
- peki görüşürüz yarın bir tanem
- görüşürüzzz
Asya yatağa uzandı ve umarım her şey iyi olur dedi kendi kendine. Şule merak etme her şey çok güzel olacak eniştem ile sen mükemmelsiniz dedi. Asya gülümsedi ve kısık bir sesle umarım dedi ve gözleri kapandı.
Asya rüyasında Akınla ayrıldıklarını gördü. Akın'ın annesi Akın ile Asyanın el ele tutuştuklarını görüp koşarak geliyor ve ellerini tutup ayırıyordu. Sonra da kahkaha atarak gülüyordu.
Asya birden yerinden kalktı. Şule de uyuduğu yerden kalkıp:
- Asya?
- Evet.
- İyi misin?
- Sadece kabus gördüm
- Tamam rahatla, geçti sadece bir rüyaydı.
- Evet sanırım öyleydi.
- Hadi uyu Asya. Rahatla Eniştemin dediklerinden dolayı endişelendiğindem oldu kesin.
- Nereden anladın?
- Bana hep olur. Ben kafamda boş boş senaryo kurarım sonra da onları rüyamda görürüm
- Evet sanırım öyle oldu
- öyledir. Uyu artık
- Tamam iyi geceler
- sağ ol sana da
Sabah olduğunda Asya, Şule'nin bağırışlarıyla uyandı.
Asya:
- Noluyor Şulee suss uyuyorum!!
- Asya bakman lazım buna
- Ya uyuyorum yaa
- Asyaa
- Nee nee yaa off
Asya yataktan kalkıp Şule'nin yanına gitti. Akınların evinde satılık yazısı vardı.
Asya:
- Bu ne yaa
- Asya noluyor
- Bir bilsem keşke ben dee
Asya Akın'ı aramak için telefonunu eline aldı ama bu hat kullanılmıyor diyordu.
Asya:
- Ya delirecegiiiiim!!!
- Sakin ol Asya
- Nasıl sakin olim resmen rüyam gerçekleşti
- Asya ne biliyorsun daha hiçbir şeyi bilmiyoruz
- Ya dün de dedikleri şeyler garipti zaten. Unutma seni her zaman sevecem falan zaten şüphelenmiştim. O cadı kesin bir şey yaptı. Ya peki o zaman neden ya neden dün gelip her şey yolunda dedi.
- Belki de ondan nefret edip daha kolay unutman içindir?!?
- Tamam da neden
- Annesi tehdit etmiştir yine
- yine ya yine aynı ieyleri yaşıyorum
- Ama madem o seni terketti sen de onu terket
- nasıl yani
- unut onu
- nasıl untayım 7 ayım boşuna mıydı yani. Onca şey koskoca 7 ay yaa boşa gitti hepsi
- hayır öyle düşünme sakın! O kaybetti sen değil.
- Ama terkedildim
- Hayır sen onu terkettin
- kendimi kandırmayayım Şule terkedildim işte ama kendimi bırakmak yok üniversite sınavına 5-6 ay kaldı sadece. Ders çalışmam lazım.
- İşte bu kızım hayata küsme
- Şule bugünden sonra sadece sen ve ben başka kimse yok
- Aynen öyle kızım yaa
- Gel ymeek yiyelim de ondan sonra ders çalışmaya başlayalım
...
Şule:
- Asya yetmez mi 2 saattir aralıksız ders çalışıyoruz? Biraz mola verelim lütfen
- Aaa 2 saat mi oldu tamam 5 dakika bi mola verelim o zaman
Mesajlaşma:
Şule:
Emir noluyor?
Emir:
Noluyor canım?
Şule:
Ben de onu soruyorum, noluyor?
Akın nerede?!?
Emir:
Evindedir nerede olacak? Sen niye soruyorsun?
Şule:
İşte evinde değil. Evlerinde satılık yazısı var.
Emir:
Nasıl ya?
Ben de bilmiyorum bir şey. Ben bir aratim onu Şule sana sonra dönerim tekrardan.
Şule:
Tamam lütfen çabuk ol. Asya delirdi iki saattir ders çalışıyoruz
Emir:
Tamam canım.
Asya seslenir:
Şule hadi derse napıyorsun orada?
Geldim Asya!
Asya ile Şule ders çalışmaya devam ederler. Neredeyse derslerinin 4. Saatinin sonunda Şuleye meaj gelir.
Trink...
(Aşkım Akınlar başka şehire taşınmışlar. Ama Asya'ya söyleme sakın.)
Asya:
- Kim mesaj atmış Şule?
- önemli değil ya hemen geliyrıum ben sen devam et.
- peki
Mesajlar:
Emir:
Aşkım Akınlar başka şehire taşınmışlar. Ama Asya'ya söyleme sakın.
Şule:
Ne demek taşınmışlar ya! Asya'ya bir şey söylemeyi düşünmüş mü acaba!!!
Emir:
Hayatım Akın içn kolay mı ayrılık sanıyorsun?
Onun için de çok zor ama Asya daha çok üzülmesin diye hiçbir şey söylemeden gitti. Gene bu halde bile Asya'yı düşündü. Ondan nefret eder de kolay unutur diye hiçbir şey söylemedi.
Şule:
Bana Akın'ı mı savunuyorsun sen şuan!
Sakın bana onu savunma!!!
Emir:
Ama hayatım niye anlamıyorsun Asya üzülmesin diye yaptı.
Şule:
O kadar kolay mı sanıyorsunuz siz ya! Sizce şuan Asya çok mu mutlu?
Dün gece kız kabus gördü. Kabus neydi biliyor musun?
Emir:
Ne gördü hayatım?
Şule:
Akınla ayrıldıklarını gördü.
Sabah kalktı kız rüyam gerçekleşiyor diyip ağladı yaa.
Şuan çok mu mutlu sizce?
Emir:
Haklısın hayatım
Şule:
Tabi haklıyım.
Şimdi ben ders çalışmaya gidiyorum zar zor ikna ettim zaten.
Emir:
Peki canım görüşürüz. İyi dersler size (。♡‿♡。)
Şule, Asya'nın yanına gelir.
Ders çalışmaya devam ederler.
6. Saatin sonunda Şule artık dersi anlamamaya boş gözlerle Asya'nın anlattıklarına bakmaya başlamıştı. Asya gülümsedi ve Şuleye bir yemek molası mı versek dedi. Şule gözleri parlayarak, büyük bir sevinçle olur dedi. Aşağıya mutfağa indiler. Zehra teyze yani Asya'nın annesi hemen kızlara yemek bir şeyler hazırladı.
Zehra teyze Asya'nın iyi olmadığını görünce ne olduğunu sorar. Ve kızlarla gecelere kadar konuşur bu konu hakkında. Saat artık 23:46 olduğunda konuşma bitmişti. Kızlar iyi geceler diyip yukarıya odaya çıktılar.
Yukarıda da Şule ile Asya aralarında konuştu. Asya daha iyi görünüyordu. Yarın daha da iyi olacaktı. Kızlar sabaha kadar film izlemeye karar verdiler ama daha bir filmn yarısındayken uyuya kalmışlardı. Bugün çok yorulmuşlardı.