---
**31 Ekim 2049 - Gece 01:25 - Villa Üst Kat Koridoru**
Emir, Ada’yı duvara yaslamış, sert ve aç bir şekilde öpüyordu. Ghostface maskesi yerdeydi. Kaslı kolları kızın belini sıkıca kavramıştı. Ada da karşılık veriyordu; elleri Emir’in geniş sırtında ve kollarındaki dövmelerde geziniyordu.
Tam o sırada koridorun sonundan Alp belirdi. Bir an donup kaldı, sonra yavaşça yaklaştı.
Alp: (alçak ve öfkeli sesle)
Vay be… Demek en yakın arkadaşınla o kadar samimi değildin ha?
Emir öpücüğü yavaşça bıraktı ama Ada’yı bırakmadı. Başını kardeşine çevirdi. Dudaklarında hafif bir gülümseme vardı.
Emir:
Gördün işte. Ada benim.
Ada nefes nefese ikisinin arasında kaldı. Yüzü kızarmış, kalbi deli gibi çarpıyordu.
Ada: (titreyen sesle)
Durun… İkiniz de durun. Bu şekilde olmaz.
Alp yaklaştı, Emir’in yanında durdu. İki kaslı ikiz de Ada’yı kıstırmıştı.
Alp: (kıskançlıkla)
Neden? Sen de bizi istiyorsun. Bunu ikimiz de hissediyoruz. Kıvanç’ı istiyorsun diye kendimizi geri mi çekelim?
Emir: (soğuk ama tutkulu)
Kıvanç 27 yaşında. Seninle aynı yaşta olan biziz. Bana bak.
Emir Ada’nın çenesini tuttu ve tekrar öptü. Bu sefer daha derin, daha sahiplenici. Ada bir an direndi ama sonra teslim oldu. Elleri Emir’in kaslı göğsüne gitti.
Alp izlerken yumruklarını sıktı, sonra Ada’nın elini tuttu ve kendine çekti.
Alp:
Ben de buradayım.
Alp de Ada’yı öptü. Öpücük daha vahşi ve aceleciydi. Ada şok içinde ikisinin arasında kaldı. Bir Emir öpüyor, bir Alp… Kalbi yerinden çıkacak gibiydi.
Ada: (öpücüklerin arasında nefes nefese)
Durun… Lütfen… Bu çok yanlış…
Emir: (kulağına fısıldayarak)
Yanlış olan seni Kıvanç’a bırakmak olurdu.
Alp: (diğer kulağına)
Biz senin için yarışıyoruz. Seç birimizi.
Ada ikisini de itti. Gözleri dolu dolu, dudakları şişmişti.
Ada:
Siz ikizsiniz… Bunu yapamazsınız. Ben… ben Kıvanç’ı istiyorum. Ama siz de… çok etkileyorsunuz beni.
Emir ve Alp birbirine baktı. Aralarında sessiz bir rekabet ateşi yanıyordu.
---
**Gece 02:10 - Bahçe**
Kıvanç dışarı çıkmıştı. Elinde bir sigara, gözleri karanlıkta Ada’yı arıyordu. Defne yanına geldi.
Defne:
Abi, Ada’yı gördün mü? Bir saattir ortalarda yok.
Kıvanç: (düşünceli)
Ben de onu arıyorum.
Tam o sırada üst kat penceresinden Emir ve Alp’in Ada’yla olduğu odaya baktı. Gölgeleri gördü.
Kıvanç’ın yüzü sertleşti.
Kıvanç:
Demek öyle…
---
**Üst Kat Odası**
Ada ikizlerin arasında kalmıştı. Üçü de nefes nefeseydi.
Ada:
Bu gece çıldırdınız siz. Benimle oynuyorsunuz.
Emir: (ciddi)
Oynamıyoruz. Seni gerçekten istiyoruz. İkimiz de.
Alp: (gülümseyerek ama ciddi)
Seçmek zorunda değilsin. Ama Kıvanç seni hak etmiyor. Biz senin yaşındayız, senin enerjine daha yakınız.
Ada: (gözleri dolarak)
Siz… benim için kavga mı edeceksiniz?
Emir yaklaştı, Ada’nın saçını kulağının arkasına attı.
Emir:
Gerekirse evet. Ama önce seni ikna edeceğiz.
Emir tekrar öptü Ada’yı. Bu sefer daha yavaş, daha tutkulu. Alp de arkadan Ada’nın boynunu öpmeye başladı.
Ada: (inleyerek)
Tanrım… Durun… Bu çok fazla…
Tam o sırada kapı sertçe açıldı.
**Kıvanç** kapıda duruyordu. Yüzü taş gibiydi.
Kıvanç:
Demek buradasınız.
Emir ve Alp Ada’dan uzaklaştı. Üç genç yüz yüze geldi.
Kıvanç: (soğuk)
Yeğenlerim… Kızı paylaşıyor musunuz?
Emir:
O bizim değil. Senin de değil. Ada kendi kararını verecek.
Alp:
Sen 9 yaş büyüksün ondan. Bırak onu.
Kıvanç güldü. Ama gülüşü tehlikeliydi.
Kıvanç:
Siz daha bebeksiniz. Bu ailede kadın meseleleri bu kadar basit değildir.
Ada ortada kalmış, şok içinde üçüne de bakıyordu.
Ada:
Yeter! Hepiniz yeter! Ben kimseyi seçmek zorunda değilim!
Kıvanç Ada’ya yaklaştı, elini tuttu.
Kıvanç:
Gel. Konuşalım.
Emir ve Alp onları durdurmak istedi ama Kıvanç’ın bakışları onları engelledi.
---
**Bölüm Sonu**
---
Bölüm 32
bölüm 28;
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.