İçeriğe geç

Sonsuz Boyutlu Gücün Uyanışı

Bölüm 6 · 6 dk okuma

Sonsuz Boyutlu Gücün Uyanışı

Bölüm 6

Bazı Pişmanlıklar ve Necronomicon

*İki gün sonra*

Asami gözlerini açtı ve ilk hissettiği yorgunlukla etrafı süzdü, olduğu yer Necronomicon merkezinin reviriydi. Biraz kafası karışmıştı, neden burada olduğunu hatırlamaya çalışıyordu sonra aklına ormanlıkta yaptıkları savaş geldi. İrkildi ve Riko'ya ne olduğunu düşündü, en son kendisi Zolga'dan yumruk yemişti ve karnının deşildiğini hatırladı. Hemen karnına baktı ama herhangi bir yara yoktu. Hatta iz bile yoktu, böylesine bir iyileşme sadece baş Evelyenalar*1 yapabilirdi ve Necronomicon'da sadece bir tane bulunuyor. O kişi Uruma'nın ekibinden. Burada canlı olarak durduğuna göre o ekip tarafından kurtarıldıklarını anladı ama bir sorun var. Kurtarıldılar, evet burası doğru, ama nedense Riko bu revirde yok.

Asami "Yoksa o, o öldü mü?"

İçini kemiren bu düşünceleri Riko'nun düşmesi bozdu. İçeri girerken ayağı tökezlemiş ve odaya düşerek girmişti.

"İtatata... Uf."

Asami "Ne kadar şapşalsın sen." diyerek güldü. Bu gülüşe sinir olan Riko ;

"Ne gülüyorsun, bende kabahat, seni kontrole gelmemeliydim."

Asami bu anda Riko'ya dalmıştı ve dediğini duymadı. Düşündüğü tek şey oradan nasıl canlı çıktıklarıydı.

Riko'ya sordu ve Riko "Uruma'nın ekibi gelmiş ve bizi kurtarmışlar bende tam hatırlamıyorum o anlar hafızamda çok bulanık."

Asami "Şeytanları yendikten sonra lanetlediler*2 yani."

Riko "Şeytan'ı yenmişler ama sonrasında başka bir şeytan gelmiş. Aralarında kuvvetli bir savaş olmamış, bana tek dedikleri sonradan gelen şeytanın efor sarf etmeden kazandığıydı."

Asami "Nasıl yani ondan da daha güçlü bir şeytanda mı varmış?"

"Evet ondan güçlü şeytanlar var lakin sonda gelen baya sağlamdı. Bizi pek bir şey göstermeden alt etti." İçeri giren Soloman'dı.

-Soloman, Uruma'nın ekibinden ve Uruma'nın ekibinden olmasına rağmen Necronomicon'da öğretmenlik yapıyor, alanı ise fiziksel dövüş.-

Asami "Sen Ünlü Savaşçı Soloman mısın? Senin hayranın sayılırım ben, eğer Necronomicon'a girebilirsem, güçlenmek için seni rol model alacaktım."

Soloman "Yani ünlü ve güçlü olduğum doğrudur ama en çok senin gibi genç kızlara ilgimle ünlüyüm tatlı kız."

Bunu söylerken Asami'nin elini zarifçe tutup öptü.

Riko içinden "Hah, bizde o yaşta olsak bizde güçlü oluruz ne var sanki bunda." Riko içten içe kıskanmıştı.

Riko "Bırak boş lafı sen bize oradaki şeytanları anlat. Uruma'nın ekibi illa ki bir şeyler biliyordur, savaştığımız şeytanlar hiç normal değildi."

Soloman ciddi bir ifade takındı ve "Bende zaten bu konu hakkında bilgi vermek için gelmiştim. Öncelikle ikinizde yaşadıklarınızı unutup kimseye tek kelime etmeyeceksiniz. Savaştığınız şeytanlar hakkında yayın yasağı var eğer dediğim gibi yapmayıp bu yasağı çiğnerseniz, ekibimiz tarafından öldürülürsünüz. Savaştığınız şeytanlar tahmini olarak 10 ila 20 yıl önce bu dünyaya geldiler ve şu zamana dek bir sürü kasaba ve köyü yok ederek tek bir insanı bile canlı bırakmadılar. Çocuk, kadın, bebek, yaşlı demeden hemen hemen herkesi öldürdüler. Amaçlarının ne olduğuna dair şuan elimizde bir bilgi yok ama onları yakalamak üzereyiz."

Riko ve Asami şaşırmıştı. Muhtemelen ikisi de aynı şeyi düşünüyordu.

Asami dayanamayıp sordu "Geldiler derken? Onlar bu dünyadan değil mi?"

Soloman onaylarcasına başını salladı ve "Doğduklarına dair henüz bir kanıt yok."

Asami "Kanıt derken, doğmadıklarını nasıl düşünebildiniz. Çünkü bir canlı var olması için doğması gerekir."

Soloman "Bu kanıya varma sebebimiz, onların safkan olması, bu dünyada bir tek melez şeytan vardı. Bu zamana dek..."

Riko bu dünyaya nasıl geldiğini hatırlıyordu bu yüzden bu konuşmayı duyduğu zaman kendi dünyasından gelmiş olabileceklerini düşündü. O an hala bulanık ama eğer o beyazımsı hatıra aslında kendi dünyasında bir yok oluş başlangıcıysa bu safkan şeytanlar da onun dünyasından olabilirdi. Bu düşünce şimdilik bir varsayım ve emin olmadan kimseye söyleyemezdi.

Asami "Bir şey mi oldu?" dedi, meraklı bir şekilde.

Riko dalmıştı bunu düşünürken ve Asami'nin sorusu ile kendine geldi. Bu düşünce hafife alınabilecek bir şey değil eğer düşündüğü şey doğruysa o şeytanlara karşı savaşamazdı.

Riko "Yok bir şey sadece biraz yorgunum, sen aç mısın, senin için kahvaltı getireyim hem birlikte yeriz hem de Necronomicon ve savaşımız hakkında konuşuruz."

Asami o an karnının acayip aç olduğunu anladı. Genelde insan bir konuya çok odaklandığında karnının aç olduğunu hissetmez. Asami'ye de bu oldu.

Asami "Peki madem çok ısrar ediyorsun bir seferliğine olur."

Riko kahvaltılık bir şeyler almak için Necronomicon mutfağına gidiyordu, uzun ve hafif dar olan salondan geçerken yandaki bahçeyi sütunların aralıklarından görebiliyordu. Bir kız bahçede kılıç becerisi için egzersiz yapıyordu. Bu kız sarı saçlı 1,65 boyunda, mavi gözlü ve siyah bir ceket giyiyordu. Kılıcı savurup dönerken kırmızı pelerini havaya kalkıyordu ve kılıcı savurduğu zaman çıkardığı ses çok gür çıkıyordu. Uzaktan bakmasına rağmen Riko bu kıza sataşmaması gerektiğini anladı.

Riko sütunların arkasından bakarken kız kılıcını Riko'nun olduğu tarafa savurdu ve Riko'yu gördü.

Kız "Demek ayağa kalktın, yol boyunca ikiniz içinde dualar ettim." dedi.

Riko "Nasıl yani? Sen orada mıydın?"

Kız "Evet seni ben taşıdım ve iyileştirme büyüsü yaptım. Zaten durumun diğer kızın ki kadar ağır değildi orta düzey bir büyü ile kurtarılabilirdin."

Kız Riko yerdeyken, Riko'ya ilk koşan ve Riko'nun kafasını bacağına yatırıp, ilk tedaviyi yapan kişi. Sonrasında ise Riko'yu tehlikeli bölgeden güvenli yere taşıdı.

Riko "Anladım, teşekkür ederim. Sanırım yorgunsun, istiyorsan kahvaltımda bana katılabilirsin." ve ardından ekledi "Ben ısmarlıyorum."

Kız bu teklif gelince şaşırdı çünkü uzun zamandır ona bunu söyleyen biri yoktu.

"Peki o halde, nerede yiyeceğiz?"

Riko "Necronomicon revirinde, sen git ben geliyorum." ve ekledi "Bu arada ben Riko."

dedikten sonra elini uzattı.

Kız "Ben de Elena, tanıştığıma memnun oldum."

Riko "Ben de tanıştığıma memnun oldum Elena." dedi ve ilerlemeye devam etti.

Riko yoldayken düşündü. Eğer bir daha o şeytanlarla karşılaşırsa ne yapacaktı biliyor ki aradaki güç farkı çok fazla ve yine biliyor ki aklında olan düşünceden kurtulmadan onlarla tam potansiyel savaşamazdı. İlk pişmanlığı kendini güçlü sanmasındandı, ikinci pişmanlığı ise Asami'yi koruyamamaktı, üçüncü ve en büyük pişmanlığı önceki hayatında yaptığı hatalardı.

Riko kahvaltılıkları boyutsal depoya koyup getirmişti. Revirin kapısını açtı ve karşısında ona sinirli sinirli bakan kızları gördü. Neden öyle baktıklarını anlamadı hatta sinirli olduklarını fark etmedi bile. Sadece ona dik dik bakıyorlar sandı ama kızların ikisi de baş başa yemek olacağını sanmıştı.

Asami gözü tik olarak ve ağzını yamulta yamulta "Bu hanımefendi de kim böyle ve senin bir şeyin mi oluyor?"

Elena "Aynı şeyi ben diyecektim. Burada bizden başka kimsenin olmayacağını sanıyordum yoksa siz ikiniz çıkıyor musunuz?"

Asami Elena bu soruyu sorunca Riko'yla bu kızın arasında bir şey olmadığını anlamıştı ve güzel bir oh çekti içinden.

Riko "Bu kız biz savaşta yenilince beni kucaklamış ve ilk tedaviyi yapmış. Ona hayatımı borçluyum ve sanırım Uruma'nın ekibinden kendisi."

Riko Asami'nin sorusuna cevap verdikten sonra Elena'ya dönüp "Sanırım birinin olduğunu söylemeyi unuttum, kusuruma bakma."

Asami o an karşısındaki çocuğun ismini bilmediğini hatırladı.

Asami "Bu arada ben biri değilim, adım Asami."

Riko "Özür dilerim, ben de Riko."

Elena, hahahah sen daha adını bilmiyorsun ama ben onun hayat borcu olduğu ve tanıdığı kızım, gülüşü attı.

Bu üçlünün dikkatini kapıdan gelen tıklama ve içeri giren Uruma'nın ekibinden bazısı çekti.

Elena hemen dik duruşa geçti ve "Bir şey mi oldu efendim?" diye sordu.

"Sanırım Soloman gelip bilgilendirdi ama onlar bizi bilgilendirmediler üzerlerinde şüphe oluştu ve bu şüphe ortadan kalkana kadar tutuklular."

Riko ve Asami şaşırmıştı, bu şüpheden kurtulabilecekler mi yoksa şüpheyi birisi manipüle ettiği için tutuklanacaklar mı? Her şey bir sonraki bölümde ortaya çıkacak...

*1 : Evelyenalar üç gruba ayrılır, bunlar;

Baş Evelyenalar

Evelyenalar

ve Stajyer Evelyenalar

Baş Evelyenalar : Son derece yüksek iyileştirme büyüsüne sahip ve neredeyse sınırsız manaya sahiptirler. Ölümcül hastalıklar, durumu ağır olanlar ve uzuv kopması gibi durumları iyileştirebilenlere denir ve bu beceriyi Evelyena olduktan otuz sene sonra elde edersin. Aynı bir kutsama gibi otuz sene geçtikten sonra tık diye güçlenirler.

Evelyenalar : Herkes olamaz, stajyer Evelyenalar belli bir eğitimden sonra yeterli kapasiteye erişebilirse, krallık tarafından bu unvanı alır. Orta derecede hastalıklar, durumu ağır olanlar ve kesilme, hafif parçalanma yaralarını iyileştirebilirler.

Stajyer Evelyenalar : Necronomicon Akademisin'de okuyan, bölümü şifacılık olan, insanlara denir. Tek yapabildikleri pratik büyü ve hafif hastalıklardır bunun haricinde nadiren bu aşamada olmalarına rağmen, Evelyenalar düzeyinde olan insanlar nadiren çıkabilmektedir.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.