Sonsuz Bahar
Bölüm 2: Hastane Koridorları
Eylül o gece neredeyse hiç uyuyamadı.
Aklından sürekli Bahar'ın odasında gördüğü dosya geçiyordu.
"Çocuk Onkolojisi..."
Bu kelimenin ne anlama geldiğini bilmiyordu ama Bahar'ın annesinin gözyaşlarını unutamıyordu.
Ertesi sabah okula gittiğinde Bahar'ın sırası yine boştu.
Sınıfa girer girmez istemsizce o sıraya baktı.
Sanki Bahar birazdan kapıyı açıp içeri girecek, "Günaydın!" diye bağıracakmış gibi hissediyordu.
Ama kapı hiç açılmadı.
Öğretmen ders anlatıyordu ama Eylül hiçbir şeyi dinleyemiyordu.
Defterine farkında olmadan aynı ismi tekrar tekrar yazdı:
Bahar...
Bahar...
Bahar...
Ders bitince öğretmeni yanına geldi.
"Eylül, iyi misin?"
Eylül gözlerini yere indirdi.
"Öğretmenim... Bahar ne zaman dönecek?"
Öğretmen cevap vermekte zorlandı.
"İnşallah en kısa zamanda."
Ama sesi umutlu değildi.
---
O gün okul çıkışında Eylül annesine döndü.
"Anne, Bahar'ı görmek istiyorum."
Annesi başını salladı.
"Tamam. Hastaneye gidelim."
"Hastane mi?"
Eylül'ün kalbi sıkıştı.
Demek Bahar evde değil, hastanedeydi...
Yaklaşık yarım saat sonra büyük bir hastanenin önüne geldiler.
İçeri girdiklerinde bembeyaz koridorlar, ilaç kokusu ve sessizlik Eylül'ü ürküttü.
Asansöre bindiler.
Üçüncü kata çıktılar.
Koridorda yürürken kapılardan bazılarının üzerinde çocuk resimleri vardı.
Koridorun sonunda Bahar'ın annesi oturuyordu.
Eylül'ü görünce ayağa kalktı.
"Gelmişsin..."
Eylül hemen sordu.
"Bahar nerede?"
Kadın gözyaşlarını silerek kapıyı işaret etti.
"Odanın içinde."
Eylül yavaşça kapıyı açtı.
Bahar yatağında oturuyordu.
Kolunda serum vardı.
Başında eskiden her gün taktığı renkli tokalar yoktu.
Yüzü biraz solgundu ama Eylül'ü görünce yine gülümsedi.
"Hoş geldin..."
Eylül gözyaşlarını tutamadı.
"Seni çok özledim."
Ben de seni..."
İki arkadaş uzun süre birbirlerine sarıldı.
O an hiçbir şey söylemelerine gerek yoktu.
Sessizlik bile dostluklarını anlatıyordu.
---
Bir süre sonra doktor odaya girdi.
Eylül hemen ayağa kalktı.
Doktor Bahar'a gülümsedi.
"Nasılsın bugün?"
"İyiyim." dedi Bahar.
Doktor da gülümsedi ama gözlerinde bir hüzün vardı.
Muayeneden sonra doktor Bahar'ın annesiyle konuşmak için dışarı çıktı.
Kapı tam kapanmamıştı.
Eylül istemeden konuşmaları duydu.
"İlk tedaviye yarın başlayacağız."
"Zor bir süreç olacak."
"Sabırlı olmalıyız."
Eylül hiçbir şey anlamıyordu.
Ama bunun çok ciddi bir durum olduğunu hissediyordu.
---
Akşam ziyaret saati bitince Eylül eve dönmek zorunda kaldı.
Tam çıkarken Bahar ona seslendi.
"Eylül..."
Eylül arkasını döndü.
"Eğer bir gün okula dönersem..."
"Hayır." dedi Eylül hemen.
"Döneceksin."
Bahar hafifçe gülümsedi.
"Ben yine de söylemek istiyorum."
"Bir gün dönersem..."
"İlk teneffüste yine o eski banka oturalım."
Eylül gözyaşlarını silerek başını salladı.
"Söz veriyorum."
İki arkadaş parmaklarını birbirine kenetledi.
Çocukluklarından beri verdikleri her sözü böyle tutarlardı.
Ama ikisinin de bilmediği bir şey vardı.
Ertesi gün başlayacak tedavi...
Hayatlarını sonsuza kadar değiştirecekti.