İçeriğe geç

SONSUZ BAHAR

Bölüm 15 · 2 dk okuma

SONSUZ BAHAR

Bölüm 15

SONSUZ BAHAR

Sonsuz Bahar

Bölüm 15: Kırılmayan Umut

Bahar o gece neredeyse hiç uyuyamadı.

Telefonuna gelen mesaj aklından çıkmıyordu.

"Doktor Selim sizinle önemli bir konu konuşmak istiyor."

Ya kötü bir haber vereceklerse?

Ya tedavi işe yaramadıysa?

Ya bir daha okula hiç dönemeyecekse?

Bu düşünceler gözlerinden yaşların süzülmesine neden oldu.

Tam o sırada kapı yavaşça açıldı.

Annesi içeri girdi.

"Kızım... Hâlâ uyumadın mı?"

Bahar başını iki yana salladı.

"Anne..."

"Çok korkuyorum."

Annesi yatağın kenarına oturdu ve kızını kucağına aldı.

"Ben de korkuyorum."

"Ama biliyor musun?"

"Cesaret, hiç korkmamak değildir."

"Korkmana rağmen yoluna devam etmektir."

Bahar annesine sıkıca sarıldı.

"İyi ki varsın."

Annesi gülümsedi.

"Sen de iyi ki benim kızımsın."

---

Sabah erkenden hastaneye gittiler.

Eylül de okuldan izin almıştı.

Hastanenin koridorunda sessizce bekliyorlardı.

Dakikalar geçmek bilmiyordu.

Sonunda hemşire kapıyı açtı.

"Bahar, buyurun."

Üçü birlikte doktorun odasına girdiler.

Doktor Selim dosyayı kapattı ve onlara gülümsedi.

"Sizi biraz korkuttuğumu biliyorum."

Bahar derin bir nefes aldı.

"Bir sorun mu var?"

Doktor başını iki yana salladı.

"Hayır."

"Aslında size güzel bir haber vermek için çağırdım."

Bahar şaşkınlıkla doktora baktı.

"Gerçekten mi?"

"Evet."

"Yaptığımız son tahliller, beklediğimizden de güzel çıktı."

"Vücudun tedaviye çok iyi cevap veriyor."

Bahar'ın annesi sevinç gözyaşlarına boğuldu.

Eylül ise mutluluktan Bahar'ın elini sımsıkı tuttu.

Doktor gülümseyerek devam etti.

"Önümüzdeki hafta, birkaç saatliğine okulunu ziyaret etmene izin vereceğiz."

Bahar'ın gözlerinden yaşlar süzüldü.

"Aylar sonra..."

"Okuluma gidebilecek miyim?"

"Evet."

"Ama çok yorulmamak şartıyla."

---

Bir hafta sonra beklenen gün geldi.

Bahar, başında pembe beresi ve yüzünde heyecan dolu bir gülümsemeyle okulun kapısından içeri girdi.

Koridorda yürürken kalbi yerinden çıkacak gibiydi.

Tam sınıfın kapısını açtığında...

"BİR, İKİ, ÜÇ!"

"HOŞ GELDİN BAHAR!"

Bütün sınıf alkışlarla ayağa kalktı.

Duvarlar rengârenk balonlarla süslenmişti.

Tahtada kocaman harflerle şunlar yazıyordu:

"Seni Çok Özledik!"

Bahar daha fazla dayanamadı.

Gözlerinden yaşlar süzüldü.

Eylül yanına gelip ona sarıldı.

"Bak..."

"Demiştim."

"Herkes seni bekliyor."

Öğretmen de gülümseyerek yanlarına geldi.

"Bugün ders işlemiyoruz."

"Bugün sadece Bahar'la birlikte olacağız."

O gün şarkılar söylediler.

Resimler yaptılar.

Eski anıları anlattılar.

Bahar aylar sonra ilk kez kendini yeniden bir öğrenci gibi hissetti.

---

Okul çıkışında Eylül ve Bahar her zamanki banklarına oturdular.

Rüzgâr hafif hafif esiyordu.

Bahar gökyüzüne baktı.

"Bugün..."

"Hayatımın en güzel günlerinden biriydi."

Eylül gülümsedi.

"Ve daha yaşayacağımız çok güzel gün var."

Tam o sırada Bahar'ın telefonu çaldı.

Arayan Doktor Selim'di.

Bahar telefonu açtı.

"Merhaba doktor amca."

Doktorun sesi sakindi.

"Bahar..."

"Yarın sabah hastaneye biraz erken gelir misin?"

"Yapacağımız son bir test var."

Bahar'ın yüzündeki gülümseme yavaşça kayboldu.

Kalbi yeniden hızla atmaya başladı.

Çünkü bazen...

Mutluluk ile korku arasında...

Sadece tek bir telefon vardı.

Bölüm sonu

1 yorum