19.04.2024
"Midem takla atıyor sanırım."
Archer mutsuz bir suratla kendisini, yere çökmüş Sunny'nin yanına bıraktı. Son bindikleri Kamikaze'den sonra 1 saat önce yaptıkları kahvaltıda yediği her şeyin midesinde takla atıp yeni bir kimyasal karışım ortaya çıkardığına emindi ki hayır, bu hiç hoş bir his değildi.
Valerie isyan eder gibi homurdanarak aletten indiği gibi döne döne sağa sola toslayan ve pamuk şekerci amcaya çarpmanın kenarından zarif bir balerin dönüşüyle kurtulan Aiden'ı, birkaç kemiğini toza çevirmeden önce durdurmaya koşarken Charlie beyinleri ve mideleri yer değiştirmiş gibi gözüken ikilinin fotoğrafını çekerek kahkahalarının arasında nefes almaya çalışıyordu.
"Meraktan soruyorum, organlarınız hala yerinde mi yoksa hayatınızın kalanını slime olarak mı geçireceksiniz?"
Sunny saçları elektriklendiği için korku filmindeki karakterleri aratmayan bir havayla başını yerden kaldırıp kardeşine dikti. Ağzından tek bir kelime çıkmamasına rağmen sadece ela gözleri bile yeterince şey söylüyordu.
"Denilenlere göre anne karnındayken benden çok tekme yemiş, bağışıklık kazandı o bu tarz sarsıntılara." Pekâlâ, böyle bir şey ne doktorlar ne de ikizlerin ailesi tarafından söylenmişti ama genç kız bu bilginin doğruluğundan %99 kadar emindi.
Charlie onu onaylayarak ikiz kardeşinin yanına, yere çöktü. Şu Dünya'dan aldığı zevkin minimum yüzde doksanı Sunny'yi zorbalamaktan geliyordu.
"Haklı, minnacık bir şeymiş bu. Onu yemeyeyim diye beni tekmeliyormuş sürekli."
Elini ona dik dik bakan kardeşinin başına koyup dramatik bir ifadeyle kızın zaten garip bir şekle girmiş olan saçlarını iyice bir dağıttı. Zavallı kızcağız Frankenstein'ın ilk uyandığı andaki haline dönüvermişti.
"İlk başta tek çocuk sanıyorlarmış annemler hatta. Bunu röntgende görememişler ya, o kadar hani."
Sunny kaşlarını havaya kaldırıp güldü. "Öyle değil ki o olay oğlum, sana yanlış anlatmışlar olayı."
Ardından hemen yanlarına çökmüş, hayatı sorgulayan bakışlarla çevreye bakan Archer'a dönüp anlatmaya başladı. "Biz normalde üçüzmüşüz. Sonra bu gelmiş, üçüncümüzü yemiş. Ben de ne yapayım zavallıcık küçücük bir şeyim o dönemler, sıkışmışım arada. Utanmasa beni de yiyecekmiş."
Evet, bu da olmamıştı ama Sunny için pek bir önemi yoktu sonuçta Charlie'den beklerdi...
Kumral çocuk omzunu silkerek alnına yapışan saçları parmaklarını geçirerek geriye taradı. "Yapacak bir şey yok güzel kardeşim. Doğada güçlü olan hayatta kalır, doğal seçilim deniyor buna."
Sonra da minnoş bir gülümsemeyle hafifçe öksürdü. "Hem iyi ki yemişim, senden bir tane daha olsaydı ohooo... ÖHÖM"
"Şunu da yesene."
Valerie kolundan çeke çeke, kendi kendine garip bir şeyler mırıldanan çocuğu nazikçe(:D?) Charlie'ye doğru fırlattı.
Zavallı Aiden, Galata Kulesi'nden uçuşa geçiyormuş gibi kumral saçlı çocuk ile Archer'ın arasına dalarken Valerie muhtemelen Aiden'ın çarpıp balonunun hakkı rahmetine kavuşmasına sebep olduğu kıza ağlamasın diye parasının yarısıyla yeni bir balon almış olmanın siniriyle sakince yanlarına oturdu.
"Aiden'ı koruma kulübü açacağım, yazık garibim hep zorbalanıyor."
Archer yanına düşen çocuğun başını pat patlayacağı sırada, karşılarında dikilen kızın varlığını hatırlamış olacak ki elini oğlanın saçlarından çekmiş ve az önceki şefkatli bakışlarının yerini kınayan bakışlar almıştı.
"Ama zorbalayan Valerie ise haklıdır, üzgünüm Aiden." Hazır Valerie şu sıralar onun tarafındayken bu fırsatı kendi eliyle itemezdi. Sonuçta bu sayede Jason'a karşı +10 koruma kazanıyordu.
Siyah saçlı kız gülümseyerek hafifçe kıkırdarken, ortama kardeşine pamuk şeker alma bahanesiyle kamikaze'ye binmekten yırtan Jason ve elindeki dev pembe bulutla gerçek prensesler gibi gözüken Lizy'nin ortama girmesiyle bütün gözler koşarak Sunny'nin bacaklarına sarılan minik kıza döndü.
"Elinizdeki pamuk şeker bile sizin tatlılığınızın yanında bir hiç olarak kalıyor hanımefendi."
Sunny anında küçük kızı kucağına çekmiş, onunla bir sohbete girmişti bile. Bu esnada bir süreliğine boşta kaldığından grubu inceleme fırsatı bulan Jason, siyah saçlarının arasında canlılıkla parlayan kırmızı tutamı gözünün önünden alıp güldü.
"Binmeden önce birileri, bu aletten ne olacak, diye geziyordu sanki. Hayırdır, bir şey mi oldu?"
Aiden başını kaldırıp bir süre sesin nereden geldiğini kavramaya çalışıp, gözlerini kısarak Jason'u işaret etti. "Senin ikizin mi var?.."
Charlie ufak bir kahkaha atarak çocuğu kendine çekip başını pat patlamaya başladı.
"Arkadaşın ortalama 2-3 milyon nöron kaybı var gibi, onun dışında bir şey olmadı."
Jason gülerek ikilinin yanına çökerken 5 parmağını havaya kaldırdı. "Aiden, bak bakayım bu kaç?"
"Nöron kaybı görmede sıkıntı mı yapıyor?"
Archer, kovboy bakışlarıyla Jason'ı süzerken birkaç saniyenin sonunda bu teorinin gerçek olabileceğine kanaat getirmiş olacak ki kendi görüşünü test etmek adına uzaktaki tabelaları okumaya başlamıştı...
Charlie artık kahkahalar atarak olduğu yerde geriye kayarken Valerie elini alnına götürerek kısa bir anlığına hayatı sorgulamaya başlamıştı bile. Ancak Archer'ı ve görme teorisini ciddiye alan tek kişi Archer değildi.
"Ben sizi tedavi edebilirim."
Lizy küçük adımlarla sarışın oğlanın yanına zıplayıp, 2 eliyle yaptığı daireleri birleştirerek kendine bir doktor gözlüğü oluşturdu. Sonuçta bir prensesin halkıyla ilgilenmesi gerekiyordu.
"Madem öyle kendimi sizin marifetli ellerinize bırakıyorum Lizy hanım." Normalde çocuklarla uğraşmayı sevse bile Archer'ın da onlarla uğraşmayı bıraktığı bir nokta vardı, sadece işe bir oyunun girmesi yeterliydi.
"Ancak onun durumu benimkinden daha acil gibi." Tabi, minik bir fısıltıyla Aiden'ı işaret etmeyi de ihmal etmemişti.
Lizy ikiliye şöyle bir bakıp onu onaylayarak, elini hala beyni saniyede 20 takla atıyormuş gibi gözüken çocuğun alnına koydu. "Hmm ateşin yok senin."
Aiden neler döndüğünü anlamaya çalışır gibi onu izlerken minik kız elindeki pamuk şekerin çubuğunu Aiden'ın yanağına batırmaya başladı. "Hmmm."
Zavallı çocuk diğerlerine "Yardım edin?" bakışları atarken Lizy 2 kez onun etrafında dönüp parmağını sallayarak kollarını kavuşturdu. "Altanya olmuşsun sen."
Kız oldukça ciddi gözlerle pamuk şekerinden ufak bir parça koparıp Aiden'a uzattı.
"Al ye, düzelirsin."
Archer, kızın uzattığı pamuk şekeri gördüğü an da dramatik bir biçimde kendisini yere bıraktı. "Lizy vazgeçtim, ben Aiden'dan daha kötü durumdaymışım. Benim de ilaca ihtiyacım var..."
Aiden kendisi hala kendine gelememişti. Saf saf kendisine verilen pamuk şekeri yerken Lizy elini Archer'ın alnına koyarak bir süre bekledi, bekledi, bekledi... Sonra da elleriyle ağzını kapatarak başını salladı.
"Hii, senin ateşin var ama."
Minik kız gene zıplayarak abisinin şortunu çekiştirmeye başladı.
"Abicim, Archer abiye aşı yapmamız lazım. Öler yoksa."
Jason, başını yana yatırıp düşünceli bir biçimde başını salladı. "Hm o zaman Archer'a aşı yaptırsak iyi olur bence de." Pamuk şekere çökmek isterken iğne yiyecek olan Archer'ın dramını izlemek, asla Jason'a zevk vermiyordu tabi ki de.
"Lizy sanırım dokunuşların bile şifalı, kendimi gayet iyi hissediyorum ben."
Sarışın oğlan hızlıca ayağa fırlarken iyi olduğunu kanıtlamak adına küçük kızın etrafında bir tur koşmuş ve canlılıkla dolu kırmızı yanaklarıyla gülümsemişti.
"Ama kızarmışsın..." Lizy hala emin olamayan gözlerle onu izlese de Valerie gülerek kızı yanına çağırmış, yere düşmek üzere olan tokalarını yeniden takarken "Merak etme ben eve dönünce ona iğne yaparım." deyip kıza göz kırpmayı da ihmal etmemişti.
"Şu dev salınacağa binelim mi?"
Archer kendisiyle Valerie arasına 10 adımlık bir mesafe koyup konuyu iğneden uzaklaştırmak adına çevreye bakınırken gördüğü dönen salıncaklı aleti işaret etti.
"Hayırdır dönmeye doyamadın mı?" Charlie ufak bir gülümsemeyle yerinden kalkarken çoktan ifşa klasörlerine yeni şaheserler kazandırmak için telefonunu hazırlamıştı bile. Kolay kolay bir şeylerden etkilenmeme süper gücüyle kutsandığından bu olayı diğerleri için daha da şanssız kılıyordu.
"O zaman biz Atlı Karınca'ya?.."
Jason, yapmacık bir enerjiyle elini kaldırdı. Birçok alete Lizy'nin yaşı yetmediğinden binemiyordu, haliyle Jason'da kardeşiyle kalıyordu. Ve pekâlâ, dev salıncağa binebilir mi diye sormalarına gerek bile yoktu çünkü sordukları 10. aletten sonra küçük kızın binebileceği şeylerin Atlı Karınca, Dönme Dolap ve Çarpışan Arabalardan ibaret olduğunu iyice anlamışlardı.
Lizy olduğu yerde hafifçe kıpırdanarak, şişirdiği yanaklarını yerden abisine çevirdi. "Ben de salıncağa binebilir miyim?"
Jason, bacağındaki tozları çırpıp ayaklandı. "Hm... Maalesef bu şu an mümkün değil be abim. Ama gelecek sene tekrar gelip binip binemeyeceğini sorabiliriz."
Lizy U yaptığı dudaklarıyla Jason'ı onaylayarak üzülmesin diye gülümseyerek elinden tuttu. Sonuçta dev salıncağa abisi yeterince büyüyünce de binebilirlerdi. Şimdilik onu kırmayıp onunla birlikte Atlıkarınca'ya gelecekti.
"Tamam, o zaman boynuzu olana ben bineceğim ama."
Jason, kızın elini tutup güldü. "Nasıl isterseniz hanımefendi."
İkili zıplaya zıplaya onların görüş açılarından çıkarken Valerie sessizce gülmeden edemedi. Onlar bu duruma düşmeden önce de sonra da zıplamak Jason'ın yapacağı bir şey değildi. Çocuğun, kız kardeşi yanındayken geçirdiği devrim bazen insanı gerçekten şaşırtabiliyordu.
"Çocuğuma iyi bakın."
Siyah saçlı kız ani bir tepkiyle Archer'ı, Charlie ve Aiden'ın üstüne fırlatıp Sunny'nin koluna girdi.
"Ben bu kızçemle gidiyorum."
Sunny koluna giren kıza hızlıca ayak uydururken Archer, ikiliyi süzüp şüpheyle başını salladı. "Bunlara güvenmiyorum ben, tepinerek salıncağı falan düşürürler şimdi..."
Tam kızlara beni de alın demek için dönmüştü ki onların çoktan uzaklaşmış, salıncağa ilerlediğini görünce yeniden arkasındaki ikiliye dönüp yapmacık bir gülümseme takındı.
"Atalar ne demiş, köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyeceks-" Sarışın oğlan kendi cümlesini minik bir öksürükle bölüp kolunu ikilinin omzuna attı. "Ee canım arkadaşlarım, gidelim mi?"
Charlie ve Aiden kısa bir anlığına birbirine baktıktan sonra ikisi de tatlı bir gülümsemeyle Archer'ın omzundan tutmuş salıncağa gidiyorlardı. Valerie, Garibanlar Kulübü'ne bırakabileceği en yanlış adamı bırakmıştı.
"Niye salıncağı düşürelim olum, biz de ölüyoruz öyle?"
"Değil mi atsak tek seni atarız, akıl var mantık var."
Archer hayatına aldığı arkadaşlarını sorgulamayı sonraya bırakarak birkaç dakika sonra olacaklardan habersizce ikilinin kendisini salıncaklara doğru sürüklemesine izin verdi...
***
̷2̷̷5̷.̷0̷̷5̷.̷2̷̷0̷̷2̷̷4̷
"Yayın akışımızı üzücü bir haberle özür dileyerek kesiyorum. 6 gün önce olan "North Park Açık Hava Lunapark'ında yaşanan felakette hayata tutunmayı başaran 10 çocuğun altısının daha yaşama gözlerini yumduğu haberi elimize ulaştı.
Yaklaşık 1 yıldır gerekli bakımlarının yapılmadığı tespit edilen Salıncak, 6 gün önce saat 19 sularında alet en tepedeyken düşerek 58 masum çocuğun 7 yetişkinin hayatına mal oldu. Kazadan ağır yaralı çıkan 10 çocuğun, bugün itibariyle sadece dördünün düşük olsa da uyanma ihtimalleri var.
North Park Açıkhava Lunapark'ının bakım işlerini yapan A.J. firması açılan davalara henüz bir cevap vermedi ancak lunaparkın uzun bir süre boyunca kapalı kalacağı düşünülüyor.
Ölen çocukların cenazeleri bugün toprağa verilecek."
★★★