"Zeynep ben işe gidiyorum akşama dönerim" ev arkadaşım Zeynep kafasını kaldırıp aşağı yukarı salladı "dikkatli ol. Bende saat 10 gibi çıkarım zaten " tatlı kızdı Zeynep. Yemeği o yapar evi beraber toplarız tabi bazen işimden çok geç geldiğimde her işi o yapmış olurdu. Ben size kendimi tanıtmadım ben parla günay 25 yaşındayım doktorum yakın arkadaşım Zeynep normal bir hayat yaşadığım söylenemez biraz deli kızımdır. Ama yapacak bir şey varmı... E tabiki yok sizde beni böyle sevin. Zeynep'e öpücük atıp merdivenlerden indim son basamağa geldiğimde resmen düşüyordum neyseki sakar olduğum kadarda reflekslerim iyiydi kapıyı açıp arabama koştum arabam canım arabam iyiki varsın. Kapıyı açıp içine kuruldum saat altı otuzdu ve işim saat sekizde başlıyordu ben paranoyak bir kızım arkadaşlar yargılamayın lütfen radyonun sesini açıp şarkıyı dinledim
'bugün çok yorulmuşsan heryerde arayıp yinede bulamamışsan'
Şarkıya eşlik ettim
'o seni unutmuş sen unutamamışsan kalbinin kuşu uçmuş sen tutamamışsan'
Sesini biraz daha açtım arabanın camlarını da indirdim ve müziğe yüksek sesle devam ettim
'haydi gel içelim derdini alda gel haydi gel içelim '
Hastaneye kadar böyle devam ettim en son hastaneye geldiğimde camları kaldırıp arabadan indim hastaneye bütün ciddiliğimle girdim benimde eğlencemin bir sınırı vardı tabi hastaneye gidince selam veren hemşirelere kafamla selamı geri ilettim. Neydim ben cerrahmı herkes selam veriyordu bana nasıl böyle hissetmeyebilirim ki ciddiliğimi geri kuşandım saat yedi yirmide çıkacaktık ve saat yedi sıfırbeşti! Koş kızım koş ne uyuşuksun parla hemen odama gidip önlüğümü giydim odamın kapısı çalınca "gelebilirsin" dedim aceleci bir sesle kapıda Ahsen belirince gülümsedim Ahsen benim hastaneden arkadaşımdı dedikoduyu çok severdi e tabi bende severdim ne diyeyim şimdi . Ahsen benim dostumdu çok severdim onu. Sportif kıyafetlerle gezerdi hafif bir makyaj yapardı ama onada ihtiyacı yoktu çok güzeldi zaten "hazırmısın çıkacağız şimdi "
Sana diyor kızım cevap versene '
Zihnimde olmasa ölürdüm herhalde. İrkilerek Ahsene döndüm "hazırım. Hadi çıkalım" arabalarla gidiyorduk sağlık ocağına toplam on doktor gidiyorduk yanımızda terör bölgesinde olduğumuz için beş adet jandarma vardı. Beş adet jandarma bizi pek korur gibi gelmiyordu ama yinede bir şey demedim. Sarıdallıya geldiğimizde içime bir nefes çektim yeni uağmur yağmıştı Yağmur ve toprak kokusunu çok severdin bir nefes daha çektim içime ilk hastam nezle olmuş minicik bir kızdı ismi nur iğneden korktuğu için bir şurup yazdım ve bir adet şeker verdim el sallayarak gitti. Severdim çocukları mutlu etmeyi onlar mutlu olunca bende mutlu oluyordum beşinci hastama bakarken bir gümbürtü sesi duydum ne oluyordu hastane başıma mı yıkılıyordu? Hemen odadan çıkıp koridora baktım bir asker topluluğu vardı biri var gücüyle bağırdı "boşaltın hastaneyi çabuk" ne olduğunu anlamadım bir adam kolumdan tutup ilerletince adama dönüp "beyfendi bırakır mısınız lütfen" adam bırakmadan ilerlemeye devam etti hop kardeşim! Benimde sabrım buraya kadardı kolumu hızla çekip durdum "pardon da ne yapıyorsunuz şu an yangından mal kaçırır gibi a aa" adamın keskin kahverengi gözleri bana döndü "hanımefendi şu an buradan çıkmazsanız birdaha çıkamazsınız lütfen zorlamayın" ne alaka ya bir daha çıkamamak? Birden aydınlandım burası terör bölgesiydi tabi ya baskın yiyecektik. Baskın yiyecektik! Lan baskın yiyecektik ama hastalarımı burada bırakamazdım "beyfendi hastalarımı burada bırakamam"'gurura bak be kızım öleceksin hala gurur manyakmısın' dedi zihnim haklıydı ne gururu parla bırak dedi bir uanım bir uanım bırakma dedi ama tam o saniyelerde bir patlama sesi duyuldu ve üzerime çullanan bir beden...