İçeriğe geç

Son Yolculuk

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Son Yolculuk

Bölüm 1

TANIŞMA

Üzerimdeki bakışları hissedebiliyordum. Hepsi ağlamamı bekliyor gibiydi. Sonuçta bir ölüm haberi almıştım, hiç kolay değildi. Üstelik bu en yakınım olunca…

En baştan başlayalım. O günden. Tanışmadan…

Yeni yaşım, yeni heyecanım. Sanırım en mutlu olmam gereken gündü, yani normal insanlarda öyle olur dimi ? Doğum günlerinde mutlu olur insanlar, ama ben bunu hep yanlış buldum. Ölüme yaklaşmayı neden samimi bulur ki insan ?

Çantamı hazırladım, çıkmaya hazırdım. Her doğum günümde olduğu gibi telefonumu kapatıp kitabımı alıp ağacımın altına gidecektim. Beni huzurlu hissettiren tek yer. Oldukça uzun gövdeli bir sedir ağacı. Altında oturmak, dallarının rüzgardan dans edişini izlemek, dalların aralarından sızan güneş ışığını bedenimde hissetmek.. Tanrım tam şuan ölsem herhalde dünyanın en mutlu insanı olarak ölebilirim.

Denizin o tuzlu, genzimi yakan kokusunu hissederek başlamıştım kitabımı okumaya, ta ki önümde dikilmiş bana bir şeyler anlatmaya çalışan adamı görene kadar.

‘’Buyrun’’

‘’Seve seve’’

O hiç tanımadığım yabancı geldi yanıma oturdu. Sebebi neydi, neden oturdu hiçbir anlam veremiyordum. Zararsız gibi gözüken bu adama sesimi çıkarmayıp, biraz da moralimi hiçbir şeyin bozmasına izin vermemek için kitabımı okumaya devam ettim. O da benimle okuyordu bunu hissedebiliyordum ama henüz konuşmaya dair hiçbir girişimi olmayınca deli herhalde diyerek devam edecektim ki koluma dokundu.

‘’biraz yavaş yetişemiyorum’’

‘’kendi kitabınızı okuyun o halde’’

‘’ben kitabım yok ki’’

Beni rahatsız etmeye devam edeceğini fark edince ayağa kalktım ve kitabı kucağına bıraktım.

‘’ iyi günlerde kullanın’’

Adam neye uğradığını şaşırdı. Tam ayağa kalkacakken benim koşar adımlarla uzaklaştığımı görmüş olacak ki yerine geri oturdu, ben ise günümü mahvettiği için adama söylene söylene evin yolunu tutmuştum ama arkadan yükselen bir ses git gide bana yaklaşıyordu

‘’Efsun, beklesene beni efsun’’

Evet Efsun benim. Annemler doğduğumda peri kızı gibi olduğumu düşünüp ismimi peri koyacaklarmış. Ama anneannem efsunlu bu kız demiş ve ismim efsun olarak kalmış. Çok da garip bir hikayesi yok yani öyle sıradan bir isim.

Arkamda yükselen ses Yiğit’e aitti. Yiğit benim en yakın arkadaşım ve doğum günümde nereye gideceğimi bildiği için beni aramaya çıkmış ve maalesef buldu da.

‘’Efendim Yiğit’’

‘’Ağaca gittim yoktun. Neden her doğum gününde aynı şeyi yapıyorsun ?’’

Bunu bazen ben de düşünüyorum. Neden ?

‘’Hadi gel bu sefer yakaladım kaçamazsın, herkes seni bekliyor. Çok güzel bir gün geçireceğiz’’

Ne kadar hayır desem de Yiğit laftan anlamıyordu. Beni zorla cafeye götürüyordu. Ayaklarım geri geri gitse de Yiğit benim en iyi arkadaşımdı. Ona hayır demek içimden gelmiyordu.

‘’öfff’’

‘’Hadiii’'

Cafenin kapısındaydık, içeriyi görebiliyordum, her yerde kırmızı balonlar, ortada kocaman resmimin olduğu bir pasta. Çok uğraşmış bu gün için belli oluyordu. Kimler var diye göz gezdirirken köşede oturan biri dikkatimi çekti. Az önce sahildeki adam değil miydi bu ?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.