İçeriğe geç

son yaz günü, soukoku

Bölüm 1 · 3 dk okuma

son yaz günü, soukoku

Bölüm 1

bir

dazai, odasında ki eşyaları -daha doğrusu eline ne geçerse- çantasına dolduruyordu, lazım olup olmadığı pek fark etmezdi, yani ona göre. annesi, babası ve ablası onu aşağıda, kapının önünde bekliyordu. aslında son dakika "ben gelmeyeceğim!" gibi bir şey diyebilirdi ama yapmadı tabii-. evet tatile gideceklerdi.

tanrım, daha okul kapanalı bir gün dahi olmamıştı! ne tatilinden bahsediyorlarsa.

hızlıca odasından çıktı ve merdivenleri bir hışımla indi, yani iniyordu ki yüz üstü yere kapaklandı. bunu umursamadan, düşen çantasını alıp hızlıca dışarıya çıktı. her şeyi yanındaydı, kapıyı kapatıp kitledi ve ailesinin yanına gitti.

ardından ablası yosano konuştu.

"sonunda gelebildin bay uykucu, seni beklemekten ağaç olup meyve verdik resmen."

"en azından senin gibi tatil için, üç bavul götürmüyorum, alt tarafı tatil kasabasına gideceğiz fazla abartıyors-"

dazai bunları derken, kafasına taş kadar olan çantayı yiyince sustu. ardından ikisi de kendilerini arabada bekleyen ebeveynlerinin, yanına arabaya bindiler. daha sonra babaları, hoshi gür sesi ile ailesine şu soruyu yöneltti,,

"evet! harika bir aile tatiline hazır mıyız?"

hepsi bir ağızdan "evet!" dedi ve yüzlerine en güzel gülümsemelerini yerleştirdiler. mutlu bir aile tablosuydu, herhangi bir anlaşmazlık olmaz her daim güzel vakit geçirirlerdi.

en sonunda, hoshi arabayı çalıştırdı ve hepsi için harika olan o yaz tatili başladı.

fakat bir sorun vardı.

hava, yolculuğa yeni başlamalarına rağmen çok sıcaktı ve dazai sıcaktan ölmek üzereydi -ki yolculuğa başlayalı bir buçuk saat olmuştu.- yanında taşımak için getirdiği mini fanın pili bitmişti ve ablası kendi fanı ile onunla paylaşmıyordu. ara sıra birbirlerine laf atıyorlar anneleri, reiko ise onların bu küçük ve tatlı (şüpheli) atışmalarına kıkırdıyor en sonunda onları ayırıyordu.

(bu fan esprisini yapmayacağım ama çok komik)

en sonunda, annelerinin onları durdurması üzerine dazai kenara çekildi ve son çare olarak camı açtı, saat dokuz sularında soğuk rüzgarın esmesi onu biraz rahatlatmıştı. kendisini biraz arkaya doğru yasladı ve dışarıyı izlemeye başladı. henüz şehirden dışarı çıkmamışlardı, yolculuk boyunca ne yapacağını düşündü.

ablası ile uğraşamazdı çünkü o, ıııı biraz korkutucuydu? evet tam olarak öyleydi! ya da sadece dazai'a karşı böyle davranıyordu. ablasına döndü, telefon ile uğraştığını gördü muhtemelen arkadaşları ile konuşuyordu. omuz silkinip, dışarıyı izlemeye geri döndü. içinden, "umarım güzel bir tatil olur yoksa şimdi ki gibi sıkıntıdan öleceğim."

bunları düşünürken, arkadaşı odasaku'dan mesaj geldi, şimdi keyiflenmişti işte. yolculuğa çıkıp çıkmadıklarını soruyordu, çok sıkıldığını ve havanın çok sıcak olduğu hakkında söylenip arkadaşını güldürüyordu, kasabaya gittikleri vakit kesinlikle onu arayacaktı herhangi bir sıkıntı fırtınasına yakalanamazdı çünkü. biraz daha sonra konuştuktan sonra, odasaku kahvaltı yapmaya gideceğini söyledi, ayrıca başına bir iş almamasını, dazai ise tamam diye geçiştirdi.

evet, yine o sıkıntı fırtınasına yakalanmıştı.

"baba- ne zaman varırız kasabaya?"

"daha dokuz saat var gitmemize, biraz sabırlı olman gerekiyor evlat."

"ne?"

"hadi ama! o kadar da uzun bir süre değil, hem gitmemize değecek inan bana."

"sen öyle diyorsan."

dazai resmen dona kalmıştı, dokuz saatlik bir yolculuk hem de bu sıcakta cehennem gibi olacaktı. uzun yolculukları sevmezdi, en iyisi gece iyi uyuyamadığı için, biraz şekerleme yapması gerekiyordu. kulaklığını çıkardı ve arkasına yaslandı kendini uzun

ama rahat bir uykuya bıraktı.

-

30/07/2024

herkese merhaba! ben ecem, wattpad kapandığından dolayı buraya geldim umarım güzel vakit geçirebiliriz. wattpad'te de bu kitabım yayında ayrıca vpn ile girmek durumunda kalıyorum, kitabı burada da yayınlamak istedim ne olur olmaz. sadece wattpad'in geri açılmasını ummaktan başka şansımız yok gibi, her neyse buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim, kendinize cici bakın.

Bölüm sonu

2 yorum