İçeriğe geç

SON YANLIŞ

Bölüm 1 · 6 dk okuma

SON YANLIŞ

Bölüm 1

1. Bölüm – Terk Edilmiş Malikane

Her zaman birlikte okula giden bir grup vardı . Bu grup 6 kişilikti Alya, Mira, Gökçen, Aras. Özgür, Alparslan kısaca Alp ; Yine birlikte birgün gidiyorlardı okula fakat aralarından aras çıkıp aynen şöyle dedi ; ``Neden bu akşam boğazdaki terkedilmiş malikaneye gitmiyoruz ? Belki değerli bir şeyler buluruz´´ Herkesin ailesinin de durumu belli olduğu için hemen kabul ettiler. Fakat bu verecekleri en kötü karardı. Hepsi dört gözle okulun bitmesini bekliyordu ve nihayet bitmişti. Tekrar toplanıp konuştular; hangi eşyaların lazım olduğunu. Aras başladı lazım malzemeleri söylemeye ``herkes kendine 1 fener, bir sırt çantası, bir büyük veya birkaç tane küçük su, birkaç tane yedek pil , ve son olarak telefonlarınızın şarjını fulleyin oyun oynayıp bitirmeyin´´ diyerek sözünü bitirdi. Herkes evlerine dağıldı ve hazırlıklarını yaptı.

Saat akşam 4 sularıydı, buluşup plan yapılacaktı. Plan yapıldı ve malikaneye doğru yürüyüş başladı. Malikanenin etrafı telsiz bir çitle örülü olduğu için sırayla birbirlerini kaldıracaktı, aralarından en güçlü ve kaslı olanı alparslan üstlendi bu görevi. Hemen sırayla hepsini çıkardı sıra ise Alparslan´ daydı, kısaca Alp´i çıkarmak baya zordu ama ne olursa olsun el ele vererek onu da çıkardılar. ``İşte bu 1. kata sonunda çıktık´´ dedi Özgür. Mira bir anda ``Elimizi çabuk sak iyi olur çünkü saat beşi çeyrek geçiyor´´ dedi. Aras´da ``O zaman sadece beni takip edin´´ diyerek ilk olarak bodrum kata yöneldi ve orada birkaç küçük antika parça buldular ve içlerden Gökçen `` birkaç eski püskü eşya için mi geldik buraya ? ´´ dedi. Fakat bilmediği o ufak eski püskü eşyaların bile binlerce TL değeri olduğuydu. şimdi sıra 1. kattaydı ama ilk oraya gittikleri için ordaki eşyalara bakmışlardı ve alınabilecek bir şey olmadığı için direk 2. kata çıktılar. Malikane 4 katlıydı ama Aras´da bir huzursuzluk vardı ve bunu hemen anlayan sevgilisi Alya `` Canım iyi misin ? Değişik bir hava seziyorum senden ´´ dedi ve Aras ise cevap olarak `` Canım aslında iyiyim ama bir şeyler kafamı karıştırıyor ´´ dedi bunun üzerine Alya `` Aras bulmaca gibi konuşma ne ama ne kafanı bu kadar karıştırabilir çok değişik havan var şuan ´´ dedi ve Aras `` Buraya gelmeden önce herkese malikanenin içini anlatmıştım ama önce Mira kaybolup bizi buldu sonrasında Özgür az önce ise Gökçen kayboldu ve bizi buldu, yanımdan ayrılma lütfen biraz tereddütlüyüm ´´ demesi üzerine Alya´´ Seninde bu paranoyaklığın şaşıyorum ama sevdiğimden yanında kalıcam ´´ dedi ve ardından Alp’te kaybolup ekibi tekrar buldu bu durum üzerine aras daha fazla tedirgin oldu fakat paraya ihtiyacı olduğu için devam etti. 3. katta kimse kaybolmamış tı ve birkaç eşya alıp 4. kata çıktılar. Çıkar çıkmaz onları boğaz manzaralı kocaman bir pencere karşılıyordu. Bunun üzerine hep birlikte manzaraya bakıyorlardı taki Alyanın o inanılmaz çığlığına kadar çığlık üzerine herkes aynı yere bakmıştı ve o da ne onlardan yaşça büyük ve yaklaşık 20 küsür yaşlarında belkide daha büyük birinin cesedi yerde yatıyordu. Çoğu kişi hemen bir polis çağıralım demişti fakat Aras polislik okuduğu için ilk şüpheli onların olacağından ve hırsızlık yaptıkları anlaşılabileceğini herkese anlattı. Sonrasında Alyaya birilerinin hep kaybolduğunu tekrar anlatıp katilin aralarında olabileceğini anlattı ve bu kez Alya onu sevdiği için değil mantıklı sözler söylediği için yanında olduğunu söylemişti. Şimdi ise bu ikilinin amacı hem katili bulmalı hem katili polise şikayet etmeli hemde polis tarafından hırsızlık şüphesiyle ceza almamaktı. Üstüne üstlük bu kadar sorun varken Alya Aras´a ``ya katil içimizden biri değilde dışarda biriyse ve olduğumuz yere gelirse ´´ dedi. Bunun üzerine ihtimaller artmış ve ikisininde üzerinde psikolojik baskılar oluşmuştu. Durum gittikçe garipleşmeye ve bu 2 çiftin üzerinde çaresizliğin artmasına sebep olmuştu. Aras tam konuşma yapacaktı ki nerden geldiği belli olmayan bir fener oldukları cama vurmuştu. Hepsi yere uzanmıştı o anın refleksiyle. Fakat Aras içinden ya gerçek katil onları görmüşse ya da komşulardan biri ise deyip, polisi ararsak bizi alır aramazsak ölebiliriz düşüncesine kapıldı. Sessizlik vardı taki yaprak hışırtısı ve adım sesine kadar, herkes birbirine baktı fakat herkes yerde uzanıyordu. Sessizliğin bozulması sonrası herkes 4 bir bucakta saklanacak delik ararken Alya korkudan Arasa sokuldu ve tedirgin bir sesle ``aşkım ölmek istemiyorum,ne yapacağız ? ´´ demesi üzerine Aras `` sen bekle ben camdan bakacağım ya katil değilse bir hayvansa o ses ´´ demesi üzerine camdan bakar fakat bu yaptığı en büyük hatalardan biridir çünkü biriyle göz göze gelir ve karşısındaki gülümseyip malikanenin girişine yönelir. Aras bunu herkese söyler ve herkes daha fazla korkmaya başlar. Ama Aras bu malikaneyi iyi araştırdığından bir çok gizli küçük sığınağın olduğunu biliyor. Aras oldukları yerdeki sınağa Gökçen ve Özgürü sokuyor ardından kalan Alp ile Mira yı 3. kattakine koyuyor artık bu çift için gidebilecekleri tek yakın sınak kalıyor oda 2. katta ama aşağıda gördüğü adam yukarı doğru geliyor ve onunla karşılaşma ihtimalleri var bu yüzden 3. katta saklanacak bir yer bulup orada bekliyorlar. Aradan fazla zaman geçmeden o adam bir üst kata çıkıyor bunu fırsat bilen Alya ve Aras hemen 2. kattaki sınağa geçiyor. Aras kimsenin bilmediği o sırrı orda Alya´ söylüyor``aslında olduğumuz sığınak bulunması imkansız ilk Gökçen ve Özgür bulunacak galiba sonrada belki Alp ile Mira ama bizim yakalanmamız imkansız´´ dedi. Alya az da olsa rahatlamıştı. Aras yanında azda olsa yenilecek bir şeyler getirmişti ve bunları Alyaya verdi. Alya teşekkür etti ve yedi. herkes şimdilik malikanenin içinde sığınakların oradaydı.

Herkesin ailesi meraklanmış ve diğer ailelere sormuştu çünkü saat gece yarısını geçmişti. Bu durum üzerine aileler bir an önce karakola gittiler ve kayıp ihbarı verdiler. Polis hepsini telefon numaralarını istedi ve sinyal takip yapacağını belirtti. Aileler defalarca aradıklarını ve şebekenin çekmediğini anlattı ama polis genede takip edilebilir belki diyerek aldı numaraları. Geniş çaplı bir arama başlatmıştı polisler. Aileler telefon ile aramaya devam ediyor polislerse görgü tanığı topluyorlardı. Bilmedikleri şey ise malikanenin onların olduğu yere onlarca kilometre uzakta olması idi. Ama bir şekilde Gökçen´in telefonu çalmaya başladı arayan ailesi idi fakat ailesinin yaptığı en büyük yanlışlardan biriydi çünkü o adam Gökçen'in telefonunu duymuştu ve aynı kattaydılar. Ailesi telefonun çaldığını ancak telefonu Gökçen´in açmadığını polise bildirdi. Polisler durumu anlamıştı çocukların başının dertte olduğunu ancak ellerinden hiç bir şey gelmiyordu.

O adam Gökçen'e doğru gidiyordu. Gökçen ve Özgür tir tir titriyorlar dı. Adam daha onları görememişti ancak onlar adamın nefes alışına kadar duyuyorlardı. adam bir adım daha atmıştı ve zeminin değişik olduğunu anlamıştı. Adam girişin alt katta olduğunu düşünerek bir alt kata gitti ama orda herhangi birşey göremedi ve üst kata doğru ilerledi…

Sığınağı aramaya koyuldu. Daha neyi aradığını bilmiyordu bile o adam. Taki o ufak aralığı görene kadar. Bir metal plaka ile zemin arasındaki o boşluğu görmüştü adam. Hemen boşluğa 2 elini de sokup metal plakayı kaldırıp bir köşeye fırlattı. Elleri kesilmiş kanlar akıyordu ama adamın aklında sadece orda biri vardı düşüncesiydi. Hemen vakit kaybetmeden içeri girdi ve içeriyi biraz aradı ve karşısında ki o şeyi gördü…

Yerde bir ceket vardı ve kaçtığını düşündü oradaki kişilerin. Aslında o adamın bulduğu farklı bir sığınaktı adam hemen aşağı indi kaçmasınlar diye ama o sırada polis sirenleri duyulmaya başlamıştı adam için geliyorlardı. Komşulardan biri görmüştü adamı ve şikayet etmişti. Adam polislerle göz göze geldiği gibi kaçmaya başladı. Özgür adamın nereye gittiğine bakmak için cama koştu adamın polislerden kaçtığını gördü ve malikanenin içinde herkese çıkması gerektiğini yoksa tüm suçların onlar üzerinde kalacağını söyle herkes çıktı ve arkalarına bile bakmadan kaçtılar. Saat gece 3´ ü geçmiş 4´ e geliyordu ve eve gitmek istemiyordu kimse çünkü ailenin çok kızacağını biliyorlardı. Geceyi parkta geçirdiler ve nihayet sabah olmuştu dağılıp okul yerine evlere gittiler hepsinin ailesi azarlayıp nerdeydin diye sordu onlar ise biraz alkol ile sahildeydi uyuya kalmışız diyere dayaktan kurtuldular. Birkaç gün sonra haberlerde malikanede gördükleri o cesedi polislerin bulduğunu fark ettiler. cesed milyonluk bir adama aitmiş ve bir anlaşmazlık sonucu silahla öldürüldüğünü öğrenince önce Aras ve Alya sonrasında diğerleri rahat etti. Ama bu yaptıkları daha ilk hırsızlıktı…

1 bölüm sonu…

benim adım ibrahim yazmaya yeni başladım bu benim desteksiz yazdığım ilk kitabım diğer bölümlerde görüşmek dileğiyle…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.