Son Veda
Şikoga ya taşınmamızla hayatım bir anda değişmişti. Beş gündür bu şehirdeydik ve ben buraya hâlâ alışamamıştım. Bambaşka bir şehirde hayata yeniden başlamak çok berbat hissettiriyordu, hatta bu durumdan ölesiye nefret ediyordum. Ucuz kafelerin masalarına yerleştirilen adi mumlar gibiydim. Ne ortama romantik bir hava katabiliyordum ne de ışığımla çevremi aydınlatabiliyordum. Etrafımı geçtim, kendime bile yararım yoktu. Bir anda görkemli salonların şaşaalı şamdanlarım süsleyen bir mumdan yüz tanesi beş liraya satılan değersiz ve özensiz bir muma dönüşmüştüm. Şimdi içinde bulunduğum ev, ucuz mumların dışındaki adi tenekeler gibi beni sınırlandırıyordu. Eridikçe taşamıyor, yavaş yavaş akıp etrafa saçılamıyordum, kendi hayatıma bile ulaşamıyordum. Peki, tanımadığım bir şehirde, sevmediğim bir evde benim ne işim vardı? Şikago. Hayatımın köreldiği büyük şehir. Ben Isabella borrow 19 yaşımdayım. Efsanelere inanırmısınız buda bir efsane... İnsanın doğduğundan beri edindiği alışkanlıkları bir anda bırakıp yeni bir hayata geçiş yapması oldukça zormuş. Yeni evimize karşı kendimi o kadar yabancı hissediyordum ki bu his beni boğuyordu. Sanki her günüm kötü geçecekmiş gibi .Sıkıldığımı belli eden bir nefes alıp müzik dinlemenin iyi olacağmı düşünerek son ses Metallica’nın Nothing Else Matters şarkısını açıp yatağıma oturdum. Bakışlarım hâlâ açılmamış olan köşedeki bavullara kaydı. Şimdilik sadece gerek duyduğum eşyaların olduğu bavulları boşaltmıştım. Sanki benim gibi onlar da buraya yerleşmemek için isyan ediyordu. Yeni odamın kirli beyaz rengindeki duvarlarını süzerken eski, devasa büyüklükteki odama karşın burası onun komik bir kopyasıydı bu evde yaşarken yüzümü buruşturmamak için kendimi zor tutuyordum. Çocukluğumu geçirdiğim, doğum günü partilerimi verdiğim bahçemiz, kitap okumak için sığındığım çatı katımız, büyük ve aydınlık mutfağımız, anılarımla dolu olan ev Fors'un görkemli semtlerinden Mau de ’deydi. Sokağa bakan iç karartıcı bir manzarası vardı. Her sokak başında kavgaların olduğu bir mahallede oturuyorduk. Siren seslerini duymadığım bir gün bile yok diyebilirdim, her gün mutlaka insanı huzursuz edecek büyüklükte bir olay oluyor ve polisler gelmeden bağrışlar kesilmiyordu. Polisi görmeden sakinleşemeyen insanlar arasında yaşıyorduk sanki. Kendi halinde evlerine giden insanları hem sözleri hem de bakışlarıyla taciz eden köşe başındaki serserileri hiç saymıyordum bile, çok tehlikelilerdi. Bazıları benim yaşlarımdaydı. En çok da onlardan korkuyordum. annemin bana seslendiğini duydum. Birkaç kez seslendi, aldırmadım, ısrarla adımı söylemeye devam edince istemeden de olsa yatağımdan kalkıp odamdan çıktım. Koridorda yürürken neden beni rahat bırakmıyor ki diye düşünerek yanına gittim. Bugün yaşamak için fazla bıkkındım. “Efendim?” dedim yorgun bir sesle ve kapının kenarına yaslanıp kollarımı göğsümde kavuşturdum. Annem, “Akşam için yemek hazırlıyorum. Birkaç şey lazım, dışarı çıkman gerek tatlım. Bir sokak aşağıda market görmüştüm, kolayca bulabilirsin sanırım,” derken tezgâha eğilmiş, yemek hazırlıyordu “Azıcık insan içine çık, Eskiden sürekli dışarı çıkan sen, şimdi resmen eve kapattın kendini. Bu hiç senlik bir davranış değil,” dedi takılarak. Beni neşelendirmeye çalışıyordu. “Sanki arkadaş ortamım var da ben mi çıkmıyorum?” diye mırıldandım. Ya da çıkıp vakit geçirilebilecek bir yer mi vardı? “Burada da arkadaşların olacak tatlım, sadece sabırlı olman gerekiyor. Evden çık, gezip dolaş. Yeni birileriyle tanış. Bu senin elinde kızım.” “Her neyse...” dedim konuyu kapatmak isteyerek. “Gitmesem olmaz mı, babamı arasak ne lazımsa iş dönüşü eve gelirken o alsa?” diye sızlandım. Çünkü canım hiçbir şey yapmak istemiyordu. “Babanın ne zaman geleceği belli olmaz. Bu yeni işi onu çok yoruyor, hâlâ toparlanmaya çalışıyoruz, biliyorsun. Bir de evin ihtiyaçlarını ona yükleyenleyiz.” İç çektim ve sıkıntıya boğuldum yine. “Biliyorum,” dedim üzgünce. Annem bana bakarken yüzü biraz asıldı. “Seni böyle görmek istemiyorum kızım,” dedi yumuşak bir sesle. Ardından ciddileşerek, “Yoksa burayı sevmedin mi Bella?" Cevap vermeyince “Bella,” dedi annem kırılgan bir tavırla. “Böyle yapma, beni üzüyorsun.” Annemi mutsuz görmeye dayanamıyordum. Onları üzemezdim. Burayı sevmiş ve mutluymuşum gibi davranmak zorundaydım . Annemi rahatlatmak için hafifçe gülümsedim. “Sen bana aldırma. Her şey çok yeni. Sadece biraz zamana ihtiyacım var anne. Burayı seveceğim, merak etme,” dedim bana inanmasını umarak. “Üzerimi değiştireyim, çıkarım birazdan, tamam mı, ne istiyorsan alır gelirim,” diye ekledim. Sonra sesimin sevecen çıkması için kendimi zorlayarak devam ettim. “Hem etrafta benimle tanışmak için ölüp biten birçok kişi olmalı, çok geç olmadan gidip onları bulayım,” dedim yalandan bir heyecanla . Ağır adımlarla odama geçtim kırmızı renkli kazak altınada siyah pilleli bir etek seçtim beyaz converse ayakkabılarımı da giyip evden çıktım. Sokağa çıkınca rahatlatmayı umarak derin bir nefes aldım. Bu mahalle beni gerçekten korkutuyordu. İki gün önce babamla eve dönerken sokağın başında, bıçaklann çekildiği büyük bir kavgaya şahit olmuştuk. Etrafa baktığımda kimse müdahale etmiyordu, sanki rutin bir şeymiş gibi davranıyorlardı. Bense babama iyice sokuldum, oradan bir an önce uzaklaşmak istiyordum. Polisler geldikten sonra kavga eden çocuklar kaçmaya başladı. Birisi yerde, yaralanmış, kanlar içinde kalan bacağını tutuyordu. Diğer çocuklar da kaçıyordu. İçlerinden biri koşarak yanımızdan geçerken göz göze geldik. Erkeksi yüz hatlarını çevreleyen siyah dağınık saçları ve gür kirpiklerinin altında koyu mavi gözleri vardı. Siyah saçları açık tenine çok yakışıyordu. Kaşları gür ve şekilliydi. Yeni yeni sakalların çıkmaya başladığı yüzüne ayrı bir hava katıyordu. İnsanı rahatlatan ve heyecanlandıran bir tipi vardı. Keşke yanımızdan sakin bir şekilde geçseydi de onu biraz olsun süzebilseydim! Umarım kimseyle karşılaşmadan işimi halledip eve dönerdim bir an önce. Ben bunları düşünerek yürüyordum ki arkamdan gelen kahkaha sesleriyle düşüncelerimden sıyrıldım. Arkama dönüp baktığımda iki çocuk gördüm. Birisi esmer, diğeri sarışındı. Bu iki çocuğu daha önce görmüştüm. Bunlar o gün kavga edenlerin arasındaydı. Buradan bir an önce uzaklaşmam gerekiyordu. Onların arkamdan geldiğini ayak seslerinden anlayabiliyordum. Hadi, ama lanet olası market, neredesin! Tam bu sırada köşede bir kavga olduğunu görüp irkilerek olduğum yerde kalakaldım. Eyvah! Benim yaşlarımda sarışın bir genç, yüzü kanlar içinde, yerde baygın bir şekilde yatıyordu koşmaya başladım onlarda benim arkamdan geldi sert rüzgar yüzüme vuruyordu geçtiğim yerlerde cam kırıkları vardı hiç bir şey umrumda bile gözlerim kararmaya başladı elimi başıma koydum öyle bir dönüyorduki birden dengemi kaybettim yere öyle sert bir şekilde vurdumki dizlerimi kanlar akmaya başladı o sırada aklıma gelen anıyla yıkıldım ve ellerimide yere koydum bir kadın yerde kanlar içinde yatmış bana sesleniyordu "SENİ BULMADAN KAÇ JESS NOLUR ANNECİM "dedi ama o kadın benim annem değildi kadının gözleri dolu doluydu hala bana bakıyordu bense ne haraket ediyordum nede bir cevap veriyordum kadın tekrar konuşmaya başlarken karnına bir bıçak saplandı kanlar etrafa saçıldı sanki bir yanar dağ gibiydi adam sertçe bıçağı çekti sonrada bana yaklaştı kanlar içindeki bıçağı bana çevirdi sivri uçlu bıçak bilenmişti parlıyordu kanlarla mükemmel bir uyum halindeydi boğazama yaklaştırdı bıçağı o sırada birisi onu tuttu adamın eli titredi bu sayedede boğazımı sıyırdı ve bir iz bıraktı siren sesleri duyuldu bir ümit doğdu içimde polisler adamı tutarken bağırmaya başladı "BENDEN KURTULAMAZSIN KÜÇÜK ŞEYTAN SENİ BULACAĞIM"diye öfkeyle bağırmaya başladı polislerden biri onun ağazını kapattı ve anı orada kesildi elimi boğazımdaki yara izine götürdüm yaram kanamaya başladı ellerim cam parçalarıyla doluydu hissetiğim acı ve üzüntü hıçkırarak ağlamama neden oldu dehşet içindeydim ,benim annem değildi ki o ,neden bana öyle seslendi? ,benim ismim alara değil ki kimdi o adam? Annem olabilirmi o k-kadın b-benim...Ben Isabella borrow'dum değil mi ? yoksa.. olamaz ! olamaz !!!
- Bölüm
- 0
- okunma
- 0
- Beğeni
- 0
- Puan
- —
Bölümler
Benzer eserler
RomanVERDA
Gece Sanyeli
4,2Oylama418,6 BGörüntüleme
RomanErkenci Kürt 🥀
FAHRİYE kılıç
4,9Oylama315,5 BGörüntüleme
ÇizgiCLOVER
Ahmet Arif Safir
4,5Oylama296,9 BGörüntüleme
RomanAltı Çizililer
Kami
4,2Oylama258,1 BGörüntüleme
Roman404 Numara
Aisha
4,1Oylama213,6 BGörüntüleme
Romanİki Yabancının Şarkısı
Nisanur Küçükkapdan
4,6Oylama209,7 BGörüntüleme
RomanAbimin Arkadaşı Texting
sevipgidenbirisi
4,3Oylama199,1 BGörüntüleme
RomanPAMUK ŞEKER
Güneş
4,7Oylama151,9 BGörüntüleme
RomanSırık Oğlan ve Saf Kız
Duygu
4,5Oylama151,7 BGörüntüleme
RomanYıldızlı Bileklik
Rezmalle
4,6Oylama131,2 BGörüntüleme
RomanElzem||Yarı Texting
Nycto🍷
4,5Oylama112,1 BGörüntüleme
RomanANLAŞMALI EVLİLİKMİŞ
Yasemin(nisadankucuk(2yas))
4,3Oylama90,9 BGörüntüleme

