İçeriğe geç

SON SINIF ( Yarı Textıng )

Bölüm 2 · 5 dk okuma

SON SINIF ( Yarı Textıng )

Bölüm 2

İKİNCİ BÖLÜM : HOŞGELDİN 🌸

ESLEM DURU ;

" Ya kanka daha on dakika var, kantinden hemen su alıp gelelim ya " başımı olumlu anlamda salladım ayağa kalktım.

" Olur gidelim " benim bu cevabıma şasırsada hızlıca ayağa kalktı.

" Sen ciddi misin? " ters ters baktım.

" Şansını zorluyorsun kuzen bilmiş ol " diye sorusunu cevapladım.

" Ya neden hemen sinirleniyorsun , görende sanacak her gün kantine iniyorsun! " diye dedikten sonra yüksek sesle konuşmaya başladı. " Kızım sen kantine ineceksin hemde üç kat aşağıya, bak aşağıya diyorum ha! " diye söylendi. Sinirle kolunu tutup sınıfın kapısına doğru ve ilerletmeye başladım. " O sesini kıs rezil ediyorsun bizi " diye sinirle tısladım yüzüne doğru.

Ardından devam ettim. " Sen nereden hem biliyorsun benim kantine inmediğimi "diye hem konuşuyor hem de merdivenlerden aşağıya inmeye başlamıştık.

" Kuzen senin kantine gitmediğini bütün Ankara duydu sıra burada, artık İzmir şehri senin kantine inmediğini de duyacak yakında " diye söyleyip kahkaha attı. Ona ters ters baktım.

Evet kantine inmiyordum genellikle. Hatta genellikle bile değil mümkün olmadıkça iniyordum. Kim üç kat aşağıya inecekti ki. Üstüne merdivenleri dik ilerliyordu ve bu merdivenleri hem çıkmamızı hem de inmemizi çok zoraştırıyordu! Yeminle bu merdivenlerde resmen kilo kaybediyorduk. Eski okulumda da böyleydi ve ben yine inmiyordum tabiki de. Ve dualarım kabul olmamıştı. En katta sınıfımızın olmasını ve merdivenlerin düzgün olmasını istiyordum ama değişen bir şey yoktu! İhtiyaçlarımı nasıl giderdiğimi öğrenecek olursanız tabikide kantine inen birisine paramı veriyordum ve bitiyordu bu kadardı. Ama bu yaptığım alay konusu oluyordu canım kuzenimden!!

Sinirle bir nefes bıraktım. Daha iki kat inmiştik ya of. Durdum. Merdivenlerden sarkıp aşağıya baktım. Daha vardı ve benim gitme hevesim kalmamıştı. Ranayıda kırmamak ve etrafı görmek için inmiştim ama şuan vazgeçmiştim. Evet geri dönecektim. Nokta. Bitmiştir.

Benim durduğumu ve merdivenlerden aşağı bakmama şaşıran kuzenim " Ne yapıyorsun? " diye sordu. Onun bu sorusuna gülümsedim. Ona bakıp arkamı döndüm ve geri yukarıya çıkmaya başladım. Şimdi geri çıkmak vardı ya off. Yüzümü astım.

Bu hareketime şaşırsada hemen kolumu tuttu. " Hey nereye gidiyorsun, daha bir kat aşağı ineceğiz yukarıya değil " kolumu elinden kurtarmaya çalıştım. " Hayır ben gelmeyeceğim, almayayım " diye söyledim.

" Ya hadi ama kuzen ne olur bir kat daha insen " diye hayıflandı. Başımı olumsuz anlamda sağa sola salladım. " Kusura bak kuzen ama gelemeyeceğim, bünyeme zararlı ve sen tek gidip gelirsin ne de olsa ben kantine inmiyorum biliyorsun! " diye sonlara doğru sesimi azıcık yükseltip tekrardan yürümeye başladım.

" Kuz- " diye başlayacakken hemen konuşmaya başladım. " Hayır " diye hızlıca cevapladım. Belki şuan kötü biri gibi görünüyorum ama amacım öyle değil hiçbir zaman. Sadece inmek istemiyorum. Beni bilenler bilir.

" Gelmeyeceksin, boşuna zaman kaybediyorum seninle! " diye sinirle aşağıya inmeye başladı. Arkamı döndüm hızla. " Kuzen! " diye bağırdım fazla uzaklaşmadan. Arkasını dönüp bana baktı. Cebimden cüzdanımı çıkarıp ona doğru kaldırdım. " Bana da alsana bir çikolata canım çekti " diye söyledim.

Birkaç dakika birşey söylemeden bana bakmaya başladı. Ardından sinirle güldü. " Aptal!! " diye sinirle bağırıp hızla aşağıya inmeye başladı. Onun bu haline kahkaha attım. Canım kuzenim benim.

Telefonuma elime alıp saate baktım daha beş dakika vardı. Kuzenimin uçacağını hissediyordum. Cebime telefonu atıp ikişer ikişer hızlıca çıktım. Sınıfın kapasına vardığımda içeriye girip yerime geçtim. İlk geldiğim zamandan daha fazla kişi olmaya başlamıştı. Derin bir nefes verdim. Bakalım günüm nasıl geçecekti.

Sınıfın kapısından giren kişiyle gözlerim oraya kaydı. Tanıdık bir siması vardı. Nereden görmüştüm acaba. Burada görmediğim kesindi. Kaşlarımı çattım ve daha dikkatli baktım. Kimdi bu çocuk? Neden bana tanıdık geliyordu.

Gözleri gözlerimle karşılaşınca şaşırmış görünüyordu. Hemen kendini toparlayıp benim bir arkama oturdu. Neden şaşırmıştı. Yoksa bende onadamı tanıdık gelmiştim. Kafam karışmıştı.

Kapıdan görünen bir diğer kişiyle düşüncelerimden sıyrıldım. Yanıma oturup elinde olan çikolatayı önüme uzattı. Gülümsedim. Kolumu omzuna atıp kendime çektim. " Benim kuzenim ne kadar düşünceli, yardımsever, ve tatlı biri böyle " diye eğlendim.

Kolumu omzundan atmaya çalıştı. " Bırak beni " diye küçük bir çocuk gibi mızmızlandı. Bu hareketine hafifçe kahkaha attım. " Ya ben seri yerim, asma suratını bir ara inerim senin için bende hadi hadi " omuz silkti.

Yanağından öptüm ve çikolatamı açmaya başladım. " Hem senin beni sakinleştirmek gerek heyecandan bayılırsam beni tutman lazım " diye ağzıma bir ısırık çikolata atarken. Göz ucuyla baktım. Gözlerini deviriyordu hanım efendi. " Dalga niye geçiyorsun , senin hep yaşadığın bir olay bir kere " diye söylendi. Ağzımdakini bitirip konuşmaya başladım.

" Bir kere dalga denizde olur önce bunu bilmen gerekir " ters ters bana bakmaya başlayınca tekrar güldüm." Öyle bakma ya " diye sitem ettim.

" Nasıl bakıyorum " diye sakince sordu.

" Sanki beni şimdi yerin dibine sokmak istiyormuşsun gibi " diye bende sakince cevapladım.

" Çünkü gerçekten şuan onu yapmak istiyorum şansa baksana sen! " diye konuşurken sınıfa hoca girince sustu. Ayağa kalkıp beklemeye başladık. O sırada hızlıca tekrardan yanağından öptüm ve gülümsedim. O da gülümseyip benim yangını öptü. Tatlı kuzen. Böyle bir kuzen herkeste olmalıydı.

Sınıfa giren hoca erkek biriydi. Otuzluların sonlarındaydı sanırım. Tatlı bir havası vardı. Saçlarında çok az beyaz saçlar bulunuyordu. Ama geri kalanı hafif kumralımsıydı. Yeşil gözleri çok ilgi çekiyordu. Güzel bir havası da vardı gerçekten. İçim ısınmıştı bu hocaya karşı nedensizce.

" Selam gençler, yeni eğitim öğretim yılınızda başarılar dilerim. Umarım güzel yerlere gidersiniz. Hepinize başarılarımı iletiyorum " gözleri herkesde gezip hafifçe gülümsüyordu. Ardından yeşil gözleri bana değdi ve gülümsedi. " Sınıfımıza yeni gelen kişi var biliyorsunuz belki, bilmiyorum ama kendisi bize kendinden biraz bahsederse seviniriz " diye gülümsedi ve hızlıca devam etti " Oturabilirsiniz gençler " yerime oturup boğazımı temizledim. Hep yaşadığım bir olaydı. Artık alışmıştım yani bu duruma. Tüm gözler bendeyken hocaya gülümseyip konuşmaya başladım.

" Adım Eslem Duru, soyadım Kayhan. Ankaradayım geliyorum " diye kısaca cevapladım. Bu olayın hemen geçmesini istiyordum biran önce.

" Neden gelme gereği duydunuz sorun olmazsa seni içinde ögrenebilirmiyim? "

" Hayır ne sorunu " diye tebessüm ettim. " Sadece babamın işi nedeniyle buraya geldik " diye devam ettim.

" Hm anladım. Umarım arkadaşlarınla iyi anlaşırsınız. " diye göz kırpıp devam etti. O zaman bende kendimi tanıtayım. Ben sizin sınıf rehber hocanız ve matematik derslerinize gireceğim " başımı salladım.

" O zaman Hoşgeldin Eslem yeni okuluna "

" Hoşbuldum hocam.."

Uzunnnnnn bir aradan sonra yeni bölümle karşınızdayım 😁

Umarım beğenirsiniz.

Bölüm nasıldı???

Sizce yeni bölümde neler olacak??.

Beğeni,yorum ve puanlarsanız sevinirim 🌸💫

Diğer eserlerimede bakarsanız güzel olur 😊

İyi günler dilerim 🩶

Bölüm sonu

32 yorum