İçeriğe geç

Son savaş

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Son savaş

Bölüm 1

İlk karşılaşma

Hawkins’te saat gece 02.17’ydi.

Kasabanın çoğu uyuyordu.

Ama Eleven uyanıktı.

Penceresinin önünde durmuş, dışarıdaki karanlık sokağa bakıyordu. Her şey normal görünüyordu.

Ta ki…

Işıklar yanıp sönmeye başlayana kadar.

Bir.

İki.

Üç.

Eleven’ın yüzündeki ifade değişti.

“Hayır…” diye fısıldadı.

O ışıkları tanıyordu.

Daha önce de görmüştü.

Öteki Taraf’tan gelen ışıklar böyle davranıyordu.

Tam o sırada odadaki lamba tamamen söndü.

Karanlığın içinden bir ses duyuldu.

“Eleven.”

Eleven yavaşça arkasını döndü.

Odanın kapısında biri duruyordu.

Cary.

Eleven onu daha önce hiç görmemişti.

Ama Cary’nin gözlerine baktığı anda garip bir şey hissetti.

Sanki…

Cary onunla aynı seviyede biriyle karşılaştığını sanıyordu.

Ama yanılıyordu.

Eleven elini kaldırdı.

Cary gülümsedi.

“Bunu gerçekten yapmak istiyor musun?”

Eleven cevap vermedi.

Sadece baktı.

Ve o bakışla birlikte odadaki bütün eşyalar havaya kalktı.

Kitaplar.

Sandalyeler.

Masanın üzerindeki lambalar.

Hatta duvarın içindeki küçük metal parçalar bile.

Cary elini kaldırdı.

Her şeyi durdurmaya çalıştı.

Ama hiçbir şey olmadı.

Cary’nin yüzündeki gülümseme ilk kez kayboldu.

“Ne…?”

Eleven bir adım attı.

Ve o adımla birlikte Cary’nin kontrol etmeye çalıştığı her şey parçalandı.

Eşyalar geri değil, Cary’nin etrafında sıkışmaya başladı.

Sanki oda onun üzerine kapanıyordu.

Cary geri çekildi.

“Sen… bu kadar güçlü olamazsın.”

Eleven’ın gözleri karardı.

“Ben daha önce de böyle şeyler gördüm.”

Ve parmaklarını hafifçe kıpırdattı.

O anda Cary’yi tutan görünmez güç çöktü.

Cary dizlerinin üzerine düştü.

Nefes alamıyordu.

Eleven yaklaşmadı bile.

Sadece baktı.

“Sen benim seviyemde değilsin.”

O an odadaki tüm camlar kendiliğinden dondu.

Sonra hepsi aynı anda çatladı.

ÇAT!

Rüzgâr içeri doldu.

Ama bu sefer rüzgâr bile Eleven’ın etrafında yön değiştirdi.

Cary zorla ayağa kalkmaya çalıştı.

Ama yer bile onu geri itiyordu.

“Bu… mümkün değil…”

Eleven ilk kez konuştu:

“Ben denemiyorum.”

Kısa bir sessizlik oldu.

Cary’nin gözleri büyüdü.

“Ne demek o?”

Eleven’ın arkasındaki gölgeler hareket etti.

Sanki oda bile onun tarafını seçmişti.

“Ben sadece durduruyorum.”

Ve o anda Cary’yi tamamen yere sabitleyen güç patladı.

Cary duvara çarpıp hareketsiz kaldı.

Eleven arkasını döndü.

Sanki bu onun için sadece küçük bir rahatsızlıktı.

Ama dışarıda, ormanda bir şey oldu.

Karanlık daha da koyulaştı.

Ve kırmızı ışık bu kez daha güçlü yükseldi.

Bir ses duyuldu:

“Yanlış kişiyi seçtin.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.