Merhaba ben Prenses Lara, krallığımız büyük bir savaşın içinde.Her gün can kayıpları haberleri geliyor saraya.Bu durumdan memnun değil kimse.Bu haberler artış gösterince bir karar aldım.O cepheye bende gidecektim.Bu durumu kral ve kraliçeye söyledim fakat pek olumlu karşılamadılar.Ama benim adımda Lara ise o savaşa gidip halkıma destek çıkacağım.Ve evet düşündüğünüz gibi bu gece saraydan kaçacağım.Ama tek başıma değil, sarayın en güçlü askeri ve aynı zamanda benim kuzenim olan Adrian ile evet onu bu yola sürüklemem pek doğru değil.Ama başka çarem yok halkımı düşünmeliyim Adrianda beni destekliyor bu kararımda.Ama Bi sorunumuz var kız ve erkek kardeşlerim...
Çok kıskançlardır aralarından sadece biri ile anlaşabilirim o da Prens Marco aramızdan en küçüğü o 17 yaşında ben ise 19.Kız kardeşlerim Prenses Mila ve Prenses Ladin tam bir erkek hastalarıdır mila ile ladin 22 yaşında.
Ve evet saat gece yarısını geçmişti.Ve biz Adrianla bahçede buluşup kimsenin bilmediği sarayın dışına çıkan o köprüden geçecektik.Köprüde sadece bir kamera vardı çünkü kimse bilmiyordu o yolu.
Adrian 2 atla geldi buluşma noktasına.Biri beyaz dişi ama bir o kadar da hırçın bir attı tabiki profesyoneldi de.Diğeri ise yani Adrian'ın ati toprak rengindeydi.Siyah bir eğer vardı üzerinde öldürücü bakışlar yolluyordu ara sıra ama bize sadıklardı her iki atta.
Cepheye geldiğimizde kimseye gözükmeden savaş noktasına gittik ve araya sızdık.Kimse o savaşta fark etmemişti bizi.Ben etrafı incelerken bir kılıç sesi duydum hemen arkamdan bana saldırmaya çalışmıştı biri neyse ki Adrian bunu fark edip hemen öldürmüştü saldırganı.Adrian bana dikkatli olmam gerektiğini belirten bakışlar attı ve savaşa karıştı bende ilk 2 saniye ne yapacağımı şaşırmıştım ama herkesin yaptığını yapacaktım işte savaşacaktım sonuna kadar.
Bende boşta gördüğüm tüm Elegandlıları öldürüyordum.Yeni kurbanımı ararken bir çift keskin siyah göz