Elimde tuttuğum telefonla gelen mesaj ile bakışıyordum. Gözüm profiline kaydı. Bir motor vardı. Az çok motorları biliyordum çünkü bir aralar gerçekten bir motor bağımlısıydım. Motorun R25 olduğunu tahmin ediyorum. İsminin yaman olduğunu öğrendiğim kişi motorun önünde fotoğraf çekilmişti. Bir sahil kenarı idi. Gün batarken çekilmişti. Kask elindeydi. Kafası sağa bakıyordu ve gün batımı olduğu için yüzü pek net değildi. Aslında yüzünü görmek çok iyi olurdu. Gözüm biraz daha profilde gezindikten sonra profilden çıktım ve Beril'e yazdım
"Kanka bu yeni çocuk bana yazdı. Adı Yaman mış" cevap bu sefer birazcık bekletti. Çünkü otobüsle okula gidiyor olmalıydı. Mâlum, otobüslerde çoğunlukla yer olmadığı için ayakta gittiğimiz için telefonuna bakacak zamanı yok. Ama bildirimi hissettiğini umuyorum. Şaşırtıcı bir şekilde cevap geldi "nerden öğrendin lan?" Bir sürece vereceğim cevabı düşündün. Yalan söylemek pek huyum değildir. Ve şimdide olmayacak "bana yazdı? Sana yazmadı mı?"
"hayır tabii ki! Senin numaranı nasıl bulmuş?" Hemen Yaman'ın yazdığını kopyala yapıştır yaptım ve Beril'e attım. "Al bunu yazdı" cevap hemen geldi. "KIZIM NEDEN BİŞEY YAZMADIN!!" "Nasıl yani?" "İnsan en azından birşey yazar" "ya işte ne gibi!" "Ya en azından 'bilmem ben değil sen benimle iyi anlaş' yazabilirdin!" "Kanka mal mısın? Böyle bişey yazmam ben. Tamam kapat konuyu otobüsüm geldi" ayağa kalktım otobüs önüne yaklaşmadan nerdeyse ayağımın dibinden bir motor geçti. Mavi renkti ama modelini çözemedim. Otobüsü sollamıştı. Bunun çok tehlikeli olduğunu bilmiyor mu?
Otobüs önümde durdu. Otobüs kartımı bastım. Onaylayıcı bir ses geldikten sonra boş bir yer bulma arayışına girdim. En sonunda boş bir yer bulduğumda oturdum. Okulum yaklaşık iki durak sonraydı.
Okula gidene kadar telefonumu açıp haberlere bakmaya başladım. Her zamanki gibi ortalık yine dağınıktı. Otobüs ilk durakta durdu. İnecekler indi binecekler bindi. Hadi ben sabahın köründe okula gidiyorum da siz bu kadar acele nereye gidiyorsunuz. Uyusanıza! Aman ya. Bu seferde Instagram' ı açtım. Karşıma kedi videosu çıktı. Ama çok tatlı bir kedi.
İki durak boyunca kaydırmaya devam ettim. İki durak sonundan bende indim ve karşıdan karşıya geçerek okula giriş yaptım. Bu gün pazartesi günüydü. Tamda yeni öğrencinin gelebilecek bir gündü. Hemen merdivenlerden çıktım. En üst kata çıktığım zaman nefes nefeseydim. Yürüyerek koridorun sonuna vardım. Okul muydu, işkence salonu muydu? Sınıfa girdiğim zaman beril ile diğerlerini gördüm.
Selin, bizimle yaşıt. Grubun baterist'i. Kendisine küçük beril diyoruz. Çaktırmayın boyu kısa olduğu için böyle diyoruz.
Bu Rüzgar. Grubun gitaristi. Selin'le sevgili. Gerçi gerçekten güzel bir ilişkileri var. Zaten grupta enişteci kimse yok. Gruptaki tek erkekti. Ta ki grubun yeni üyesi olacak yaman gelene kadar
Bu Beril. Zaten en başından anlamış olmalısınız. En yakın arkadaşım. Oda vokalist.
Bende Arya, Arya Yalın. Grubun ana vokalist'iyim. Merak etmeyin. Kendimi ana karakter ilan etmiyorum. Gerçi bunu ben değil bir üst sınıftaki zorbalarım diyor. Biz 2. Sınıfız. Onlar son sınıf olduğu için bana kolaylıkla bu muamelede bulunabiliyor. Bu bölümü seçmemin sebebi müzik yapmayı ve dinlemeyi sevdiğim için oldu.
En sonunda sessizliği bozan kişi rüzgar oldu "eee bizim gruba gelecek kişi hakkında öğrendiğiniz herhangi bir şey var mı?" Selin söze atladı
"Bana yazdı. Arya'nın numarasını istedi. Ama ismi nedir nerden gelir hiç bir fikrim yok" rüzgar bana baktı. Ben ona. En sonunda cevap verdim.
"Bende isminin sadece Yaman olduğunu biliyorum" dedim. Bakışların benden arkama yöneldiğini fark ettiğimde hoca geldi sandım. Arkamı döndüğümde bunun hoca olmadığını fark ettim. Bu tanıdık bir simâydı. Tama çıkartamamıştım
En sonunda konuşmaya başladı. "Sanırım sınıfım burası. Ben 'Yaman Koral' bu gruba bas gitarist olarak geldim. Umarım sizinle iyi anlaşırız" sesi çok tok'tu.
Herkes sırayla kendini tanıtmaya başladı. Sıra bana geldi. "Ben Arya Yalın. Bu grubun ana vokalist'iyim. Denebilecek pek bir şey kaldığını sanmıyorum" bana bakmaya başladığı an diğerlerine bakarken ki kadar soğuk değilde daha ilgili bakıyordu. Bu bakışlar beni rahatsız etmiştim pek belli etmeden Beril'e döndüm. Bakışları hala üstümde hissediyordum.
"Beril" bana baktı. O olduğunu onaylayan bir mırıltı çıkardı. "Tuvalete gidelim mi? Karnım birazcık ağrıyorda" başıyla onayladı. Oturduğu sıradan kalktı. Yanıma geldi
Selin konuşmaya başladı. "Bende gelebilir miyim?" Onayladım. Yanımıza doğru adımlarını yönlendirdi. Yanıma geldiğinde kulağına fısıldadım. "Rüzgara de ki 'yaman ile konuş. Nerden gelmiş nereliymiş bir öğrensin'" ima dolu bir bakış attı bana bu sefer o benim kulağıma değil sesli bir şekilde"meraklısın galiba?" tanrım! Neden bu gün herkes bu soruyu soruyor? Meraklı değilim! Bunları öğrenmemiz gerekiyor. Anlamasını umut ederek imalı bir bakışda ben attım. Rüzgara aynı şeyleri ilettikten sonra yanımıza geri döndü. Rüzgar çokta Yaman ile derin bir sohbete dalmıştı bile. Ama bir sorun vardı bu isim neden bu kadar tanıdık geliyordu? Bunu bizim kızlara anlatmak iyi olacak...