"Çağla kızım kiminle konuşuyorsun?"
Bir anda annemin sesini duyup mırıldandığım şarkıya ara verdim ve anneme döndüm.
"Kimse ile konuşmuyordum anne, şarkı söylüyordum." dedim. Annem ağzımdan çıkan kelimeleri duymakta zorlanmıştı, ve bana bakarak afalladı.
Odamın kapısını kapatıp yanıma geldi ve yanıma oturdu.
"Bir sorunmu var bebeğim? İyi görünmüyorsun."dedi.
[ İyiyim kelimesi herkesin kullandığı klasik bir yalandı, ve bu kimsenin umrunda değildi. "İyiyim" dersin ve bütün konu kapanır, bir kere olsun tekrar sorulmazdı.]
"İyiyim anne" dedim zorda olsa, ardından bu konuyu kapatmak için müzik stüdyosunu bahane edip evden zorda olsada çıktım...
Stüdyoya vardığımda menajerim Baturgan hemen bugün yapılacak olan işleri saymaya başladı onu dinlemeyecek kadar yorgundum ve tek yaptığım kafamı sallamak oldu.
Sütüdyoda kendi odama doğru ilerledim ve kapıyı açtım, karşımda Yeliz'i görünce biraz ürkmüştüm. Sonra yavaşça Yeliz'in eline baktım ve bana kahve getirdiğini gördüm.
"Hoşgeldin Çağla:)" dedi Yeliz, Yeliz stüdyodaki en güler yüzlüydü ona bakmak bile insanı mutlu ederdi. Çantamı masaya koydum ve "hoşbuldummm" dedim yanında tek çocuklaştığım kişi Yeliz'di. O benim bütün yaralarımı sarardı, onun yanında kendimi mutlu hisseder ve bütün her şeyi unuturdum.
"Bir sorunmu var bebeğim? Üzgünsün." dedi. Cümlesinde "üzgün gibisin" demek yerine "üzgünsün" demişti. Beni tek anlayan oydu, ve ben bu sefer yalan söylemedim."Evet. Bir sorun var ve bundan nasıl kurtulacağımı bilmiyorum." dedim."Çözümü olmayan bir sorun yoktur, anlat bakalım ne oldu?" dedi ve bir nefes verdi.Ağzımı açtım tam konuşacakken benden önce gözlerim konuştu. Gözlerimden akan yaşları durduramadığım gibi konuşamıyordum.
Gözlerimden akan yaşlar en sonunda durmuştu.
Bir anda odaya grup liderimiz Aden girdi ve "hadi kızlar çalışmamız lazım" dedi
Aden'in sesi kulaklarımı sanki tırnağımızı paslanmış bir demire sürdüğümüzdeki ses gibi tırmaladı.
Bu kızı sevmiyordum. Bir işler çeviriyo gibiydi.
~DEVAM EDECEK~