İçeriğe geç

SON KURT

Bölüm 2 · 7 dk okuma

SON KURT

Bölüm 2

ARMANIN RÜYASI

Hayal kurarken birden her yer bana çok farklı gelmişti çünkü ,

Dışarısı siyah beyaz karışık bir sisle dolu insanın içini değişik hisslere sürükleyen bir hava vardı.Biraz içimde oluşan irkilme ile ayağı kalkıp çatı katına çıkıp tam olarak etrafı görmek amacı ile kendimi yukarı kata attım.

Ev:bomboştu ablam, babaannem kimse evde değildiken Ortamın sakin ve çok sessizliği hala var oluşunu koruyordu.

Acaba nereye gittiler.? Diye bürsürü düşüncelere kapılırken, dışarınında içerden pek farkı yoktu.

Bahçe bomboştu ne atı nede kâhyayı görebildim.

Bahçenin dışından garip garip adeta kulağımın içinde yankılanan sesler geliyordu.

Hem çok merak etmiş bir o kadar da korkmuştum.

ne yapacağıma kendim bile karar verememişken iç sesimi dinleyip, çiftliğin kapı koluna tutunup gözlerim kapalı kapıyı açtım.....

Bir kaç adım dışarı atıp etrafa göz gezdirirken, keşke hiç kapıyı açmasaydım düşüncesi aklımı kurcalamaya devam ediyordu.

Tüm çiftliğin etrafı kurtlarla dolu olup, Hepsi bana bakıyordu.

o kadar korkmuştum' ki âdeta nefes almak bile zor geliyordu.

Kimileri kızıl kimiside bir ayı kadar kalıplı renkleri siyahtı ve sayıları giderek artıyordu.

Ormanın heryerinden daha çok kurt geliyor ve sayıları çoğaldıkça, hepsi birden "arman "arman diye sesleniyorlardı ve sesleri giderek daha yakın geliyordu derken birisi beni itip durdu.

Birden gözlerimi açıp ayağı fırladım'ki gördüğüm şeyler hep rüyaymış. Ama terler içinde uyanmıştım.

Ablam,"ne oldu Arman neyin var.

"Yok birşey yok birşey.

"Hadi elini yüzünü yıka sofraya gel uykucu armano bey seni:)

"Ben uykucu falan değilim bir kere sen sadece çok erken uyanıyorsun, (hıh)

"Tamam siz başlayın ben geliyorum.

Yüzümü yıkadıktan sonra çok güzel bir sofra beni bekliyordu. şuan bile kahvaltının insandaki etkisi belirmeye başlamıştı.

ahşap masanın üzerdinki güzellikleri anlatmak bile heycanı üzerimde kalan korkunun etkisini anlatmaya yeter.

merdivenlerden inerken salondan üst katlara kadar gelen taze ekmek kokusu, ve sesi ile adeta buhar ile çalışan 1950 amerikan trenini anımsatan soba üzerinde kaynayan çay bile çok huzur vericiydi.

Çok güzel kahvaltı yapıyorduk, ama dün akşam gördüğüm rüya o kadar beni etkilemişti'ki o ana dek istemsizce bile olsa onu düşünüyordum.

içtiğim çay lokmaları ile birlikte içimde ki korku üzerimde etki ederek biraz canım acıyordu.

Bir kaç lokma alıp hiç vakit kaybetmeden ablama ormana gideceğimizi hatırlatımak istedim ama tabiki bu lezizmi leziz kahvaltının tadını sonuna kadar çıkarmadan gitmeyi tabiki'de düşünmüyorum.

Ablam, "Bugün biraz buralarda takılırız diye düşünmüştüm.

" Hayır hayır bugün gidelim hatta yarında gideriz sonrada....

"Bu heyecanını okulda da göstermen dileğiyle armancım :)

"Abla bir dur ya daha yeni tatil ettik ne okulu? (minyon tipli canavar işte ne olucak)

Spor ayakkabımın bağcığını bağlayıp her zaman ki gibi bahçede ablamı bekliyordum.

tabi beklemeside ikna etmesi kadar zor oluyordu.

sadece benim ablama mı özel bir şey yoksa tüm kızlar mı böyle bilmem ama (alt tarafı ayakkabı bir kaçta ıvır zıvır):))

Sorumluluk sahibi erkeklerin neden az yaşıyor olduğunu şimdi daha net bir şekilde anlamış oldum:p

O hevesle ablamıda alıp yavaş adımlar ile ormana doğru yürümeye başladık.

Biraz daha içlere doğru girdiğimizde insan ister isemez kendini ormanın güzelliklerine kaptırıyordu.

rüzgarın etkisi ile adeta dans edercesine sallanan meşe ağaçları ve üzerinden daha 48 saat geçmediği belli olan yağmış yağmurun verdiği toprak kokusu, mmm nasıl desem? hani bir laf vardır'ya "anlatılmaz yaşanır" diye işte öyle birşeydi.

" Orman her zaman'ki gibi çok huzurlu ve güzel değil'mi Arman?."

"Aynen öyle valla çok güzel bir hava var.

ablamla biraz ormanda ilerledikten sonra bazı farklı şeylerin olduğunu hisettim. 'ki bunlardan biride, rüyamda gördüğüm o garip his ikide bir içime doğuyordu.

Ormanın bazı bölgelerinde ağaçların kurumuş dalları arasında ufak ufak açıklıklar vardı ve daha ortamı bile anlatmaya geçmezken açıklıkların içinden bir tavşan koşarak bir anda ormanın içinde kayboluverdi.

Ablam o hevesle biraz ilerleyip ağaçların içinde çok güzel çiçekler olduğunu ve görmek istediğini söyledi.

"Arman ben biraz bunlara bakıcam .

"Peki abla ben burdayım.

Doğanın güzellikleri o kadar güzell'ki bütün gün o tavşanı kovalayabilirdim ama tabi benimde büyüklerimden bildiğim bazı şeyler vardı'ki, tavşavlar çok hasas bir yapıya sahiptir'ki korkmak onları öldürebiliyor.

O yuzden'de hayvanı kovalamak istemeyip kendi yoluna bıraktım.

O bütün gün içimde'ki his hala üzerimdeydi ve dahada artmıştı.

Bir bölge çok dikkatimi çekip o yöne doğru yürüdüm. Biraz inceleyip dikkatlice baktıktan sonra bir patika yolu gözüme çarpmıştı.

Çam ağaçların arasında ilerleyen, sarmaşık bitkiler ile kaplı hafif serin, nefes alışımın sesi bile yankı eden ve uzandıkça uzanan sonu belirsiz çok güzel bir yoldu.

O yolda bir kaç dakika yürümek hiç fena olmazdı tabi.

O hisiyat içimde dahada artmış üzermde artık ağırlık gibi olan ve ondan öte sürekli kulağıma bir ses geliyordu.

Yolun sonuna vardığımda karşıma bir ortam çıktı.

Daire şeklinde etrafı çam ağaçları ile karmakarışık dışı asla görünmeyen çok sık bir yerdi.

Biraz etrafa baktıktan sonra ordan gitmem gerektiğine karar verdim çünkü o değişik hisiyat hala içimde dolaşıp duruyordu ve artık neredeyse sanki birisi bana bağırıyormuşa emin olmak üzereyken artık oradan ayrılmaya karar verdim.

Şehirde buraya gelmek için sabırsızlanırken şuan o düşünceler beni okadar etkilemişti'ki içimde şu ana dek hiç heves kalmamıştı.

Biraz önce gördüğüm yer çok ıssız, çok garip bir yer olup değişik bir his veriyor ve hiç uğramamış bir yer olduğu çok beli ediyordu.

O patika yolu üzeri sarmal ağaçlarla kaplı üsten bakıldığında görülemeyeceği çok beliydi ve şurası çok farklıdır ' ormanın çoğunluk olarak bölgesi meşe ağaçlarıyla doluyken o yol ve içine girdiğim ortam çam ağaçlarıyla kaplıydı.

Hemen geri dönüp ablamla artık geri dönmemiz gerektiğini söyledim.

Bundan önce kendi kendime "ben hiç bir şeyden korkmam ve herşeye baş gelebilirim. Diye kararlar verip egoluk yaparken, aslında böyle düşünmemem gerektiğini ve insan oğlunun öyle herşeye istediği gibi baş gelemeyeceğini o gün ormanın o değişik hisiyati, ürpertici rüzgarı sanki her an bir yerden bir şey çıkacakmış gibi gelen o vesveseler neticesinde yanıldığımı anlamıştım.

Ablam ellerine rengarenk çiçekler almış hevesle yanıma geliyordu avucunun içinde beyaz, kırmızı, hadda mor ve daha fazlası ismini bilmediğim çiçekler ile yanıma gelmişti.

"Hadi Arman ben alacağımı aldım aslında ne kadar doyum olmasada artık gidebiliriz.

"Bencede böylesi daha mantıklı olur.

Ablam ile çiftliğe dönmeye karar verdikten sonra ablam geldiğimiz yolun hangi tarafta olduğunu hatırlamadığını söylemişti.

Ama ormana girdiğimizden beri etraf o kadar dikkatimi çekmiş ve kurcalamıştım'ki ben heryeri sanki daha yeni girmeye başlamışız gibi hatırlıyordum.

Ben çok derin düşüncelere sahip ve ani hareketler yapmayan bir yapıya sahiptim ve ben bunun burçalara yorumluyordum'ki bende terazi burcuydum.

Ablam ise kova burcu olup bir şeyde heves yaptımı gözü başka hiç bir şey görmez ve o istediği şeyden hevesini tamamen almadan başka birşeye yönelmezdi.

Ablama bu huyunu hatırlatarak bir kaç dakika etrafı dolaşıp, biraz zaman kaybetmiş olsakta yolumuzu bulmuştum.

Vakit giderek geç oluyordu pek vakit kaybetmeden ablamıda alarak ordan ayrılmıştık. Ormanın sonuna vardığınızda o rüyam yine aklıma gelmeye başladı.

Ormandan ayrılırken sanki rüyamdaki gibi ormanın heryerinden kurtlar gelicekmiş hisiyatıyla ile hızlı adımlar ile çiftliğe geri dönmüştük, Anlaşılan o ki gördüğüm rüyadan çok etkilemiştim.

çiftliğe geldiğimizde saat epey geç olmuş olup nerdeyse hava kararıcaktı.

Geldiğimizde onlarda yemek yiyorlardı zaten.

Aama annem o kadar bizi merak etmişti'ki bir lokma bile yememiş ve bizi beklemişti.

Annem bizi görür görmez koşarak bize sarıldı.

"Çocuklar neredeydiniz? çok endişelendik! neden bu saate kadar geri dönmediniz.?

Ben kaybolduğumuzu kaybolduğumuzu ve eve geri dönüş yolumuzu bulamadığımızı soylemiyecektim ama ablam birden.

"Anne bugün biraz dolaşmaya çıktık ama yolumuzu kaybettik ' Arman yolumuzu hatırladı.

"Açmısınız? sofraya oturunda biraz yemek yiyin.

Yemek yerken babam.

"biraz zaman şehire gitmemiz gerekiyor bu son olaydan sonra her şey alt üst ve bizde gitmeyi hiç istemiyoruz ama gitmeye mecburuz babaannenizle iyi vakit geçirin ve sakın kavga etmeyin!

Babamın bu sözü üzerine artık diyebilecek bir şey kalmamıştı ne kadar gitmek zorunda olsalarda Annemin gitmek istemediği hal hareketinden beliydi.

Babam ve Annemin gidecekleri için o kadar mutsuzdum'ki o gecenin nasıl geçtiğini anlamadım bile.

Sabah babama

"peki ne Zaman gideceksiniz ? ne Zaman geliceksiniz? diye sorunca.

"bu pazartesi yola çıkıcaz ama ne zaman geleceğimiz belli değil dedi.

Malesef bugün cuma günüydü sadece iki gün burda kalabilirlerdi o yüzden pazartesi gününe kadar hiç dışarı çıkmadım ve ailemle zaman geçirmek istemiştim

Ama burdan gidecekleri için hiçte mutlu değildim.

Bu konuda çok düşünüp kendimce doğru olan kararı veriyordum.

belkiden böyle yanlız kalmamız bizim için daha iydir sonuç olarak ömrümüz boyunca hep bir arada olmayıp belki çok daha kötü yada istemeyeceğimiz durumlarda birbirimizi göremeceğimiz günlerde olacak'ki aynı zamanda yanlız kalacağımız günlerde olunca karar vermekte zorlandığımız konular da olucak elbette.

Bu gibi düşüncelerle kendimizi artık alıştırmamız gerekiyordu ve bu tip düşüncelerle kendimi yatıştırmaya çalışıyordum.

O garip düşünceler,babam ve annemin bizden uzaklaşmak zorunda kalması kafamı o kadar kurcalıyordu'ki artık ne yapacağımı şaşırmıştım.

Ömrümde düşüneceklerim ve yaşayacağım kötü duyguları bu üç güne sığdırmış gibiydim.

O gün gelmiş çatmıştı ve babam üstünü falan toparlayıp bir şeylerle oğraşıyordu.

Arabaya bindiklerinde Annemin ağlamamak için kendini tutmaya çalışması ve birşeyler ile uğraşıp üzüntüsünü bize fark ettirmemeye çalışmasını bende hi ediyordum.

Burayı artık uzatmaya gerek yok bence eve dönelim a

rtık herkesin üzülmesini istemiyorum.

Lütfen oy ve yorumlarınızı esirgemeyin. Kitabın en güzel bölümleri sonraki bölümlerde . Sevdiyseniz ve merak ediyorsanız takipte kalın......

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.