İçeriğe geç

Son Kez

Bölüm 1 · 6 dk okuma

Son Kez

Bölüm 1

1.Bölüm

Sabah huzur veren yağmur sesi ile uyandım.Yataktan çıkmadan uzun süre geceden açtığım camdan yağmuru izledim.Yatağımın hemen yanında ki komidinde ilan telefonumu elime alarak saate baktım.

Saat 06.47 idi.Yataktan kalkarak camdan dışarıya baktım biraz daha,aşağıda olan nakliye arabası dikkatimi çekti.Birisi mi taşınıyordu?

"Bana ne ya" diyerek lavaboya girdim.Elimi yüzümü yıkayarak mutfağa gittim.Dolaptan geceden hazırladığım sandviçi tabağa koyarak kendime hızlıca bir kahve hazırladım.

Sandviçi ve kahveyi bitirerek tabağı ve bardağı tezgaha koydum.Daha dersimin başlamasına çok vardı bu yüzden salona giderek koltuğa uzandım.Telefonuma gelen bildirimle "Off,ben Gizem'i tamamen unutmuşum!" Diyerek yerimden fırladım.

Dolabımdan gri bir etek ve mavi bir bluz alarak hemen giydim.Saçlarımı açarak hemen taradım.Hergün yaptığım günlük makyajımı yaparak kahverengi deri trençkotumu giyerek çantamı alıp evden çıktım.

Asansöre binerek ineceğim kata gelmeyi beklerken asansör hemen bir altkatta durdu.Asansöre benden uzun,yapılı bir genç girdi.Kahverengi yağmurdan ıslanan saçları alnına düşmüştü.Ve çok yakışıklıydı.

Onu çok fazla inceledigimi fark ederek önüme döndüm.Büyük ihtimalle yeni taşınan kişi oydu,çünkü apartmanımız çok küçük olmasada herkes birbirini, konuşmasada sima olarak tanırdı.

Zemin kata geldiğimizde sürgülü kapı açıldı ben diğer kapıyı açacağım sırada yeni komşum benden önce açarak bana yol verdi.Ben tebessüm ederek asansörden çıktım.

Binadan çıkacağım sırada apartman girişine köpek geldi.Köpeklere alerjim olduğu için hemen geri çekildim.Yani birazda korkuyor olabilirdim ama çok değil.

Bence köpek saldırısına uğramış herkes korkardı köpeklerden.Bende küçükken köpek tarafından ısırıldığım için hâlâ korkardım.

Benim geri çekilmemle bir vücuda çarptım.Hemen arkama dönerek yeni komşumun yüzüne baktım "Özür dilerim" dedim mahçup bir gülümsemeyle."Önemli değil,ama isterseniz isminizi söyleyerek kendinizi affettirebilirsiniz." Dedi gülerek.

Bende gülerek elimi uzattım."Ceylin" dedim.Oda elimi tutarak güldü,"Tolga,memnun oldum." Dedi."Bende" Ellerimiz ayrıldığında "Yeni taşınan kişi sensin o zaman" dedim gülümseyerek."Evet,sabah sabah rahatsızlık vermedim umarım" dedi gülümseyerek."Yok,ses bile duymadım.Sabah yağmuru izlerken nakliye aracı dikkatimi çekmişti." Dedim onun gibi gülümserken.

"Neyse seni daha fazla tutmayayım yeni taşındın malum.Yardıma ihtiyacın olursa beni bul" dedim gülerek. "Tamam efendim" dedi oda benim gibi gülerek.

Köpek gittiği için apartmandan rahatça çıktım.Sokağın başındaki kafeye doğru yürürken aklıma Gizem'e haber vermediğim geldi.

Ona kafeye geçtiğimi söyleyerek telefonu kapattım.

Zaten yaklaşık beş dakika sonra oradaydım.İçeri girerek cam kenarında iki kişilik bir masaya oturdum.Üzerimdeki trençkotu çıkararak sandalyeme yere değmeyecek şekilde astım.

Çok geçmeden Gizemde kafeye geldi.Beni görünce gülümseyerek yanıma geldi.Bende aynı şekilde ayağa kalktım ve sarıldık."Hoşgeldin" dedim ayrıldığınızda.Oda ceketini çıkararak sandalyesine astı."Hoşbuldum,ee daha iyi misin?" Diye sordu sandalyesine otururken.Bende oturduktan sonra "İyiyim ya" dedim geçiştirerek.

"Ceylin,üstüne gelmeyeceğim ama bana yalan konuşma tamam mı?" Diye sordu arkasına yaslanarak.Bende "Tamam" dedim sırıtarak."Neyse sana ne anlatacağım.Bizim apartmana bir çoçuk taşındı.Çok yakışıklı bir görsen" diye anlatırken Gizem sırıtarak bana bakıyordu."Adı neymiş tanıştınız mı?" Diye sordu aynı ifadeyle."Tolga,buraya gelirken tanıştık." Dedim gülerek.

"İyi iyi,bende kısmetin kapandı diye korkmuştum" dedi gülerek.Bende gülerken "Yok ya öyle tanıştık sadece" dedim gülmem bittiğinde.

"Neyse,artık siparişleri verelim derse gidicez daha" Gizem ve elini kaldırarak garsonu çağırdı.

"Bize iki kruvasan ve 2 filtre kahve lütfen" dedi gülümseyerek.

Buraya sıksık geldiğimiz için,hatta hergün buraya geldiğimiz için artık çalışanları tanıyorduk.Zaten burası Gizem'in dayısının kafesiydi.Aynı zamanda çok büyük değildi sadece bu mahhallede ki insanlar gelirdi.Bazen yaz akşamları Gizemle çalıştığımızda oluyordu.

"Buyrun,siparişleriniz" dedi Selin yani garson.Buraya geldiğimizde bizimle hep o ilgilenirdi,bazen de biz kendimiz hallederdik işimizi."Teşekkürler Selin,kolay gelsin" dedim ben gülümseyerek oda gülümseyerek gitti.

"Off,uzun zamandır yemiyordum ya" dedim kruvasana bakarken.Buranın kruvasanı çok güzeldi.Hergün her saniye yiyebilirdim."Kızım iki gün oldu sadece" dedi Gizem gülerek."Bana iki yıl gibi geldi Gizemcim" dedim sahte bir üzüntüyle.Sonrasında ikimizde güldük.

⭐️

Ücreti ödeyerek kafeden çıktığımızda yağmur çok daha hızlanmıştı.Yağmurda ıslanmayı sorun etmeyen biri olarak benim için sorun yoktu.Gizem gökyüzüne bakarak "Fakülteye kadar gidebilecek miyiz?" Diye sordu."Gideriz bence" ilk baş Gizemle birlikte gökyüzüne bakarken bakışlarım ona döndü.

"Off ne olacak Gizem,şeker değiliz erimeyiz."dedim Gizemin bakışlarına karşı."Tamam,hadi gidelim yoksa geç kalacağız." Dedi ve koluma girerek hızlı adımlarla yürümeye başladık.

Fakültemiz çok uzakta değildi,yürüyerek on bilemedin on beş dakikada gidebiliyorduk.Şimdi Yağmur yağdığı için çok daha hızlıydık.

Fakülteye kartımızla giriş yaptık ve ortak ders olduğu için büyük konferansa doğru ilerlemeye başladık.Konferansa girdiğimizde insanlar gelmeye başlamıştı bizde orta yerlerden birine geçtik.Yağmurdan dolayı ıslanan ceketlerimizi çıkararak yanımızda koyduk.

Yaklaşık on dakika sonra konferans neredeyse tamamen doluydu.Ders başladığında kimi deftere kimi bilgisayara not alıyor.Bazıları aralarında sohbet ediyor.Bir kısımda uyuyordu.Biz ise not almadan sadece dinliyorduk.Ben dersi derste anlayan biriydim,bu nedenle çok not almazdım ancak hocanın özellikle belirttiği bazı yerleri defterime not alırdım.

Ders bitmek üzereyken kalabalığa karışmadan dersten ayrıldık.Kendi sınıfımıza giderken Gizem "Çok sıkıcıydı" dedi.Bende aynı fikirde olduğumdan kafamı salladım.

Sınıfa girdiğimizde bir kaç kişi vardı bizde arka taraflardan bir yere oturduk.Burası normal sınıf gibiydi ama basamak basamak olduğu için arkalardan daha iyi görüyorduk.

Çok geçmeden çoğu kişi geldiğinde hocada gelmişti.

...

Bugün sadece sabah dersimiz olduğu için eve geçmiştim.Gizem de öyle.

Evde sıkılarak otururken kapım çaldı.Kapıyı açtığımda karşımda Tolga vardı."Selam" dedi gülümseyerek.Bende aynı şekilde "Selam,bir sorun mu var?" Dedim.

"Yok,ama yardıma ihtiyacım var" dedi gülerek.Bende gülerek kafamı salladım."Geliyorum,istersen içerde bekle hazırlanmam lazım." Dedim.Oda "Hayır diyemeyeceğim" dedi ve içeri geldi.Ben onu salona yolladıktan sonra hemen odaya geçip siyah eşofman takımımı giydim.Alttan siyah kalın bir eşofman üstü iste crop sweatti.

Salona gittiğimde Tolga koltukta oturuyor,kafasını arkaya atmıştı."Tolga,hazırım ben" dedim yanına yaklaşırken.Tolga hemen kalktı "Kusura bakma birşey ikram edemedim." Dedim mahçup bir ifadeyle."Yok,önemli değil hem sen bana yardım ediyorsun yemekler benden." Dedi gülerek.Bende tebessüm ederek dış kapıya doğru yürümeye başladım.

Evine geldiğimizde birçok eşya yerindeydi.Sadece detaylar eksikti sanırım."Bir günde çok güzel iş çıkarmışsın." Dedim etrafi incelerken.

"Evet,yorucuydu ama hallettim.Şimdi sadece mutfak dolapları ve kitaplığı yerleştirmek kaldı." Dedi eliyle amerikan mutfağı ve kitaplığı gösterirken.

"Başlayalım o zaman.Kitap kolisi nerede?" Diye sordum kitaplığa doğru ilerlerken."Hemen önündeki koli" dedi oda mutfağa doğru ilerlerken."Tamamdır,oldu say" dedim gülerek.Oda gülerek "Görücez bakalım" dedi.Kaşlarım alayla havalandı "Hadi bakalım."

Önümde duran büyük koliyi açtığımda karşımda bir sürü kitap vardı.Kollarımı sıvıyarak klasik kitaplardan dizmeye başlayacağım sırada aklıma gelen şeyle Tolgaya doğru döndüm."Dolap silindimi?" Diye sordum."Evet,silmiştim." Dedi bana döndüğünde.Tamam anlamında kafamı salladım ve klasik kitapları sırasıyla dizmeye başladım.

Alt raflar klasik kitaplarla doluydu.Orta raflar seri kitaplar ile doluydu.En üst raflara ise dergi ve ansiklopediler ile dolu olacaktı.

Koltuğu çekerek Dergileri dizmeye başladım.Dergileri alırken eğil kalk yaptığım için başım dönüyordu.

Sıra ansiklopedilere geldiğinde koliyi elime aldım tek elimle yerleştirmek beni zorladı.Çünkü ansiklopediler bildiğimiz üzere ağır oluyorlardı ve tek elle onları koliden alıp yerleştirmek beni zorluyordu.

Son ansiklopediyi de koyduktan sonra inmek için adım attığım sırada ayağım çok kötü burkuldu.Ağzımdan kaçan küçük bir çığlık ile yere kapaklandım.

Tolga hemen yanıma geldi ve yanıma eğildi "Ceylin iyi misin ne oldu?" Diye sordu endişeyle.Kafamı sallayarak "İyiyim,ayağımı burktum koltuktan inerken" dedim bileğimi tutarken.

Elini uzatarak "Gel,otur şöyle." Dedi.Bende elini tutarak ayağa kalktım beni hemen karşımızda ki L koltuğa oturttu ve ayağımı uzatarak mutfağa giderken"Buz getiriyorum" dedi.

Elinde buz torbasıyla yanıma geldi ve ayağımın yanına oturarak buz torbasını ayağıma koydu."Ağrıyor mu?" Diye sordu yüzüme bakarak."Yok ya,ben eve gideyim.İşler bitti zaten" Alal acale.Tolga anlamaz bakışlar atarken "Neden,yemek yiyecektik.Hem ayağının ağırmadığına emin misin?" Diye sordu.Kafamı hemen sallayarak Ayağımı yere indirdim."Ben gideyim,gerçekten iyi ayağım.Yemek için özür dilerim ama borcun olsun oda" dedim gülerek.

Oda mecburi bir gülümseme ile kolumdan tutarak kalkmama yardım etti."Öyle olsun bakalım." Dedi kapıya doğru ilerlerken.

Kapıdan çıkarak ayakkabılarımı giydim "Görüşürüz" diyerek merdivenleri çıkmaya başladım.En son duyduğum şey ise onun da "Görüşürüz" demesiydi.

B.G

Selamlarr,bölümü nasıl buldunuz bakalımm?

Ceylin&Tolga ikilisi hakkında ne düşünüyorsunuz pekii?

Bence bölüm güzeldii,medya Ceylinin manzarası bu arada.Keşke bizimde öyle manzaramız olsa be.

Bu arada istanbuldalar medyayı İstanbul gibi düşünün artık.Ama manzara ve cam aynı.Cok güzel değilmi oturur sonsuza dek izlerim be.

Neyse oy ve satır arası yorumları unutmadınız inş.

Öpüldünüz yavruşlar.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.