İki kart vardı önümde bunlardan birisi benim ölüm fermanım olucaktı . doğru kartı seçersem yaşıyacaktım önümde beni öldürmek için Can atan bir katil vardı. "Tanrı seni istiyor." Diyiyordu . Simsiyah gözlerinde o can alma tutkusu beni korkutuyordu . Karşımda bir katil vardı bunu bildiğim halde ona kafa tutuyordum.
Her an yıkılma kapasitesine sahip bir binada elim kolum bağlı şekilde çırpınıyordum . Simsiyah gözlere sahip o kişi karşıma geçip artık bir seçim yapmam gerektiğini beklemekten çok sıkıldığını söylüyordu . İnsan ölüm fermanını seçerken nasıl hızlı olabilir ki üstelik her beş dakikada bir ateş ediyordu harabe konak her beş dakikada bir yıkılmaya mahkum bırakıyordu. Hemen yanımdan geçen kurşunlar beni biraz daha tedirgin ediyordu, gözlerinde artık Sabrının kalmadığını anlıyordum sana yeterince zaman verdim der gibi bakıyordu. oturduğu yerden ayağa kalktı 3 adım attı silah ile aramda tam 10 sentimetre vardı o elini tetiği koydu ben ise zorda kaldığım zaman . Annemin bana hatırası olan söylediğim şarkıyı bağırarak söylemeye başladım ." Bir küçücük aslancık varmış kırlarda ko-ko-koşar oynarmış . " Ben sustum silah yere düştü. Ne olduğunu bile anlamadan bana "KİMSİN SEN !!!" Diye kükremeye başladı. Ne olduğunu anlamamıştım silahın yere düştüğü an irkildim . Yanıma daha fazla yaklaştı aramızda 5 santimetreden az vardı . Sadece bir an gözleri dudaklarıma kaydı , kendisi hemen topladı terlemişti . Gözleri gözlerime değdiğinde bu sefer Sabrı yoktu. gözleri dolmuştu ağlamaklı bir tınıyla. " Lütfen söyle, kimsin sen ? " Yalvaran gözlerle bakıyordu bana cidden onun yarasına dokunmuş olabilirmiydim . Bu adam beni 5 dakika önce öldürecek olan adam olamazdı bu imkansız . Piskolojik bir rahatsızlık yaşıyor . Normal şartlarda bu kadar ani duygu değişimleri normal değildi . Dolan gözler ile ." Canımı nasıl bu kadar çok yakabildin ?" Sesi titriyordu . Katilerin yarası olurmuydu onlar acımasız insanlardı onların yarası nasıl olurdu ? Aklımdan geçenleri hiç bir süzgeçten geçirmeden sordum ." Katilerin yarası olurmu ? " Bu soruyu beklemediği çok açıktı bir an için afalamıştı ama sonra hemen kendisini topladı . Titrek ses , dolan gözler, ve acı bir geçmişle " belkide en çok katilerin canı yanar .", Dedi diyecek hiç birşey bulamadım. Benim canım yandı onun canı nasıl yanmasın. " Ben özür dilerim." Tek bunu söyliyebildim . Gözlerine baktığımda geçmişini gördüm acı içinde olan kıvranışını gördüm. Yardım etmek istedim ama bir yanım " bu seni az önce öldürecek adam , kendine gel." Diye uyarıyordu .
"Özür dileme , kimsin sen ? Bana sadece bunu söyle ." Gözlerine çaresizlik vardı nefret ve keder karşımı bir duygu ile bakıyordu .
" Ailesini kurtarmak için kumara girmiş bir kızım ben sadece beni birisi göndermedi . Rastgele girdim buraya ilk bulduğum masaya oturdum eğer bunu soruyorsan benim cevabım bu ." Kendimi çok sade bir şekilde anlattım.
" Sen cidden malsın , ailen için kendi hayatından vazgeçeçek kadar malsın hemde ." Bana olan bu sözleri beni şaşırtmıştı çünkü böyle bir tepki beklemiyordum onunda beni anlamasını bekliyordum evet bir katilden .
" Benim ailem gibi ailen olsaydı onlar için can verirdin eğer öyle bir ailen yoksa senin adına üzüldüm." Bu sözlerim onu kızdırmıştı . O söylerken iyi ama ben söylerken kötüydü oh ne güzel vallaha .
"Bana bak benim ailem benim bu duruma gelmemi sağladı. Onlara olan saygımda sevgimde senin sözlerin ile değişmez . Kendine gel ve hadini bil küçük." Bu sözlerinden birşey anlamasamda tek anladığım şey çok derin bir geçmiş olduğunu artık biliyordum .
"Ismin ne ?" Bir anda sorduğu soru karşısında şaşırsamda daha canımı kaybetmek istemediğim için söyledim.
"Selin aktaş." Ismimi söyledikten sonra bir an afaladı ama bu bir anlığına uydu .
"Tanıştıgma memnun oldum selin aktaş"