Ramazan ayının son günü evimde boş boş tavana bakarken birden telefonum çaldı. Arayan bana yıllarca babalık yapan Çetin Albayım'dı
-Emredin komutanım
-neredesin yüzbaşım
-evimdeyim komutanım bir sorun mu var?
-hayır yüzbaşı, ceylan yengen seni akşam iftara bekliyor haber vereyim dedim
-komutanım ben zahmet ver..
-geç kalma yüzbaşım
Diyerek sözümü kesti ve telefonu kapadı.
Ceylan Yengem bana annem öldükten sonra anne boşluğu bırakmayan kadındı.
Annem akciğer kanseri yüzünden vefat etti. Babam ise ben daha annemin karnında iken bizi bırakıp gitmiş
Akşam yemekler yenildikten sonra üçümüz güzel sohbetler içinde çaylarımızı yudumladık.
Yengem mutfağa dönerken Çetin albayım benim duyabilecigim kısık bir ses tonuyla;
-Ferhat evlat, alınan bir karara göre önemli ve çok tehlikeli işler yapacak bir tim oluşturma emri verildi bana, bende tim komutanı olarak seni başlarına koymak istiyorum
-komutanım güveniniz için çok teşekkür ederim fakat biliyorsunuz ki en sanki görevden sonra bunu atlatmam biraz sürdü
-biliyorum Ferhatım, kalleşlerin 2 ayda o fare deliğinde sana yaptıklarına her insan dayanamaz işte bu yüzden seni istiyorum daha önce ölen bir insanı tekrar öldürmek kolay olmayacaktır.
-komutanı..
-lan hıyar adam yerine koyduk adam gibi sorduk yarın erkenden gelip tekmil ver
Hafif tebessüm ettikten sonra;
-Emredersiniz komutanım
iki bardak çay içip eve doğru yola çıktım pek belli etmedim ama o gece mutluluktan ve tekrar görevde olmanın verdiği heyecan yüzünden pek uyuyamadım.
Sabah saat 6:00 alarm sesine uyandım
Yüzümü yıkayıp ıslıkla şarkılar eşliğinde kendime hemen bi kahvaltı hazırladım ve karargahın yolunu tuttum.
Kapıyı çaldım "gel" sesinden sonra içeri girip ;
-Ferhat KARAHANLI İstanbul Emredin komutanım!
-sesin gür çıktığına göre hazırsın yüzbaşım. Gidip timindeki askerlerinle tanış hemen sonra eğitime başla
-Emredersiniz komutanım
Diyip hemen dinlenme odasına gittim
Beni gören üsteğmen;
-Dikkatt
Demesiyle askerler ayağa kalkıp hazır olda bekledi
-Rahat arkadaşlar. Ben yüzbaşı Ferhat KARAHANLI bu timin komutanı olarak atandım
-üsteğmen Kemal KOÇ İstanbul komutanım
-teğmen Mert AĞRI İzmir
-teğmen Ercan SATIR ağrı
Sıra sıra kendilerini tanıttılar hepsi mert yürekli askerlere benziyorlardı.
-memnun oldum arkadaşlar 5 dakika içinde hepinizi eğitim alanında görmek istiyorum
Hepsi bir ağızdan ;
-Emredersiniz komutanım
Tam çıkarken.
Cenk astsubay;
-komutanım timimizin ismini belirlediniz mi ?
-Aklimda KAFKAS var astsubayım uyar mı hepimize
Hepsi gülümsedi
Mert teğmen;
-çok iyi seçim komutanım yaa
hemen laubalilik yaptığını anlayınca hazır ola geçip
-Emredersiniz komutanım
Gülümsedim ve ;
- 4 dakikanız kaldı arkadaşlar eğitim alanına 2 saniye geç kalanı karargah etrafında sabaha kadar koştururum.
Eğitim sonrası herkesin canı çıkmıştı
Nefes nefese kalan erdem ;
-komutanım ilk günden bu yapılırmıydı
Deyip gülümsedi
-Hepsi Savaşta kan dökmeyin diye astsubayım
Kemal üsteğmen;
- komutanım bakmayın öyle dediğine hemen çıkmak için böyle yapıyor
Merak edip sordum
-neden üsteğmenim askeriyeden daha önemli işi mi var?
Hemen lafa atladı erdem astsubay;
-estağfurullah komutanım tabiki yok
-ee o zaman kemal üsteğmene yalancı mı demek istiyorsun
Deyip Hafif gülümsedim herkes şaka yaptığımı anlayıp güldüler
-komutanım ..
- Ne komutanım?
- benim bir kız arkadaşım var da o yüzden böyle diyor Kemal komutanım
- vayy gönül işleri demek ha merak etme koçum üstünü değiştikten sonra çıkabilirsiniz
-sagolun komutanım
Dediler hep bir ağızdan..
evime doğru giderken yolda fırına çekip ekmek almak istedim.
İçeri girip ekmeği aldım ve arabama binmek üzereyken arabama birisi çarptı
-Haydaa tam mutlu huzurlu günü kapatıp eve gidicez olacak iş mi bu
Sinirli şekilde arabanın arka tarafına geçtim
-Ya birader duran arabaya nasıl çarpıyorsun sen in bi arabadan da gel şunun haline ba..
Sözümü bitirmeden arabadan bir çok güzel bir kadın indi
-beyefendi suçlu olduğumu biliyorum ama böyle sert tepki vermeniz uygun değil bilerek mi yaptım sanki
Ben ne diyeceğimi bilemeden kaldım öyle..
-hanımefendi kusura bakmayın ama isteyerek yapsanız böyle vuramazdınız ne hale geldi araba
-beyefendi biraz sakin olursanız anlatıcam. Ben doktorum yetişmem gereken bir ameliyat olduğu için telaşlı sürüyordum sonrası böyle işte
Benim biraz da olsa sinirim geçti
-tamam hanımefendi önemli değil yolunuza gidin
Dedim ve şoför koltuğuna oturmak için hareket ettim bir adım attıktan sonra kolumdan tutup;
-tutanak işleriyle uğraştırmadığınız için teşekkür ederim
Bir kart uzattı ve şöyle devam etti ;
-aracınızızın masrafını karşılamak istiyorum lütfen kartımı alın müsait olduğunuzda halledelim
-zahmet olacak hanımefendi onu da yapın
Numaramı verdim ve ordan ayrıldım
Eve geldiğimde kendimi yatak odasına atamadan koltuğa uzandım yorucu günün ardından öyle güzel bir kadınla karşılaşmak en güzel tesadüftü..
Sabah saat 8 de Çetin albayım aradı ve ilk harekat emri gelmişti.
Hemen time haber verdim ve yarım saat içinde karargahta olmalarını söyledim.
Yolda tanımadığım bir numara aradı;
-Efendim
-iyi sabahlar ben Aslı BAHARLI hani dün arabanıza çarpan
-evet hatırladım Aslı hanım buyrun
-isterseniz arabanızı tamir ettirelim müsait misiniz
-şuan müsait değilim Aslı hanım sonra halletsek iyi olur
-peki.. afedersiniz sizin isminiz neydi acaba
-Ben Yüzbaşı Ferhat KARAHANLI
-demek yüzbaşısınız
-evet ve şimdi kusura bakmazsanız kapatmam gerekiyor hoşçakalın
Harekat merkezinde toplandık hemen geçmeden Çetin albay de geldi
-dikkatt
Herkes kalkıp hazırolda durdu
-rahat arkadaşlar oturun. Arkadaşlar ilk görev emriniz geldi, fotoğrafı ekrana alalım teğmenim
ve büyük ekranda saçı sakalı birbirine karışmış bir adam vardı
-Arkadaşlar bu gördüğünüz adam kırmızı bültenle aranan azılı bir terör örgütü başı gerçek adı bilinmiyor fakat herkes ona Timsah lakabını takmış muhbirlerimiz tarafından elimize geçen bilgiler sayesinde yüzünü teyit edebildik ve yerini tespit ettik sizden isteğim gidip o adamı alıp eksiksiz bir şekilde buraya dönmenizdir. Hemen hazırlanın ve helikoptere binin sizi sınır dışında bir araziye bırakacaklar daha sonrasında koordinatlarla son yerini size bildiricez. Evet sorusu olan ?
Kimsenin sorusu yoktu..
- ozaman Allah yar ve yardımcınız olsun aslanlar!!
Hepbirlikte hazırola geçip;
-sagolun komutanım
Helikoptere bindik ve yaklaşık 2 saat sonra bahsedilen araziye indik
-aslanlarım ilk görevimizde vatanımızı ve milletimizin yüzünü kara çıkarmayacağımıza eminim şimdi hemen gidip o kalleşi alıp dönüyoruz.
Hep bir ağızdan
-Emredersiniz komutanım!!
Yaklaşık 8 kilometre sonra bir mağaranın önündeki dağda konumlandık
-erdem uydu telefonunu ver koçum
Uydu telefonunu uzatarak;
-buyrun komutanım
Hemen Çetin albayımı arayıp haber verdim.
-hadi arkadaşlar başlıyoruz. Mert teğmenim keskin nişancı tüfeğini alıp sağ üstümüzde bulunan çalılık yere çık ve hazır olduğunda haber ver
-Emredersiniz komutanım
-Bizde girip ne varsa indiriyoruz arkadaşlar dikkat edin hedefi öldürmeyin
Hep bir ağızdan
-Emredersiniz komutanım
Mert teğmen;
-komutanım yerimdeyim
-Hadi arkadaşlar sessiz olup iyice yaklaşıyoruz
İyice yaklaştık ve benim atışımla çatışma başladı mağara dışında fazla adam yoktu ama içeriden neredeyse 20 kişi daha çıktı
Kemal üsteğmen;
-Komutanım mağaranın solundan toplu şekilde çıkıyorlar
-gördüm aslanım o zaman sizi korkuyoruz ve sende erdem birlikte mağaranın sağ tarafına geçiyorsunuz bizim amacımız sizi unutturmak olacak
-Emredersiniz komutanım
Diye haykırdı Kemal üsteğmen
-Hadi beyler koruma ateşi şimdi
15 saniye içinde yerlerine geçtiler ve çatışma 2 dakika içinde son buldu
-yaralımız var mı kızlar
-hayır komutanım
-iyiz komutanım
Çok iyi vurduklarımız arasında var mı bizim sürüngen
-hayır komutanım
-yok komutanım bunlar arasında
-Bunlar burda 30 40 kişi durmazlar önemli kişi olmazsa.. Mağaranın içine giriyoruz
En öne ben geçtim birden desert eagle tabanca sesi ile omzumdan vuruldum anlık olarak istemsizce yere düştüm.
Diğerleri içeri girince silahını atıp teslim oldu Timsah..
Hemen yerden kalkıp ayakta durdum
Erdem astsubay başta olmaz üzere bütün tim
-komutanım iyi misiniz
-komutan vuruldu!!
-Cenk buraya bak! komutanım oturun hemen siz
Biraz acıdan başka bişeyim yoktu;
-tamam la ortalığı ayağa kaldırma
Diyip çıkıştım. Cenk astsubay sıhıyecimizdi ;
-komutanım bir an önce hastaneye gitmemiz lazım
-tamam koçum iyim ben şu yılanı da alın buluşma yerine gidelim. Erdem uydu telefonunu ver aslanım
Uydu telefonunu alıp karargahı aradım
Çetin albay hemen telefona çıktı
- naptınız yüzbaşım
-komutanım Timsahı aldık ve buluşma yerine gidiyoruz herşey yolunda
-Aferin size aslanlar herkes iyi mi
-komutanım herkes iyi ben sağ omzumdan vuruldum ama gayet iyim
-Tamam yüzbaşım hemen buraya gelin senin için işleri halledicem hemen hastaneye gideceksin
-Emredersiniz komutanım
Ankaraya vardık Çetin albayım herkesle gurur duyduğunu söyledi ve dinlenin dedi.
Beni de beklettigi ambulans ile hastaneye kaldırttı. Sedye üzerinde hastaneye girdim. yanımda beni yalnız bırakmayan tim arkadaşlarım vardı hepsine gelmeyin diye ısrar etmeme rağmen gelmişler. Danışma ile sohbet ederken aslıyı gördüm istemsizce tebessüm ettim ne oluyordu bana ben kimseye aşık olmazdım olmamam gerekirdi..
Kapıda Birkaç askeri kıyafetli Şekilde adamlar görünce hemen oda geldi beni gördü
-merhaba sizi arayamadım meşguldüm biraz
Diyip tebessüm ettim
Şaşkınlığı yüzünden okunuyordu
- S-siz iyi misiniz vuruldunuz mu ?
Diye yüksek sesle sordu "gecmis olsun" der çıkar sandım ama öyle olmadı sanırım sırf bu an için birdaha vurulmak isterdim
-önemli Bişey değil ya birazdan çıkıyorum zaten
-Doktorunuz yaranız olduğu halde çıkmanıza nasıl izin verdi Ferhat bey
-doktor bey söylemedi zaten ben çıkıcam şimdi ayrıca bana bey diye hitap etmenize gerek yok Aslı hanım
-Ferhat.. doktorun izin vermediği sürece burdan çıkamazsın ayrıca bey demeyeceksem sizde bana resmi dille hitap etmeyin
Şimdi mutlu oldum işte biraz tebessüm edip
-aslı.. ben hastaneden hoşlanmıyorum hem kötü birsey olsa iyileştirmeye çalışırlardı şimdi
Biz böyle tatlı tatlı kavga ederken kapıdan bizi izleyip sessizce gülen askerlerime bakıp;
-gelin lan buraya
İçeri girip karşımda sıralandılar
-Ben böyle hasta hasta yatarken siz gülüyormusun ordan
Herkes ciddi olup
-hayır komutanım estağfurullah
-komutanım yanlış anladınız
-Tamam la tamam gidin hadi evinize burda neyi bekliyorsunuz
-olmaz komutanım
Diye çıkıştı Mert;
-sizi nasıl bırakıp gidelim
Hemen ardından Aslı;
-Bu gece ben nöbetçiyim komutanınıza ben bakarım
Diyince yediğim mermiyi unutup içimde kelebekler dolaşmaya başladı
-olur mu öyle şey Aslı benim ihtiyacım yok kimseye sizde benimle uğraşmayın işiniz arasında. Hadi aslanlar sizde evinize doğru marş marş
-Ben her an yanında olmayacağım zaten Ferhat işimin başında olucam
Diyince bizimkiler gittiler bizde aslıyla gece boyunca sohbet ettik.
Sanırım Ben bu kadına bu kadında bana karşı boş değildi...