Sayfa 11: Rüzgâr Uçurumu ve Sesin Kaynağı Elara, Ateş Koruyucusu’nu (obsidyen taşı) güvenli bir şekilde çantasına yerleştirdi ve haritadaki ikinci noktaya yöneldi: Rüzgâr Uçurumu. Fenerin batısında yer alan bu sarp kayalık, adanın en yüksek noktasıydı ve şimdi, uyanmakta olan kürenin enerjisiyle çıldırmış gibiydi. Rüzgâr, bir duvar gibi çarpıyor, Elara’nın ayakta durmasını bile zorlaştırıyordu. Her adımda, uçurumdan aşağı yuvarlanma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Rüzgarın uğultusu öylesine yüksekti ki, Elara kendi nefesini bile duyamıyordu. Bu doğal bir rüzgâr değildi; bu, doğanın öfkesini taklit eden, manipüle edilmiş bir enerjiydi. Elara, uçurumun en tepesine tırmanırken, rüzgarın sesinde tuhaf bir ritim olduğunu fark etti. Rüzgar, sanki bir şarkı söylüyormuş gibi, inleyerek ve yükselerek geliyordu. Elara, bunun bir ses dalgası değil, kürenin yaydığı enerji dalgası olabileceğini düşündü. Sonunda tepeye ulaştığında, rüzgarın kaynağına odaklandı. Kayalıkların ortasında, rüzgardan korunmuş, doğal bir kovuk vardı. Kovuğun içine sığındı ve el fenerini açtı. Kovuğun duvarlarında, rüzgarın yarattığı sürekli aşınma izleri vardı. Ancak tam merkezde, diğerlerinden farklı, garip bir metalik boru dışarı fırlamıştı. Boru, bronzdan yapılmıştı ve ucu, fenerin cam odasına bakan yöne doğru bakıyordu. Rüzgar borunun içinden geçerken, bu ritmik inleme sesini oluşturuyordu. Bu, Hava Koruyucusu’ydu. Elara, bronz boruyu kayadan sökmeye çalıştı ama boru sıkıca sabitlenmişti. Kovuğun zeminini inceledi. Elias Blackwood'un zekası, basit bir kilidi asla kullanmazdı. Bronz borunun yan tarafında, tıpkı Ateş Koruyucusu'ndaki gibi, küçük bir delik vardı. Delik, rüzgarın sesini kontrol eden bir tür ayarlama deliği olmalıydı. Elara, çantasından çıkardığı obsidyen taşını bu deliğe soktu. Obsidyen, deliğe tam oturdu. Tam oturduğu an, bronz borudan gelen rüzgar sesi kesildi ve hava, bir an için tamamen sessizleşti. Bu sessizlik, fırtınanın ortasında korkutucuydu. Elara, taşı geri çektiğinde, boru kolayca yerinden çıktı. Rüzgar, tekrar gürültüyle esmeye başladı, ama bu kez, sesindeki o yapay ritim kaybolmuştu. Elara, Hava Koruyucusu’nu ve Ateş Koruyucusu’nu yan yana koydu. İki nesne de hafifçe titreşiyordu, sanki birbirleriyle iletişim kuruyorlardı.
Bölüm 11
Rüzgâr Uçurumu ve Sesin Kaynağı
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.