İçeriğe geç

SON FECİ ANKARA (YARI TEXTİNG)

Bölüm 10 · 6 dk okuma

SON FECİ ANKARA (YARI TEXTİNG)

Bölüm 10

LANET OLASI DOĞUM GÜNÜ PARTİSİ

Canım Ankaram yine yapacağını yapıp o güzel yağmuru yağdırmıştı, şanslıydım ki çok ıslanmamıştım.Arabadan inerken hızlıca kapıya doğru gittim, Buse ve Yağız yanıma gelince zile bastım. "Rujum hala yerinde değil mi?" Busenin sorusunu Yağız cevapladı, "Şuanlık yerinde, ama birazdan bozulmayacağına dair söz veremem güzelim." Göz kırparak Buseye bakıyordu, çok tatlılar!!"Ooo, kimler gelmiş," Kapıyı açan Kuzey elinde ki içkiyle adeta yerinde duramıyordu. Üzerinde beyaz, ilk üç düşmesi açık bir gömlek altında ise siyah bir kot vardı. "Parti daha yeni başladı ve sen şimdiden sarhoş gözüküyorsun," başını iki yana sallayarak söylediğim şeye gülüp bizi içeri davet etti. "İyi ki doğdun bu arada," keşke doğmasaydın Kuzey'cim. Kuzey bana teşekkür ederken kapınım girişinden ilerledim.İçeri girdiğimde ki ortama bakarak gülümsedim, renkli kalabalık ve oldukça eğlenceli gözüküyordu. Sesten kimsenin birbirini duymadığına emindim. Salona doğru ilerlerken Pelin karşımda belirdi. Dar, pespembe bir elbise ve sarı saçları ile tam bir barbie olmuştu. Güzeldi, hemde özgüvenimi düşürecek kadar güzeldi. Ama karakter sıfır olunca, dış görünüşün bir önemi kalmıyordu."Üzerine içiceğimi dökmeyi düşünüyordum, ama kombinin o kadar kötü ki benim el atmama gerek kalmadı." Pelin eğilmiş, kulağıma doğru konuşurken gülümsedim, gayet güzel gözüküyordum ve kıskanmıştı, bakışlarından belliydi. "Güzelliğimle seni sollayacağımı bildiğin için kadehini hazırlamışsın ama, şeref duydum." Lafı sokup Peline omuz atıp yanından hızla geçerken, ona pis bakışlar atan Buse'nin koluna girdim. Yağız agalarıyla sağımızdaydı, daha iyi biz kız kıza takılacaktık.Buseyle masanın önünden birer içeçek aldık, yavaş başlamak istediğimiz için fanta almıştık. Çalan şarkı ise favorilerimdendi. Beautiful liar, Beyoncé feat. Shakira.Olduğum yerde hafifçe sallanarak dans ederken Buse bana eşlik ediyordu, etrafta tanıdığım kadar tanımadığım insanlar vardı. Gözlerim evde dolanırken gözleri üstümde olan Savaş'ı farkettim. Yağız ve arkadaş grubuylaydı, tanışıyorlar mıydı? Neden Azer ve Kuzeyle değildi? Hakkatten, Azer nerdeydi?Savaşla şu an resmen bakışıyorduk, gülümseyip elimi kaldırıp hafifçe selam verdim, oda bana kafasıyla selam verdikten sonra önüme döndüm. Hala beni izliyordu, adım gibi emindim. Kalbim hızlı atıyordu, ama haksız değildim çok yakışıklıydı. Üzerinde siyah bir gömlek, altında ise tekrardan siyah bir kot pantolon vardı. Yemyeşil gözlerinin üstümde olduğunu hissetmek ister istemez yerimde nefes nefese kalmama neden oldu. Acaba sevgilisi var mıydı?"Şimdi biraz yaramazlık yapma vaktin geldi Ranacım." Anlamayan gözler ile Buseye döndüm. Eliyle arkamı gösterdi, arkamı döndüğümde koltuğun üstünde ki Azer'i gördüm. Sağında ve solunda birer kız oturuyordu ve kızlar bildiğin Azere yapışmış konumdaydılar."Hmm, bana git ve kıskanmış rolü yap mı diyorsun yani?" İddialı cevabım canım arkadaşımı gülümsetti ve başıyla beni onayladı."Ben kaçar!" diyerek Busenin yanından geçerek masanın üstünden bir shot tekilla içip Azere doğru ilerledim.Kuzey de Azerin yanındaydı, Kuzey beni görünce Azeri dürterek konuştu. "Yaramaz kız da aramıza gelmiş bakıyorum." Yamuk yamuk konuşuyordu, kafası cidden güzeldi. Elini omzuma atıp Azer'e döndü. "Biz eğlensek mi Ranayla bu gece ha?" diye sordu şerefsiz herif. Bana yürüyordu, avucunu yalardı.Elini omzumdan çekerek Kuzeye dönüp yüzüne doğru orta parmağımı çıkardım, "Çık odana uyu, rüyanda görürsün belki." yalandan gülümseyerek ona baktım.Azer kahkaha atarken konuştu, "Cidden hoşuma gidiyorsun," dedi. Pardon? "Ama aynı zamanda sinirime de dokunuyorsun." Bende olayın nerde ne zaman patlak vereceğini düşünüyordum. Bizim kıskanmış rolü yapma planı yatar kızlar, kavga mod açılsın!"Arkadaşlarınla eğlenmek için beni kurban olarak seçmemeliydin, bu senin hatan." Konuşurken rahat davranmaya çalışıyordum, etrafta çok insan vardı bana bir şey yapacak halleri yoktu. Ki zaten rahattım."Sende benimle uğraştın, kabul et. Ve bu da senin hatan, peşini bırakmayacağımı bil." Ciddi görünüyordu."Ne demeye çalışıyorsun?" dediğini anlamamıştım. Sorgu dolu bakışlarımı Azerin üzerine diktim. Azer kızların arasından ayağa kalkıp karşımda dikildi. "Sen ciddiye almıyorsun galiba, ama okuldaki prestijim benim için çok önemli. Benimle uğraşma, yoksa seninle uğraşırım." Beni tehdit mi ediyordu bu lağam pisliği?"Ha bu ugraşmamış halin yani?" Elim hala sargıdaydı, kaldırıp ona gösterdim. "Kızları tuzağa düşürüp kahramanlık rolü oynayınca mı yükseliyor o prestijin senin söylesene." Ani çıkışımı beklemiyordu, şaşırdığını hissettim."Kusursuz planımın yanından bile geçemezsin, hadi şimdi canlı yayın açta belki takipçiniz biraz yükselir." Tuvalette ona Buseyle kurduğumuz tuzağa atıfta bulunarak laf sokmaya çalışmıştı haspam. Konuşamama fırsat vermeden söze girdi, "Çok beğendin, hoşlandın anlıyorum seni Ranacım kendini kötü hissetme." Ego yığını her ağzını açtıkça daha da sinirleniyordum. Bağırarak konuşuyordu, bizi çok kişinin duyduğuna emindim. Kuzey müziğin sesini de alçaltmıştı, köpek herif. Tam konuşacakken gözüm Azerin eline kaydı, gönmleğinin kolunu katlamıştı.Yılan dövmesi.Evet, yılan dövmesi vardı, bileğinin üstündeydi, ben bunu nasıl farkedememiştim. Tabii ya, beni tuvalete iten kişi de oydu. Dövme detayını ben tamamen unutmuştum, tekrar sinirlenmiştim."Benimle flört edip beni partiye çağıran sendin, seninle uğraşan yok. Okulun belalı çocuğu olmaya çalışman da çok komik duruyor haberin olsun. Aslında eziğin teki olduğunu kabul et." Allahım, yürek mi yedim ben. Haklıydım evet, ama uzatmamalıydım, Azer popülerdi istese okul hayatımı bana zehir bile ederdi biliyordum ayrıca aynı sınıftaydık. Şu an da sarhoştu, normalde bu kadar kaba konuşacağını sanmıyordum."Nerden geliyor bu cesaret kızım ya?" Kuzeyin gevşek sorusuna cevap vermedim."Azer, canım boşver bu aptal kaşarı gel odaya çıkalım." Azerin solunda ki kumral kızın konuşmasıyla ve de az önceki içtiğim tekilla shotun çarpmasıyla sinirlerim iyice gerildi. Kaşar derken? Hepsi beraber üstüme gelmeye çalışıyorlardı, korkup kaçacağımı sanıyorlardı galiba."Annendir kaşar!" Anneye küfür yok kuralımı yanlışlıkla çiğnerken sinirle kızın yüzüne bağırıp yanımda ki Kuzeyin elindeki içkiyi elinden alıp kızın üzerine döktüm. Bardağı geri Kuzeye verdim, oda memnuniyetle gülerek aldı.Kumral kız mal mal bağırırken Azer sonunda konuştu. "Partinin tadını çıkar, saçma salak işlerle uğraşıp milletin tadını kaçırma." Kumral kızın elinden tutarak merdivenlere doğru yönelen Azerin arkasından bakakaldık.Ben ve Kuzey.Yanımda ki Kuzey öküzü böğüre böğüre gülerken, nasıl olsa sarhoşluktan yarına unutur diyerekten ensesine bir şaplağı geçiştirdim. Salak daha çok gülmeye başlayınca onu bırakıp gergince Buseyi aramaya koyuldum.Nerdeydi bu kız diye düşünürken tuvalete gittim, makyajım bozulmamıştı umarım. Tuvalete girip işimi hallettikten sonra telefonumu nihayet elime alabilmiştim.Platoniğim: Sikerim ben bu Azer şerefsizini amaPlatoniğim tek bir mesaj atmıştı. Burada mıydı? Azer derken? Bizi konuşurken görmüş ve de duymuş olmalıydı. Hemen ayağa kalkıp merdivenlere yöneldim, Azeri bulursam Platoniğimde onun yanındadır belki diye düşünüp her odaya baktım.İkinci odanın kapısını açıp hızla içeri baktım. Bakmaz olaydım. "Tanrım!" diye bağıran Buse yatakta, Yağızın üstündeydi. İş üstünde arkadaşlarımı basmıştım. Acilen gözlerimi ve kapıyı kapatırken, "Böldüğüm için üzgünüm gençler!" diyerek odadan çıkmıştım. Beline kuvvet be Busecim!Dördüncü kapının önüne giderken kapıdan Savaş çıktı.Savaşta mı içerde bir kızlaydı? Beni görünce anlık panik olup etrafa baktı. "Azer'i gördün mü?" diye sordum umursamaz durmaya çalışarak, ama umrumdaydı! Kaşlarını çatıp cevap verdi. "Napıcaksın Azer'i Rana?" sorusu beni şaşırtmıştı."Seni neden ilgilendirsin? Soruma cevap verir misin?" Savaş kapıyı sıkıca tutuyodu, açılmasını istemiyordu sanki. "Aşağıda mutfakta." dedi hızlıca.Ben tam kafamı sallayıp gidecekken kapı aniden açıldı. "Orospu çocuğu!" Azer kapıyı açıp önünde konuşurken dağılmış haldeydi. Kaşı patlamıştı ve burnu kanıyordu. Dayak yemişti. Ve ayrıca mutfakta da değildi. Savaşa doğru atılacakken araya girip Azerin kolundan tuttum. "Yüzünün bu hali ne?" diye sorarken Savaş konuştu. "Sana yaptıklarından sonra hala onu merak mı ediyorsun?" Sinirliydi, haklıydı.Ama merak etmiyordum, yani ediyordum ama Azer'i değil.. Platoniğimin Savaş olup olmadığını merak ediyordum. Çünkü bu olayın başka bir açıklaması olamazdı.Savaşa uzunca baktım. Azer o sırada odanın içinde aynanın karşısında kendine, kanlı haline bakıyordu. "Anladım ben seni Savaş." dedim. Hafifçe gülümseyerek arkamı dönüp aşağıya indim.  Anlamıştım, oydu. anladığımı o da anlamıştı.Evin dış kapısını çekip dışarı çıktım. Arkamdan kimse gelmemişti, gelmesini beklemiş miydim? Evet. Belkide cesareti yoktu. Yada Azerle ikinci kavgasınıda ediyor olabilirdi.Eve gidecektim, telefondan Buseye kısa bi mesaj çekip haber verdim. Aklının bende kalmasını ve onların eğlencesini bölmek istemiyordum. Tam babama beni alması için mesaj atıcakken önümden yüksek bir korna sesi geldi, "Birileri de benim gibi partiden sıkılmış anlaşılan, atla çirkef şey! Hatay döner gömmeye gidiyoruz." Koray ve Alperen. Sınıfımın en eğlenceli ve en deli kişileri. Kocaman gülümseyerek arabanın arka koltuğuna bindim."Hatay dürüm tüm dertlerimi çözecek, ciddiyim." Söylediğim şeye Alperen cevap verdi, "Anladık onu, şov yaptın yine bugün." Alperen ve Koray kuzendi. Alperen kuzenine göre daha insancıldı."Seni Ankaranın en gözde mekanına götürüyoruz!" Koray bağırınca gözlerimi kısarak onunla beraber bağırdım.Radyoda türkçe pop çalıyordu, dışrısı katanlıktı ve şoför koltuğunda ki Alperen lüks arabasının üstünü açmıştı, esiyordu ve yukarı bakınca yıldızları görebiliyordum.Kafamdaki sessizlikten onlar sayesinde biraz uzaklaşabilmiştim.Acaba pazartesi günü okulda neler olacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.