🌬
RENA
Vazgeçmiştim. Hovan olacaklardan daha önemli değildi. O benimdi. Benim. Yalnızca bana aitti. Hovan geldiğinde onunla bir geleceğimiz olması konusunu konuşacaktım.
Geçmişte takılı kalamazdım.
Hovan ben ve bir bebek. Belki birkaç tane. Evrenleri dolaşacaktık. Normal olacaktık. Tüm her şeyi geride bırakarak yeni bir yaşam kuracaktık. Bu Hovan'la çok basit olacaktı.
Dediklerime ne cevap vereceğini bilmediğimden olsa gerek çok heyecanlıydım. Kimse anlamamıştı beni. Hepsi bana askeri gibi bakmıştı. Bir süre sonra bende onlara öyle bakmıştım.
Buraya ait değildim. Hovan'a aittim. Onun cümlelerinin bazılarını okuyabiliyordum. Bunu sadece ruh eşleri yapabiliyordu. O benim ruh eşimdi.
Bahçemdeki çiçekleri birlikte toplayacaktık. Hovan nasıl ölmeden elementi başkasına aktarabildiğimizi bana anlatırsa Katherine'yi gördüğüm yerde elementlerimi ona devredecektim. O isterse savaşa devam edebilirdi. Biz çok uzaklarda olacaktık.
Belkide bir köye yerleşirdik. Hayaller beni çok mutlu ediyordu. Hala onu reddettiğim için olsa gerek göğüsüm çok ağrıyordu.
"Bu seni son görüşüm mü Yani kızım?" Dedkleriyle Judas'a döndüm onun sinsi sinsi yanıma yaklaşmasına artık almışmışım. Dediklerini algılayınca şaşkınlıkla ona döndüm. Kızım. Ben onu kızıydım.
Gözlerimden istemsizce iki yaş düştü. Onu kendime çekerek sarıldım. Kollarımı sıkıca boynuna doladım. "Sanırım baba. Sen ve annem göreve devam edebilirsiniz diye size bırakacağım.
Ateş Krallığını değil, Galaksi Krallığını yöneteceklerdi. Galaksi Krallığı mı? Bunu sevdim. Biliyorum, bende öyle.
Beni ittirerek duygulandığını belli etmeme çabaları içerisine girdi. "Hovan'la yaşamak, onunla yaşlanmak, onunla çocuklara sahip olmak, onunla nefes alanı istiyorum."
Artık her günüm dert olmayacaktı. Asker olmayacaktım. Askerlerim olmayacaktı. Tüm hikaye Hovan'la güzeldi.
"Sana söylemiştim ondan uzak durmanı." Birazdan ilk tur başlayacaktı. Ve Hovan hala ortalıkta yoktu. İstemsizce endişelenmeye başlamıştım. Dediklerimin ona ağır geldiğinin farkındaydım.
"Babamın sözünü dinlemeliydim belkide ama ben onun sayesinde yaşadığımı hissetmeye başladım. Herkes bir amaç için doğar. Benim amacım her ne kadar lanetli olan olsamda galaksi elementini açmak değil, benim amacım; Hovan'ın olmak."
"Kendi yokunu bulmanı taktir ediyorum. Fakat ona hiçbir zaman kendini tam olarak açamayacaksın. O seni hiçbir zaman tercih etmez."
Judas'ın dedikleri doğruydu. Hovan beni seçmezdi o yüzden aramızda hep bir sır olacaktı. Çocuğumuza belki hikayeyi anlatırdım tüm gerçekliğiyle onun bizim hikayemizi seveceğine emindim.
Ne kadar beni Krallığına tercih etmiş olsada aklında hep krallığı kalacaktı. Bu aşikardı. Hovan Krallığını bir tercih olarak görmüyordu.
"Haklısın, belki daha sonra fakat şu anda olmaz olaylar henüz çok taze. Bu arada annemi gördüm mü baba?"
Başını olumsuzca salladı. Hala onlara anne ve baba demek garip geliyordu. Katherine bulduğum anda onları bir daha göremeyecektim. Belki Toprak Ana'ya bunu sormalıydım, o kadarını bilmiyordum.
Bildiğim tek şey Hovan'ı seçtiğimdi.
🌬