Taehyung
⸻ Yağmurun şehre nasıl bir sessizlik getirdiğini hep merak etmişimdir. Sanki her şeyin üzerini ince bir perde gibi kaplar, insanları daha hızlı yürütür, yolları daha kaygan ama aynı zamanda daha dingin hale getirir. O gün de tam olarak böyleydi. Sonbaharın ortasındaydık. Durağın köşesinde, elimde şemsiyemle otobüs bekliyordum. Etrafımdaki kalabalık tanıdıktı ama yabancıydı; herkes kendi telaşında, herkes kendi yoluna bakıyordu. Şemsiye tıkırtıları, araç sesleri, su birikintilerine basan adımlar… Tüm bunların arasında kendimi yalnız hissetmiyordum, daha çok izleyen birinin sessizliği vardı üzerimde. Ve tam o anda, kalabalığın arasından gözüm birine takıldı. İlk fark ettiğim şey saçlarıydı. Kızıl bir tonu vardı, yağmur damlalarıyla koyulaşmış, parıldar gibi olmuştu. Kalabalık içinden yürürken bu saç rengi gözüme çarpan ilk ayrıntıydı. Sonra yüzüne baktım. İri kahverengi gözleri vardı. Hemen bakıp geçilecek cinsten değildi; sanki bir saniyeliğine bile olsa insanın dikkatini üzerine çekiyordu. Siyah bir takım elbise giymişti. Bu detay da garip şekilde gözüme çarptı çünkü yağmurlu bir günde, şemsiyelerin altında, çoğu kişi spor ya da günlük kıyafetlerle dolaşırken, o farklı bir görüntü sergiliyordu. Yanında yine iri yapılı başka bir adam vardı, belki arkadaşıydı, belki sınıf arkadaşı. Ama onların yan yana yürüyüşü, acele etmeyen ama belli bir ağırlık taşıyan bir yürüyüştü. Ben lise son sınıf öğrencisiydim. Henüz önümde koca bir sınav yılı vardı. Üniversite tercihlerim, gelecek planlarım, ailemin beklentileri… hepsi aynı anda kafamın içinde dönüp duruyordu. O yaşta insanın zihni, bir yandan çok şey isterken bir yandan hiçbir şeye yetmeyecekmiş gibi hissettirir. Tam da öyle bir dönemden geçiyordum. O ise farklıydı. Daha sonra üniversitenin son sınıfında olduğunu öğrendim. Ama zaten o ilk bakışta bile anlaşılabilecek bir şeydi. Onun yaşadığı hayatla benimki arasında küçük ama önemli bir mesafe vardı. Otobüs durağa yanaşmadan önce, göz göze geldik. Saniyelik bir bakıştı, belki ondan da kısa. Ama insanın aklında kalıyor böyle şeyler. İçimde büyük bir şey uyanmadı, sadece kısa bir merak, küçük bir etkilenme oldu. “Kim acaba?” diye düşündüm, sonra kendime kızdım. Ne önemi vardı ki? Kalabalığın içinde, yağmurun altında yürüyen yüzlerce insandan sadece biriydi. Ama işte bazıları bir şekilde akılda kalıyor. Otobüs yaklaşırken kalabalık hareketlendi. İnsanlar öne doğru yığıldı. Ben biraz geride kaldım. Tam o sırada, yanımda bir gölge hissettim. Başımı hafifçe çevirdiğimde onun da durağa geldiğini fark ettim. Elinde şemsiye vardı, benimkine benzer koyu renkli bir şemsiye. Çok yakın durmuyordu ama yağmurun açısını hesap edince, farkında olmadan bana da yer açmıştı. Öyle büyük bir hareket değildi. Belki de tamamen tesadüftü. Ama şemsiyesinin altından bana da azıcık yer bırakması, farkında olmadan yapılan küçük bir iyilik gibi geldi. Benim elimde zaten şemsiye vardı, yani ona ihtiyacım yoktu. Ama yine de, o farkında olmadan o küçük hareketi yapınca, göz ucuyla ona baktım. Hiç farkında değilmiş gibi önüne bakıyordu. Kendi kendime, şemsiyemi kapatıp onun sağladığı yere sığınsam mı diye düşündüm. Ama yapmadım. Yine de bu küçük ayrıntı, beklemediğim kadar aklımda kaldı. Otobüs kapıları açıldığında kalabalık birbirini ite kaka içeri doluştu. Ben biraz daha beklemeyi seçtim. O da acele etmedi. Yanındakiyle bir şeyler konuştu, sonra gülümseyerek başını salladı. O an fark ettim, yüzünde sert bir ifade yoktu aslında. Sadece duruşu ağırbaşlıydı. Biz hiç konuşmadık. Ne merhaba dedik, ne göz göze ikinci kez geldik. Sadece aynı durakta, aynı yağmurun altında birkaç dakika geçirdik. Ama bana garip bir huzur verdi bu an. Çünkü bazen insan, hiç tanımadığı birinin varlığından bile etkileniyor. Büyük bir şey değil, aşk değil, tutku değil. Sadece küçük bir merak, küçük bir izlenim. Eve dönerken düşündüm. Belki hayat, bu küçük tesadüflerin toplamıydı. Bir gün otobüs durağında, hiç tanımadığın biri şemsiyesini sana doğru kaydırır. Sen fark edersin, o farkında bile olmaz. Ama senin zihninde bu küçük sahne kalır. Yıllar sonra bile hatırlayabilirsin. Benim için de o gün böyleydi. Küçük, sıradan, ama aklımda kalan bir karşılaşma. Belki bir daha hiç görmeyeceğim bir yabancıydı. Ama o yağmurlu günde, durağın altında yaşanan bu küçük an, bana uzun süre eşlik etti.