O gün yine hergün olduğu gibi alarmın çalmasıyla sabahın 6'sında okula gitmek için uyandım
Aslında her sabah aynı şeyleri yapardım okula gitmeden 2 saat önce uyanıp yüzümü yıkar
Sonra yarım saat kitap okur tabii sözde yarım saat dedim ama hep kitap okuma sürem sabahları
En az 1 saati bulurdu kitabı okuduktan sonra kahvaltı yapıp üstümü giydim tam çantamı alıp çıkıcakken annem seslendi; "kızım içimde kötü bir his bugün okula gitmesen mi? " tabii ki onu dinlemedim her zaman yaptığım gibi her zaman söylerdi böyle şeyler ama ben böyel şeylere inanmayan biri olduğum için annemi umursadan evden çıktım.
Otobüs durağı ile ev arasında yarım saatlik bir yol vardı.Ben yine her zaman yaptığım gibi
kulaklığımı takıp en sevdiğim şarkım olan "I wanna ve yours" açtıktan sonra yavaş adımlarla yürümeye başladım.Hep yalnız takılan bir insan olduğum için hobilerim iki taneydi birincisi kitap okumak ikincisi de tabii ki müzik dinlemek ti müziğe dalmış yürürken otobüs durağına gelip otobüse bindim otobüsle okul arası mesafe 10 dakikalık bir zaman dilimiydi otobüse biner binmez oturacak yer aradım ama boş yer yoktu otobüste bayağı insan dolmuştu onun için önlerde bir yerde ayakta okula gitmeyi bekledim okula'a vardık otobüsten inip okula baktım gerçekten nefret ediyordum bu okuldan bu okulda okumaya başladığımdan beridir başıma gelmeyen kalmadı zaten.
Hemen okul'a girdim ama her zamanki gibi geç kalmıştım hemen sınıfıma girip hocadan geç kaldığım için özür diledikten sonra arka sıralarda ki yerime oturdum ders matemakti ama benim umurumda değildi çünkü ben kesinlikle hiçbir dersi dinlemeyen tembel bir öğrenciydim çünkü ders dinlemekten daha zevkli olan okuma kitabımı okuyordum derslerde bu konuda hocalar dan ne kadar azar yiyersem yiyeyim yine de vazgeçmediğim asla vazgeçmeyeceğim bir hobimdi.
Son zil çaldı ve dersin bitmesine sayılı dakikalar kalmıştı tam o an kapı tıklatıldı ve içeri 10 tane siyah takım elbiseli adamlar girdi herkes onların ne yapacağına bakarken birden bire hepsi silahları üzerimize tutup ellerimizi kaldırmamızı istedi biz ise korkudan ne yapacağımızı bilmediğimiz için hemen ellerimizi yukarı doğru kaldırdık.
İçlerinden biri önemli bir açıklamada bulunacağını söyledikten sonra öne atıldı ve konuşmaya başladı.


