Oturduğu banktan bana gülümseyerek el sallıyordu.Daha hızlı yürüdüm fakat bi süre sonra ensemde bir nefes hissettim ve kafamın yanından omzuma kafasını koyu bir kolunu da diğer omzuma attı.
"Yine karşılaştık güzellik.Nereye gidiyorsun?"
"Evet ve eve gidiyorum noldu kimi bekliyorsun sapığım mısın beni takip ediyorsun?"
"Bu taraflarda yaşadığımı söyledim diye hatırlıyorum"
"Ben bu kadar yakınımda oturduğunu bilmiyordum"
"Artık biliyorsun.Saat dokuz değil mi yarın yola erken çıkıca erken yat"
"İnadına 5'de uyuyup 6'da uyanıcam"
"Sen bilirsin güzellik ama inadın zamanı değil geç oldu evine bırakiyim mi?"
"Gerek yok"
"O zaman eve gidene kadar izliyim sabah evine gelirim uyanman için ona göre"
"Hiç uğraşamam isenle izlersen izle hatta no.8"
"Görüşürüz güzellik"
"Sİnir bozucusun"
"Teşekkürler"
Bu sokakta oturması,çok saçma nasıl denk geliyor böylesi.Eve girer girmez uyumaya geçtim.Sabah uyandığımdaysa Ablam ve elsacığımın sesi geliyordu.Saçımı iki tarayıp düzeltmeye çalıştım ve kapıya koştum.
"Bende Arinle takım arkadaşıyım kendisi başkan olsada bende yardımcısı sayılırım"
"Sen çok takma Arin'i agresif ve umursamazdır biraz.Arsen'in yerine geçtiğinden sana yakın davranmazsa şaşırma"
"Ablaa sen bu sapıkla ne konuşuyorsun?"
kulağıma eğilerek "Sapık biraz ayıp oldu güzelim" dedi fısıldayarak.
"Geç içeri bir sen Arin yemek ye şu çocuğuda tersleme"
"Abla havuzda yiycez"
"Yıldız ablacım isterseniz ben burda bekliyim Arin hazırlanınca çıkarız"
"Olur mu öyle Arin'in odasında bekle çok toplu değildir ama koltuğuna otur"
"Ayıp olmaz mı?"
"Ne ayıbı Arin sadece kıyafetleri tuvalette değişir sonra gelir"
"Hayır abla yaa mahremiyet diye bi şey var"
"Arin terbiyesizlik yapma sert davranıyormuşsun biraz konuşursun orda"
"Off geç ELSA"
Ablam biz geçtikten sonra kahve ikram etti.Ve ben kıyafetleri toplarken başladı muhabbet kuşu.
"Güzelim trip çekme bana"
"Nerden güzelin oluyorum ben senin hem rahatsız etme otur oturduğun yerde telefonunla uğraş"
"Tarzın güzelmiş kıyafetler falandan anladım"
"Sağ ol"
Odadan çıkıp tuvalete girdim giyindim bi şekilde saçlarımı düzleştiriciyi çıkarıp sadece bozulan kısımları yaparak düzleştirdim.Odama döndüğümde çekmecemi açıp makyajımı hızlıca tamamlamaya çalışıyordum ki odamdan hızlıca çıksın bu elsa
"Makyaja ihtiyacın yok Arin senin doğal bi güzelliğin var yavrum"
Yavrum mu? Kimden çocuğunum ben senin? Kimlikte baba adı yerinde neden Kuzey yazıyor diyordum bende
"Konuşma için yoksa çok yapmam"
"Hızlı ol saat 08:30"
"Kes"
Susmak bilmiyor bu çocuk geçiricem bir tane.
"Hazırım hadi uyuz"
"Uyuz?"
"Sürekli sinir ediyorsun"
"Üzgünüm Arin Hanım tekrar etmem"
"Susaran mutlu etmiş olucaksın"
Yolda normal normal gidiyorduk benim kulağımda kulaklık müzik dinliyorum,onun elinde telefon bir şeyler yapıyor,Yavaş yavaş yürüyorduk çantalarla.
"Güzelim dalga geçiyorsun dimi"
"Ne?"
Telefonu kaldırıp yüzüme yaklaştırdı.Benim profil fotoğrafımı gördüm.
"Bu fotoğrafı bu kadar iyi çekemezler"
"Ne olmuş ki?"
"Havuzda yüzerken gün batımında ve üstten çekilmiş bir fotoğrafın var sence"
"Çektiler işte denk geldi o da"
"Emin miyiz onların çektiklerine?"
"Takımımı mı sorguladın sen?"
"Tamam özür dilerim kaptan"
Bir türlü susmuyor ve durup durup GüZeLiM diyor.Ağzına yapıştırıcam görcek.Bir süre daha yürüdük sonra yine başladı.
"Çantalarını alıyım mı?Çok kambur yürüyorsun."
"İstemez zaten zarganalıktan taşıamazsın"
Aslında benden uzun ve kalıplı ama kendininkiler varken benimkileride taşırsa ağır gelir diye vermiyorum.
"Görürsün zargana kimmiş?"
Kafamı sallayarak onayladım.Spor salonuna yaklaşınca Toprak kapıdan bize bağırıyordu