S1B1 : Okulca yapılan bir gezi ne kadar mahvolabilir? Aslında bunun için sınırsız şeçenek var.
Gelin görün ki bu hikaye akla pek de gelmeyecek türden. Çoğu genç macera düşkünü ve heyecan arayışındadır ama kimisi bunu bi hayat felsefesine dönüştürür.
Bir sınıf var ki (11/C) her öğrencisinin felsefesi bu. Okul içi bir etkinlik olarak 2 aylık bir kamp düzenlendi ve herkesi çok mutlu etti.
Merkeze biraz uzak ormanlık alanın hemen yanında bir yerde çadırlarda kurulduğunda kamp her yönden hazırdı. Öğretmen ve öğrencilerdeki mutluluk her yani sarmıştı.
Tabi şehir merkezine uzak olması yolu uzattığı için, biraz kamp alanına varmaları üzün sürmüştü. Uçakla gidecek halleri yok ya ? Bütün otobüs kamp alanına varana kadar, çantalarında ezilmiş kekler, sıcaktan kaynamış su lar ve niceleri ile idare etmişti.
Tabi buda karınlarının kurt gibi acıkmasına sebep oldu. Antalya sıcağı da etkisini son damlasına kadar gösteriyordu. Herkes sıcaktan ve açlıktan bayılmış gibiydi.
Yeliz hariç, çünkü o görevliydi. Gittikleri ormanlık alan hakkında araştırma yapıyordu. Ama sizin tahmininiz gibi bir araştırma değil. Yaşanan ya da uydurulan paranormal olayları. Yaşabilecekleri her heyecan damlası için daha da azimli araştırıyordu.
Bulması pek zor olmadı. Bu orman onlar için bulunmaz nimetti. Her sitede farklı olaylar vardı. Ağaçlar arasında dolanan siyah dumanımsı varlıklardan tutun, yapılan ritüellere kadar.
Yeliz neye inanıp neye inanmayacağı konusunda şaşırmıştı. Arkadaşlarını en çok hangisinin etkileyeceğini merak ediyordu. Sorduğu gibi herkesten tek ses bir cevap yükseldi, "DİLEK AĞACI!" Batın heyecanla anlatmaya başladı, "Kızım manyak mısın bu da soru mu tabii ki Dilek Ağacı.
Ritüel yapıp dilek dileyeceğiz daha ne olsun." "İyide burda en az 10 kişi gerekli diyor. Biz 4 kişiyiz hatırlatırım." İlk sorunları önlerine çıkmıştı: o kadar kişiyi nasıl toplayacaklardı ?