İçeriğe geç

Son Av

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Son Av

Bölüm 1

1:Acının gerçek yüzü

Yaz Arınç tarafından

Acı neydi? Nasıl tarif edilirdi?Kimse tam olarak bilmiyordu.

O güne kadar bende bilmiyordum.Kıyamet günü....bir çok kişi için dünyanın sonu demekti.Belki de yeni bir hayatın başlangıcıdır kim bilebilir ki?Ayna da boş gözlerle kendime baktım.Bu hale nasıl gelmiştim amacımı unutup ne zaman bu kadar zayıf düşmüştüm hatırlamıyordum bile.

Ah...sahi hangi amaçla ben buraya gelmiştim ki? Babam için miydi? Hayır kesinlikle hayır.Ne komiktir ki amacımın ne olduğunu çoktan unutmuştum.

2 Sene önce

R&C'ye kabul edilmem resmen tamtamına 3 ayımı almıştı.R&C tüm büyücü ve diğer varlıkların yeteneklerini geliştirmesi adına açılan bir okuldu.Benim gibi birini bırakın almalarını okulun önünden bile geçirmezlerdi.

Ama nasılsa dayım müdür ile anlaşıp beni bu okulun kabul etmesini sağlamıştı.Diğerleri gibi değildim burda ki amacım da intikamdı.Bu okuldakiler yüzünden babamı daha 8 yaşındayken kaybetmiştim.

Okula geldiğim de bana sorgularcasına bakan gözler oldukça rahatsız ediyordu.

Onlar gibi değildim.Ne bir büyücüydüm ne de iblis.Sıradan bir insandım.Bu yüzden kabul edilmem imkansızdı bu okula ama burdaydım işte.

Kimseyi umursamamaya çalışarak dolabımın önüne geçtim.

Yanıma benden oldukça kısa esmere yakın bir tene sahip çekik gözlü siyah saçlı;kız olsam bile inkar edemeyeceğim bir çekiciliğe sahip bir kız gelmişti.Bana nazikçe gülümsedi"Sanırım yeni gelen öğrenci sensin ben Olivia"

"İsmin nedir?"

"Yaz"demiştim kısaca.Olivia beklemediğim bir tepkiyle elimi tuttu"Seninle şimdiden çok iyi anlaşacağımızı hissediyorum"Beni dışlamadığına göre belki o da benim gibi insandır diye düşündüm.

"Gel okulu gezdireyim seni Yaz, eminim çok seveceksin"

"Ders başlayacaktı ama... ayrıca kaldığım odayı seçmem gerek."

"Bugün dersimiz biraz geç başlayacaktı, bay Kim geç geleceğini söylemişti"

"Hem odanı seçmene gerek yok benim ve diğer 3 arkadaşım ile kalabilirsin."

"Diğer 3 arkadaşın?" diyerek tek kaşımı kaldırdım.Umarım üçü de anlayışlı ve nazik kişilerdir diye geçirdim içimden.

"Helen,Nisan...Aw birini fazla söyledim afedersin."

"Sanırım matematik dersi alman lazım" dedim kendimi tutamayarak.

Olivia kısa bir kıkırdamayla"Matematik ile hiç bir zaman aram olmadı ders alsam da pek bir şey ifade etmez"demişti.

"Eğer istersen yardımcı olurum matematik dersi için."Daha kendim anlamıyordum bir de ders anlatmayı mi teklif etmiştim cidden.

"Çok iyi olur gerçi şuan konumuz bu değil hadi sana ilk odanı gösterelim."Koluma girdi ve beni okulun kızlar için olan yurduna doğru götürmeye başladı.Oraya doğru giderken bir yandan konuşuyor bir yandan da geçtiğimiz yerleri gösteriyordu.Nedense neşeli yapısı çok hoşuma gitmişti.Fakat bir yandan da sürekli konuşması başımı şişirmişti.Gerçi hiç konuşmamasından fazlasıyla iyiydi.Her zaman konuşan insanları sessizlere tercih etmişimdir.

Odaya geldiğimiz an Olivia anahtarını çıkarıp beyaz ve güller ile çevrili olan kapıyı açtı ve bana döndü"Şuan Helen ve Nisan meditasyon ile meşgullerdir o yüzden sessiz olmamız gerek."

"Ne için meditasyon yapıyorlar ki?"

"Manalarını güçlendirmek için zaman zaman yapmamız gerekiyor."

İç çekerek başımı anladım anlamında salladım.Anlaşılan sahiden okulda ki tek insan bendim.İçeri girdiğimiz an Olivia yatacağım yeri göstermişti.Benim için oldukça rahat ve sevimli duruyordu.Şuanlık her şey normal ilerliyordu.Şimdiden arkadaş edinmiş ve ortama az daha olsa alışmıştım.Tek yapacağım amacımı unutmamaktı.

Yılsonu balosunda babamı öldürdüğü gibi öldürecektim onu.Ah tabi önce o kişiyi bulmam gerekiyordu.Bu zamana kadar bildiğim tek şey burada öğretmenlik yapmış olduğuydu.

Onu bulmam basit değildi ama sezgilerime oldukça güveniyordum.Bir süredir çalıştığım planı yeniden gözden geçirdim.

Fakat izlendiğimi hissettiğim an planı yazdığım defteri hızla kapatıp yastığımın altına koymuştum.Arkamı döndüğüm anda sarı uzun saçlı,beyaz tenli ve koyu yeşil gözlerle şüphe duymuş bir ifadeyle bakan biri vardı.Sanırım bu Olivia'nın bahsettiği kızlardan biriydi.

"Sen kimsin?"diye sormuştu bana hala aynı şekilde bakarken.

Gergin bir şekilde gülümsedim"Ben Yaz,yeni oda arkadaşınız."

Gerginliğimi fark etmiş olsa gerek bakışları hemen yumuşamıştı.

"Olivia'nın bahsettiği kızsın sanırım...Ben Helen."

Yumuşaması ile rahatça nefes verdim.

"Odadayken benim kısmıma habersiz girmezsen sevinirim."Uyarmasına gerek yoktu istesem bile yapacağım son şey bile değildi.

"Merak etme kimsenin özel alanına geçecek biri değilim."

"Ben başta uyarayım da her neyse"Derin bir nefes verdi ve kısa bir tebbesüm ile"Memnun oldum Yaz iyi anlaşacağımızı düşünüyorum."

"Umarım anlaşırız Helen" diyerek gülümsedim.

Helen ile seslerimizi duymuş olacak ki benden daha uzun siyah saçlı beyaz tenli bir kız içeriye girmişti.Bu Nisan olmalıydı.

Nisan'a baktığımda uykulu uykulu bize baktı.

"Ne konuşuyorsunuz ve...sen kimsin?"

"Bu soruyu senden önce sormuştum."

"Ben Yaz, okula yeni geldim"

"Bende Nisan.."diyerek Helen'e döndü"Derse geç kalacağız Olivia yine nereye kayboldu?"

"O bizden önce sınıfa gitmiştir."#Helen

"Bu kız niye bizi beklemiyor ya?" diyerek söylenerek saçını düzeltti.

Helen ona göz devirdi ve gerekli olan eşyalarını alıp önden çıktı.Nisan da onun arkasından gitmişti mecburen bende onlarla birlikte sınıfa doğru ilerlemiştim.Etrafı incelerken kızlara yetişmeye çalıştım"şimdi ki ders ne? Ve hangi hocayla?"

"Şimdi ki ders büyü tarihi ve Bayan Blue ile"dedi ve Nisan onun yerine söze devam etti.

"Fazla aksi bir hocadır, dersinde sesli bir şekilde nefes alınmasından bile rahatsızdır."

"Of.. yandık desenize, ben de uyumayı düşünüyordum oysa."

"Bu okulda uyuman demek diğer öğrencilerden bir adım geriye gitmen demektir ve bu müdürenin hoşuna gitmez."

"Burası da amma katı." diyerek dudağımı büzdüm.

Nisan omuz silkti"En azından Lord ile karşılaşmadın"Bunu dediği an Helen kaşlarını çatıp ona susması adına bakmıştı.

"Lord kim? Nasıl biri?" diyerek merakla onlara baktım.Daha önce bu kişiyi hiç duymamıştım.

Bu şekilde belki katile ulaşabilirdim belki de.

"Lord'u bilmesen daha iyi olacak."

"Neden ki? Bu okulda yeniyim diye mi söylemiyorsunuz?" diyerek anında kaşlarımı çattım.

Helen"Hayır burda konuşulması yasak."dedi net bir sesle.

"Oh anladım... " diyerek etrafa göz gezdirdim.

Acaba o lorda yaklaşıp öğretmeni öğrenebilir miydim? Ya da hiç yakınlaşmadan öğretmeni bulabilir miydim?

Ne diyorum ben... düşündüğüm seçenek oldukça saçma ve mide bulandırıcı gelmişti.Dediğim yoldan vazgeçmeyecektim.

Dalgın dalgın sınıfa vardığımda yerime oturup başımı sıraya gömdüm.

Gözlerim istem dışı kapanmıştı.Gözlerimi açtığım an karanlık bir yerdeydim. karşımda yüzü belli olmayan biri vardı...

#Bölüm Sonu#

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.