Ben 3 yada 4 yaşındayken annem beni kapının önüne koymuştu. Çok ağlamıştım ondan kapının önüne koymuştu. Annem o gün bana ilk defa "Senden nefret ediyorum, senin gibi bir kızdan ne bok olur ki, sen niye doğdun." demişti. Ve ben o gün delilerce ağlamıştım sonra annem ağlamama dayanamayarak beni kapının önüne koymuştu. Abim ve ablam da evdeydi onlar bile baka kalmıştı. Annem o gün içmişti ve bana böyle davranmıştı. Abim ve ablamı uyarıyodu "Sakın Lorin'e yemek yada su vermiyceksiniz ve Lorin'i bu eve almıycaksınız eğer bunları görürsem sonunuz Lorin gibi olur" demişti. Ben bunları duyduğumda daha çok ağlamaya başlamıştım. Annem bir ara markete gitmişti. Ablam 7 abimde 9 yaşındaydı. Ablam bana su ve bir kuru ekmekle peynir getirmişti. "Bunları ye tamam mı Lorin annemin söylediklerine bakma sakın annem seni sevmese de abimle ben seni seviyorum bunu hayatın boyunca unutma tamam mı?" demişti. "Tamam abyl bende sizi seviyorum ama annem niye beni sevmiyor ki?" diye sorduğumu hatırlıyorum ablam ise bana "Bilmiyorum Lorin'im hadi ye sen çabuk annem birazdan gelicek" dedi. "Tamam abla yiyorum ama ben burda çok üşüyorum" dedim. "Biliyorum ablacım biliyorum o yüzden sana kıyafet getirdim annem görmesin diye mont getiremedim yoksa kızabilir o yüzden kıyafetinin altına bunu giydiricem gel bakalım" dedi ve ablam giydirmişti sonra içeri girdi abimde bizi camdan izliyordu gözlerinde o acı bakışı görebiliyodum ama elinden ne gelebilirdiki annem onlarıda kovamazdı. Annem marketten gelmişti saat baya geç olmuştu artık babam gelecekti ve geldi beni gördüğün de kucağına aldı ve içeriye girdik. Annemi görür görmez anneme bağırmaya başladı o gün hasta olmuştum biraz daha kalsaymışım hipotermi geçirebilirmişim. O gün annemle babam benim yüzümden ilk defa kavga etmişti babam anneme "Küçücük çocuğa ne yaptın niye kapının önündeydi" diye bağırıyodu elini alnıma koydu ve ateşim varmı yok mu ona baktı ve evet ateşim vardı bunu hissettiğinde anneme daha yüksek sesle bağırmaya başladı "Çık git bu evden ben sana çocuklarıma bakmanı söylüyorum sen ise el kadar bebeği kapının önüne koyuyosun çık hadi git nereye gidiyosan" demişti. Annem ağlaya ağlaya kapıya doğru yöneldi ve arkasını dönüp "Senin kadar kötü çocuğum olmasamaymış keşke" diyip evi terk etmişti. O gün babam benim başucumda sabahlamıştı. Ve o günden sonra annemi bidaha hiç görmedim. Sadece onun kızıl gür saçları, yeşil gözleri ve buğday tenli olarak hatırlıyorum. Babam bi kaç yıl sonra başka biriyle evlendi. Üvey annemin bir de erkek çocuğu var aynı okula gidiyoruz çocukla aynı yaştayız sınıflarımızda aynı benim her zaman yanımda duruyor ve iyi bir çocuk. Brandon üvey erkek kardeşim. Üvey annem ... bize gerçek annemizden daha iyi davranıyor. Üvey annemiz olabilir ama sanki annem gibi bir derdim olduğunda bana anlatabilirsin diyor. Oysa annem bana hiç dememişti.
***
Ah hayır bu o kızlardı yine o zorbacı kızlar. Layla, Clora, Cloi ve Olivia. Bahçeye geldiğimizde beni yere fırlatıp beni zorbalamaya başlamışlardı. "Bugün bakıyorumda tek tabancasın yanındakini göremiyorum" evet bugün okula Brandon gelmemişti öğleden sonra gelceğini söylemişti. Gözümden yaşlar akmaya başlamıştı. Bacaklarımı kendime doğru çektim ve kollarımı bacaklarıma sardım ağlıyordum. Zorbacı kızların başı Clora tam bana vuracakken eli havada kalmıştı. Biri beni mi koruyodu yoksa, baktığımda bu Adriandı zorbacı kızı itip benim yanıma geldi ve önüme oturdu bana sım sıkı sarıldı. Ben ise hala ağlıyordum. Adrian yüzümü kaldırarak "İyimisin fazla bişey yapmadılar dimi" diye sormuştu. Ben ise hala ağlıyordum ağlamaklı bir sesle "hayır fazla bişey yapmadılar annemin yaptıklarından sonra kızların bana yaptıkları az bile" dedim. Adrian tekrardan bana sarılmıştı. Bedenim onun bedeni arasında çok küçük kalmıştı. Bana hâla sarılırken "Merak etme annenin ve bu zorba kızların sana yaptıklarını beraber atlatıcağız" demişti. Annemin bana artık hiç bişey yapacağını bilmiyordu sanırım. "Merak etme annem bana artık hiç bişey yapamaz o artık burda değil ama zorba kızları bilmiyorum ve artık hep zorbalancağım sanırım" dedim.
"Annenin sana artık hiç bişey yapamıycağına sevindim ama zorba kızlardan bu kadar korkmana gerek yok.onların noktasını biliyorum" dedi. "Neymiş bu noktası kızların" diye sordum
"Onu sana şimdi söyleyemem ama senden bişey isteyebilirmiyim?" dedi. Bende "Tabii iste" dedim. "Biraz daha böyle kalabilirmiyiz yani işte sarılarak kalabilirmiyiz" bunu dedikten sonra bende ona sarıldım. Adrienın kokusu çok güzeldi. Ama bunu bişey böldü.