'Bir o kadar da
sert düşüyorum.'
☆
𓆝 𓆟 𓆞 𓆝 𓆟
"Biliyor musun? Seni tanıdığımdan bu yana hiçbir şey yolunda gitmiyor."
Yine olabilecek en masum ifadesiyle yüzüme baktı.
"Bana öyle bakma." Dedim kaşlarım çatılarak. Bakışlarımı ondan çekip önüme döndüm. "Bu fikrimi değiştirmeyecek. "
"Nasıl baktım ki?" Diye sordu. Bu sefer kaşları merakla havaya kalktı. Ses tonu sahtelikten uzaktı. Sahiden bilerek tatlı olmaya çalışmamış mıydı?
Birden bire adımlarımı durdurup ona döndüm. O da durup bir şeyler söylememi bekleyerek yüzüme bakmaya başladı.
"Sen ciddi misin?"
Çünkü böyle bir insan olamazdı. Tamam, şimdi zaten öyle biri yoktu ama sonuçta o da bir zamanlar yaşamıştı.
"Hangi konuda?"
Ağzım şaşkınlıkla aralandı. O, çocuk gibiydi ve kesinlikle rol yapmıyordu.
"Ciddi olamazsın."
Kaşlarını çatan taraf bu sefer o, oldu.
"Seni anlamıyorum. Neden böyle konuşup duruyorsun?"
"Söylesene Taehyung, hayattayken seni çok kandırdılar mı?" Diye sordum sorusunu duymazdan gelerek. Fazla iyi niyetli ve saf birisiydi.
Yürümeye devam ederken aynı zamanda yüzümde alaycı bir gülümsemeyle yanımda yürüyen Taehyung'u izliyordum. Tepkileri çok komikti.
Kaşlarını çatarak "Hayır, neden böyle şeyler söylüyorsun?"
Güldüm.
"Ayrıca kimsenin beni kandırma fırsatı bulacağı kadar yaşamadım ben." Dedi komik duran kızgın ifadesiyle.
"Öyle mi? Peki kaç yaşındaydın?"
Durup biraz düşünür gibi oldu.
"Yoksa kaç yaşında olduğunu da mı hatırlayamıyorsun?" Dedim şaşkınlıkla.
"Bekle lütfen, hatırlamaya çalışıyorum. "
Yüzünde sevimli duran bir ciddiyetle hafızasını yokluyor, hatırlamaya çalışıyordu. Bu sırada ikimiz de yolun kenarında, kaldırımda durmuş karşıya geçmek için yeşilin yanmasını bekliyorduk. Arabalar önümüzden geçip gittiğinde de bizim geçmemiz için durduklarında da Taehyung düşünmeye devam etti.
"Ben gidiyorum. Anlaşılan hatırlamıyorsun."
Gülümseyerek yüzüne baktığımda yüzü ifadesizdi. Ama gülümsememi kaybetmeden ona sırtımı döndüm ve yaya geçidinde yürümeye başladım. Beni bekleyen arabaların önünden yürürken aklıma gelen fikirle durup hâlâ kaldırımda duran Taehyung'a baktım.
"Eve gidince kimliğinden bakarız. Bu kadar çok düşünme!" Dedim yüksek sesle.
Ben yolun ortasında o ise ışıkların oradaydı. Ve gülümseyerek bana doğru yürüdü. O an sanki bu anı bir kere daha yaşamış gibi hissettim. Yolun ortasında, tam da yaya geçidinin beyaz çizgilerinden birinin üzerinde duruyordum. Hala yeşil yanıyordu. Sağ tarafımda bir sürü araba dizilmiş bekliyordu. Ben kıpırdamıyordum. Taehyung gülümseyerek ve kocaman adımlar atarak bana doğru yürüyordu. Yürürken kâkülü ikiye ayrılıyor ve alnı açıkta kalıyordu. Ve istemsizce gülümsüyordum. Sanki bu kısacık an, yalnızca trafik lambasının kırmızıdan sarıya dönmesi arasında geçen zaman bana saatler gibi gelmişti. O an arabalarında benim geçmemi bekleyen insanlar bana tuhafça bakmıştı. Ama umrumda değildi. Sonuçta hala onlar için yeşil ışık yanmamıştı ve ben Taehyung'u bekliyordum.
☆