Bazen kimi sesler duyuyorum. Çok derinden gelen ve kime ait olduğu bilinmeyen.
☆
𓆝 𓆟 𓆞 𓆝 𓆟
Bazı zamanlar olurdu ki o an sanki her şey biterdi. Değerli olan çoğu şey anlamını kaybederdi. Her şey son bulurdu ve ilerde yalnızca koca bir boşluk görünürdü.
Yolun sonunda beni bekleyen bu boşluk beni mahvediyordu. Bedenimde, ruhumda beni paramparça eden bir acı duyuyordum, acı çekiyordum. Başım çatlıyordu, midem bulanıyordu, her şey bende kusma isteği uyandırıyordu. Gözlerim sürekli doluyor, boşalıyor ve yeniden doluyordu.
Bir el kontrolsüzce titreyen elimi sıkıca tuttu. Hala acı çekiyordum, hala dayanılmaz geliyordu. Her şey üstüme yükleniyordu ve ben altında eziliyordum.
"Lütfen" dedi ağlamaklı bir ses. "Beni korkutuyorsun."
Sanki bu ses çok, çok uzaklardan geliyordu. Sanki kar yığının içine gömülmüştüm, kar taneleri üzerimi örtmeye devam ediyordu, kulaklarıma karlar dolmuştu. Üşüyordum, titriyordum ve bu ses bana ulaşamayacak kadar uzak geliyordu. Yoksa ölüyor muydum?
Terliyordum. Küçük ter damlalarının alnımdan şakaklarıma hareket edişini hissediyordum ve yine de üşüyordum. Sırtımdaki giysi üzerime yapışıyordu. Deli gibi soğuk terler döküyordum ve soğuktan titriyordum. Hiçbir sesi duyamıyordum, omuzlarımı tutan elleri hissediyordum ama kimseyi görmüyordum. Birtakım sesler duyuyordum ama anlam veremiyordum. Düşünemiyordum. Sanki sadece hasta bir bedenden ibarettim. Öylece yatıyordum ama içten içe mahvoluyordum.
"Taehyung. "
"Hmm?"
"Hiçbir şey." Dedim omuz silkerek.
Yine önüme döndüm. Taehyung da pek aldırmadı. Yan yana yolun kenarında hiç konuşmadan yürümeye devam ettik. O an ne düşünüyordum biliyor musun?
Keşke hep böyle kalabilseydik.
Yürüdük, okyanusa ulaştık, bu sefer okyanusa doğru yürüdük. Ayakkabılarım, çoraplarım ıslandı. Taehyung'un çoraplarında kahverengi, küçük ayıcıklar vardı. Dalgalar kayalara çarpıyor, su sıçrıyor, kuşlar uçuyor, insanlar konuşuyor, sırtımı döndüğüm şehirden bir sürü ses yükseliyor, rüzgar esiyor ve yanımda duran şu güneşi kısık gözlerle izleyen adamın saçları uçuşuyordu.
"Ne tuhaf değil mi? Doğduğumdan beri güneşe hiç bakmadım ve hiç bakmadan öleceğim."
İnatla güneşe bakmaya çalıştım fakat yenildim. Bakmaya çalıştığım her seferinde gözlerime beyaz bir ışık perdesi seriliyor, göz kapaklarım kendiliğinden kapanıyor ve bu uykumu getiriyordu.
Bir an sahiden uyuyacağım sandım. Ama uyumak istemiyordum. Anılarım bir rüya gibiydi ve ben uyanıkken bu rüyaları görmek istiyordum.
Elimi tutan yabancı el parmaklarını parmaklarıma doladı. Yanaklarımı sildi. Güçsüz sesi rüyalarımı böldü. Gözlerimi aralayıp görüşümü buğulandıran yaşların ardından bu yabancı yüze bakmaya çalıştım. Taehyung da okyanus da uykumu getiren güneş de kayboldu. Kaşlarımı çattım. Keşke sonsuza dek bana artık rüya gibi gelen bu anılarımın arasında yaşayabilseydim.
Yine sesler duyuyordum. Çok derinlerden gelen ve hiçbir zaman bana ulaşmayı beceremeyen.
☆